Viyana müzakereleri, İran’ın meşru taleplerinin garantileme zarureti
İran’a karşı Amerika tarafından uygulanan illegal ve zalimane yaptırımların kaldırılması hedefi ile Viyana’da devam eden 8.tur müzakerelere paralel olarak İran İslam cumhuriyeti dışişleri bakanı Hüseyin Emir Abdullahian ile AB dış siyaset sorumlusu Josep Borrel ve İngiltere dış işleri bakanı Liz Truss arasında siyasi görüşmeler gerçekleşti.
Viyana müzakerelerinde İran’ın önerileri ve inisiyatifinin yanı sıra yapılan siyasi görüşmeler, İran’ın iyi bir anlaşmaya varmak için şeffaf tutumu ve dürüst yaklaşımını gösteriyor.
8. tur yoğun görüşmeleri İran dışişleri bakan yardımcısı ve baş müzakereci Ali Bagıri Keni’ni ve diğer heyet başkanları ile Viyana’nın Cuborg otelinde devam ederken, Salı akşamı İran baş müzakereci Bagıri Keni Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı başkanı Rafael Grossi ile de bir araya geldi.
Bu arada İran İslam cumhuriyeti dışişleri bakanı Hüseyin Emir Abdullahian da Salı günü AB dış siyaset sorumlusu Josep Borrel ile yaptığı telefon görüşmesinde baş müzakerecinin ciddi çabaları ve Viyana’da bulunan İran müzakereci heyetinin gerçekçi yaklaşımı ve önerilerine işaretle, “Her türlü teklifte İran İslam Cumhuriyeti'nin meşru hak ve taleplerinin dikkate alınması gerektiğini”n altını önemle çizdi..
Viyana’da bulunan İran’ın müzakereci heyetini oluşturan takımın üyeleri, İran’ın sürdürülebilir, güvenilir ve iyi bir anlaşmaya varmak için ciddiyetini oluşturuyor. İran Viyana’nın 8.turu müzakerelerinde şimdiye kadar garantilenebilen iyi bir anlaşmaya varmak için bir çok öneride bulunmuştur. Şimdi ise AB dış siyaset sorumlusu Josep Borrel’in Viyana müzakerelerinin hassas ve neredeyse son aşamasına yaklaştığını belirttiği bir ortamda şimdi top, batı tarafın sahasında.
Müzakereci tarafların bir çoğu Viyana müzakerelerini olumlu ve ileriye doğru değerlendirdikleri bu durumda bazı ülkelerin siyasi oyunlarından uzak, sürdürülebilir ve güvenilebilir bir anlaşmaya varmak için artık batı tarafı gerçek iradesini göstermesi zaruridir.
İran şimdiye kadar yapılan tüm müzakerelerde mümkün olduğu mertebe sonuca varmak için, kırmızı çizgilerini gözeterek ve ulusal çıkarları garanti ederek gerçek iradesini ve azimli olduğunu göstermiştir, şimdi ise Viyana’da nihayi sonuca ulaşılması ise batı tarafının esnekliği ve sorumluluk taşımasına bağlıdır.
İran’ın Bercam nükleer anlaşmasında kalması ve mantıklı ve gerçekçi tutumu ve inisiyatifi, ardından toplu sözleşmeye varmak için gerçekçi teklifler sunması, Viyana’daki 8.tur müzakereleri tüm tarafların siyasi kararlar almaları gereken kritik ve hassas bir döneme taşımıştır.
İran İslam cumhuriyeti defalarca da üzerinde vurgu yaparak belirttiği gibi, Viyana müzakerelerinde ulusal çıkarların garanti edildiği ve meşru taleplerinin dikkate alındığı tek ve nihai bir anlaşma metninde dikkate alınmasından öte bir şey izlemiyor. Aslında Amerika’nın 2018’de illegal ve yasadışı bir şekilde uluslararası Bercam nükleer anlaşmasından çekilmesi ve İran çıkarlarının kalıcı bir şekilde garanti edilmemesinden dolayı Tahran bu siyaseti izliyor.
İran ulusal güvenlik yüksek konseyi sekreteri Ali şemhani’nin de vurguladığı gibi, ''Amerika'nın kanıtlanmış olarak taahhütlerine bağlı kalmaması herhangi bir anlaşmaya yönelik en önemli tehdittir. Doğrulama, test etme ve garanti sağlamanın iyi bir anlaşmanın ayrılmaz bir parçasıdır.”
Yaptırımların kaldırılmasının doğrulanması, ekonomik çıkarların sağlanması ve garanti edilmesi, petrol ve diğer stratejik ürünlerin sorun oluşturulmadan ve rahatsız edilmesin satılabilmesi ve satıştan kazanılan dövizin ülkeye sorunsuz kazanılması, İran’ın en önemli meşru talepleridir. /