Biden'ın İran'a Yönelik Maksimum Baskı Siyasetine devam etmesi
https://parstoday.ir/tr/news/iran-i179922-biden'ın_İran'a_yönelik_maksimum_baskı_siyasetine_devam_etmesi
Amerika dışişleri bakanı vekili Wendy Sherman Senato'daki bir toplantıda Amerikalı cumhuriyetçiler ve demokratların İran'a karşı ortak hedeflere sahip olduğunu belirtti.
(last modified 2026-02-27T01:18:51+00:00 )
Ağustos 07, 2021 01:04 Europe/Istanbul
  • Biden'ın İran'a Yönelik Maksimum Baskı Siyasetine devam etmesi

Amerika dışişleri bakanı vekili Wendy Sherman Senato'daki bir toplantıda Amerikalı cumhuriyetçiler ve demokratların İran'a karşı ortak hedeflere sahip olduğunu belirtti.

Wendy Sherman  Demokratlar ve Cumhuriyetçilerin  İran'a karşı tutumlarındaki ihtilaflara da değinerek, "Hedefler konusunda mutabakat içerisindeyiz. Ancak hedeflere ulaşma yolları konusunda ihtilaflar yaşıyoruz.  Sizin öne sürdüğünüz bazı meselelere karşıyım ancak Biden hükümetinin  İran'a karşı maksimum yaptırımları hayata geçirdiğini düşünüyorum." dedi. 
Sherman sözlerine şu şekilde devam etti: "Sürekli olarak bazı kurumlarla ilgili belgelerden hareketle daha fazla kurum ve kuruluşu yaptırımlara maruz bırakıyoruz." 
Bu üst düzey Amerikalı makamının İran'a karşı maksimum baskı kampanyasının devam etmesi hususundaki itirafı ve bunu maksimum yaptırım siyaseti adlandırması,  Biden hükümetinin şimdiye kadar örtbas etmeye çalıştığı bir süreci ortaya çıkarmaktadır.  
Biden hükümeti makamları özellikle de İran işleri özel temsilcisi Robert Malley son dönemde  Trump hükümetinin İran'a karşı maksimum siyasetinin  yenilgiye uğradığını ve başarısız kaldığını itiraf etmişlerdi.

 Buna rağmen Amerika dışişleri bakanı vekili olan Wendy Sherman  Amerika dışişlerinde özellikle de İran hususunda tam bilgiye sahip yetkili olarak  İran İslam cumhuriyetine yönelik maksimum baskı siyasetini itiraf etmesi, büyük bir önem taşımaktadır. 
Amerika başkanı Joe Biden Eylül 2020'de  Amerika başkanlık kampanyasında   Donald Trump'ın  BERCAM nükleer anlaşmasından çıkmak sureti ile hata yaptığını  ve Amerika milli çıkarları doğrultusunda hareket etmediğini böylece Amerika'yı tecride sürüklediğini belirtmişti.  

Buna rağmen Joe Biden hükümeti, başından itibaren  yani Ocak 2021'den beri  maksimum baskı siyasetini maksimum yaptırımlar şeklinde devam ettirdi. Ardından da  BERCAM nükleer anlaşmasına karşı hükümetinin hangi vaatlerini yerine getirmediğine değinmeden  Amerika'nın bu anlaşmaya geri dönüşünü Tahran'ın  adımlarına bağladı.
 Bu bağlamda  Tahran'da nükleer kısıtlamalarını arttırmasını ve  füze gücü ve bölgesel siyasetlerini de müzakerelere dahil etmesini istedi.  Biden İran'ın BERCAM nükleer anlaşmasına tam olarak dönmesi halinde  Washington'un da bu anlaşmaya geri döneceği vaadini verdi.  Aynı zamanda Biden hükümeti  BERCAM'a dönme müzakerelerinin özünde geçici anlaşmalar olacağını ve Amerika'da iktidara gelecek başkanın kararına bağlı olacağını belirtmiştir. 
Amerikalı siyasi analist Joseph Cirincion, başkan Biden'ın İran'a yönelik şimdiye dek başarısız olan maksimum baskı siyasetini devam ettirdiğini belirterek, "Biden izlediği yolu düzeltmediği müddetçe,  hayati önem taşıyan nükleer anlaşmasını kaybetme riski yaşayacaktır."  dedi.
 Biden hükümetinin mantık dışı yaklaşımı karşısında İran İslam Cumhuriyeti  "Amerika'nın tüm yaptırımları sözde değil pratikte kaldırması halinde ve bu hususta yapılan çalışmaların doğrulanması halinde BERCAM nükleer anlaşması taahhütlerine geri döneceğini belirtmiştir." 
Biden hükümeti  Amerika'nın diğer ülkelere karşı tepeden bakma ve tek taraflı yaklaşımı çerçevesinde  İran'dan Washington'un tüm istekleri ve şartlarına boyun eğmesini istemesine ilaveten yaptırımların kaldırılması alanında sırf şartlı ve sınırlı tavizler verebileceğini ve BERCAM nükleer anlaşmasında kalıp kalmayacağı garantisini bile veremeyeceğini belirtmiştir.  
Biden hükümeti bu hususta şüpheler uyandırırken aynı zamanda Trump hükümetinin hayata geçirdiği tek taraflı ve yasa dışı yaptırımları bile kaldırmaya yanaşmıyor. Bu yüzden  Biden hükümetinin yaklaşımının da aslında Trump hükümetinin zorba siyasetlerinin bir devamı olduğu söylenebilir. Bu durum artık kesinleşmiş bir gerçek haline gelmiştir./