İran’ın Yemen’e uygulanan zalimane yaptırımların kaldırılmasına vurgusu
İran Dışişleri Bakanı Başdanışmanı Ali Asgar Hâci ve BM Genel Sekreteri Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg, gerçekleştirdikleri telefon görüşmesinde Yemen'deki son gelişmeleri ele aldılar.
İran Dışişleri Bakanı'nın üst düzey danışmanı, Yemen halkının esef verici durumuna, savaş ve zalimane ekonomik kuşatma nedeniyle yaşanan çok zor duruma değinerek, savaşın durdurulması ve Yemen kuşatmasının kaldırılması için Birleşmiş Milletler ve uluslararası toplumun ciddi çaba göstermesi çağrısında bulundu.
Hâci, Yemen'deki baskıcı kuşatmanın kaldırılmasının Yemen krizine siyasi bir çözüm bulunması için bir başlangıç olacağını da sözlerine ekledi.
Stratejik konular uzmanı Emin Muhammed Hatit Arabistan’ın Yemen savaşında aldığı ağır yenilgiye işaretle şöyle yazdı:
“2015 yılında Suudi Arabistan hükümdarı Yemenlilere karşı "kararlılık fırtınası" başlığı ile bu yıkıcı savaşı başlattı. Arabistan bu savaşta hedeflerine ulaşmanın kolay ve kesin olduğunu, Yemen’in doğalgaz ve petrol servetinin Arabistan’ın eline geçmesi ve Bab el-Mendeb’e sulta kurmak ve Kızıl Denizi kontrol altına almanın sadece birkaç hafta zaman alacağını düşünüyordu. Arabistan’ın bu hırsı Amerika ve İngiltere’nin baskıları ile takviye edildi ve Suudiler kimsenin onların karşısında duramayacak kadar güçlendikleri kuruntusuna kapıldılar.”
Bu yanlış hesap ve kuruntulara binaen Yemen’e karşı yıkıcı ve saldırı savaşı devam etti. Fakat direniş akımı bu savaşın ne kadar uzanırsa bile Arabistan’ın kendi askeri hedefine ulaşamayacağını, katliam, yıkım ve kuşatmanın Yemen halkının iradesini yıkamayacağını gösterdi.
Yemen savaşı aslında Arabistan için yenilmiş ve çok masraflı bir savaştır ve zamanın ilerlemesi ise Suudi-Amerikan koalisyonun yararına değildir. Bu yüzden yaşanan çıkmazdan kurtuluş ise Arabistan tarafından alınacak mantıklı ve gerçekçi kararına bağlıdır. Siyasi gözlemciler ve bağımsız görüş sahiplerine göre bu çıkmazdan kurtulmak ise 3 stratejik karara bağlıdır:
Birincisi, savaşın durması ve Yemen’e saldırı ve kuşatmanın bitmesi
İkincisi, BM ile etkileşime girilmesi
Ve üçüncüsü ise, Yemenliler tarafından bu ülkenin siyasi kaderini belirleme ilkesine güven ve saygı oluşturmaya geri dönülmesi.
İran İslam cumhuriyeti dışişleri bakanı Hüseyin Emir Abullahian son günlerde Al Jazeera TV kanalına verdiği demeçte, Yemen durumunun çok endişe verici olduğuna işaretle şöyle konuştu:
“Yemen’e yönelik saldırı ve savaşın başlamasından yaklaşık 6 yıl geçiyor. Bu konu bize göre hem Yemen halkına karşı bir zulme sebep oluyor ve hem Müslüman bir ülke olan Arabistan’ın bölgede sermayesini bölge ve Müslüman ülkelerin gelişmesi ve kalkınması için harcamak yerine sırf bir savaşa harcadığı bir meseledir. Bu arada sadece Suudi Arabistan’a silah satanlar ve bölgede savaş başlatmak isteyenler kâr ediyorlar. Bu savaşın askeri kazananı olmayacaktır.”
Arabistan’ın Yemen’e 7 yıllık saldırısında yaşananlar sadece savaş suçu ve Yemen halkının topluca soykırımıdır. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin raporuna göre Yemen halkının yarısından fazlası kıtlık ve açlık tehlikesi ile karşı karşıyadır ve bu ülke dünya çapında en yoğun insani kriz ile karşı karşıyadır.
İran İslam cumhuriyeti bu zalimane savaşa karşı siyasi çözümü vurguluyor. İran bölgede etkin bir siyasi oyuncu bu bağlamda, sahip olduğu tüm diplomatik kapasiteleri ve ilişkilerini kullanacaktır./