Avrupa'nın İran'a Yönelik Çifte Standartlı Siyasetlerinin Değişmesi Zarureti
https://parstoday.ir/tr/news/iran-i178182-avrupa'nın_İran'a_yönelik_Çifte_standartlı_siyasetlerinin_değişmesi_zarureti
İran İslam Cumhuriyeti İslami Şura Meclisi Konseyler ve içişleri komisyonu üyesi Seyyid Hamid Reza Kazemi Avrupalıların İran'a karşı çifte standartlı yaklaşımlar yerine iyi niyetli olmaları gerektiğini vurguladı.
(last modified 2024-12-09T04:22:16+00:00 )
Temmuz 20, 2021 03:32 Europe/Istanbul
  • Avrupa\'nın İran\'a Yönelik Çifte Standartlı Siyasetlerinin Değişmesi Zarureti
    Avrupa\'nın İran\'a Yönelik Çifte Standartlı Siyasetlerinin Değişmesi Zarureti

İran İslam Cumhuriyeti İslami Şura Meclisi Konseyler ve içişleri komisyonu üyesi Seyyid Hamid Reza Kazemi Avrupalıların İran'a karşı çifte standartlı yaklaşımlar yerine iyi niyetli olmaları gerektiğini vurguladı.

Millet Evi Haber Ajansının verdiği rapora göre  İran İslam Cumhuriyeti İslami Şura Meclisi Konseyler ve içişleri komisyonu üyesi  Seyyid Hamid Reza Kazemi   şöyle bir açıklamada bulundu: " Batılıların İran'a baskı uygulama yöntemlerinin içinin boşluğu ve işlevsizliği ortaya çıkmıştır. "

İran İslam Cumhuriyeti İslami Şura Meclisi Konseyler ve içişleri komisyonu üyesi  Seyyid Hamid Reza Kazemi sözlerine şunları da ekledi: "  Yeşil Kıta makamları ve sorumlularının  tavırları  yanlışların tekrarından ibarettir. Çünkü onlar son kırk küsur yılda  İran milletinin çıkarlarının temini peşinde olmadıklarını göstermişlerdir. " 

 İran İslam Cumhuriyeti İslami Şura Meclisi Konseyler ve içişleri komisyonu üyesi  şu açıklamada da bulundu:"   Gerçekte Batılılar  son yıllarda hep yanlış tavırlarda bulunmuşlardır. Ancak her daim  yenilmiş ve çıkmaza girmişlerdir. "

İran İslam Cumhuriyeti İslami Şura Meclisi Konseyler ve içişleri komisyonu üyesi  Seyyid Hamid Reza Kazemi'nin söylediğine göre  " Avrupa ve Amerika  farklı dönemlerde iyi polis kötü polis rolüne bürünmüş veya müzakereci ve arabuluculuğa soyunmuştur. Ancak bu yöntemin artık işlevsizliğinin görüldüğünü  ve dünya kamuoyu özellikle de İran milleti karşısında ellerinin açığa çıktığını söylemek gerek.  "dedi. 

11'inci dönem İran İslam Cumhuriyeti İslami Şura Meclisi milletvekilinin söylediğine göre " Avrupalılar  iyi niyet göstermedikleri sürece, İran milletinin çıkarlarını temin etmedikleri sürece bir sonuca varamayacaklarını bilmeliler." açıklamalarında bulundu. 

İran İslam Cumhuriyeti İslami Şura Meclisi Konseyler ve içişleri komisyonu üyesi  Seyyid Hamid Reza Kazemi şöyle bir hatırlatmada da bulundu: " Gerçekte aşırı talepler, ön koşulların koşulması ve gerçeklerin saptırımları  Batılıların İran İslam Cumhuriyeti ile karşılaşmada dış siyasetinin önemli bileşenlerinden sayılır.  Ancak bu tavırlar artık etkisi kalmamıştır kalmayacaktır. " 

Bu İranlı makamın açıklamalarına ilaveten  İran'ın dışişleri bakan yardımcısı ve BERCAM Nükleer Anlaşması görüşmelerindeki İran heyetinin başkanı Seyyid Abbas Irakçi, bu hususta paylaştığı Tweet'inde Viyana görüşmelerinin İran'da yeni bir hükümeti beklemesi gerektiğini bildirdi.

 Irakçi  twitterdan paylaştığı açıklamada, "Geçiş dönemindeyiz ve Tahran'da demokratik bir güç transferi gerçekleşiyor. Viyana görüşmelerinin İran'da yeni bir hükümeti beklemesi gerektiği açık" açıklamalarına da yer verdi.

Irakçi, ''Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere'nin bunu anlaması ve bu durumu insani bir durumla irtibatlandırması ve bundan dolayı da nükleer anlaşmanın yeniden ihyasıyla ilgili görüşmelerin bir süre daha yapılmaması gerekecek'' dedi.

Irakçi,  ''tutukluları,  siyasi amaçlar için rehin tutmak, mübadele ve anlaşmanın kaybedilmesine neden olacaktır” dedi.

İran dışişleri bakan yardımcısı, "ABD ve İngiltere anlaşma kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirirlerse yarın her taraftan 10 mahkum serbest bırakılabilir" dedi.

Böylece  İran İslam Cumhuriyeti'nin BERCAM nükleer anlaşması hususunda  iyi niyetli yaklaşımını geçen dönemlerde de gösterdiğini tüm sabotajlara ve Batılıların taahhütlerini yerine getirmemelerine rağmen  hala bu tür eylemler ve açıklamalar ile iyi niyetini korumaya çalıştığı aşikardır.  Ancak Batılıların bu fırsattan nasıl yararlanacağı, yoksa aynı geçmişteki hasmane tavırlarını devam ettirmek istedikleri hala belirsizdir.