İran’da petrol sanayiinin millileştirilmesi
https://parstoday.ir/tr/news/iran-i202778-İran’da_petrol_sanayiinin_millileştirilmesi
Bugün hş 29 Esfand miladi takvime göre 20 Mart, İran’da bundan 72 yıl önce İran petrol sanayinin millileştirilmesi yıldönümüdür.
(last modified 2024-12-09T04:22:16+00:00 )
Mart 21, 2022 03:30 Europe/Istanbul
  • İran’da petrol sanayiinin millileştirilmesi

Bugün hş 29 Esfand miladi takvime göre 20 Mart, İran’da bundan 72 yıl önce İran petrol sanayinin millileştirilmesi yıldönümüdür.

20 mart 1951 tarihi, bu toprakların ulusal sermayesinin yabancıların sultasından kurtarmak için İran halkının tarihi siyasi, ve ekonomik mücadelesinde bir dönüm noktasıdır.
İran'ın Amerika, Venezuela ve Sovyetler Birliği'nden sonra Batı Asya'da en büyük ham petrol üreticisi olduğu bir dönemde; Dünyanın en büyük dördüncü ham petrol üretici durumundayken İngiltere İran’ın güneyindeki petrolü kullanma imtiyazına sahipti ve Rusya ile Amerika da İran petrolüne göz dikmiş durumdalardı, başka bir ifade ile İran petrolünü sömürmek için birbirleri ile rekabet halindelerdi. 
Dönemin yasal başbakanı Muhammed Musaddık hükümeti İran petrol sanayisinin millileştirilmeyi nisan 1951’de hükümetin öncelikli gündemine aldığında, İran’a karşı komplolar ve sabotajlar daha da yoğunlaştı. Amerika ve İngiltere’nin ağustos 1953’te Musaddık hükümetine karşı ortak darbesi ise bu komploların bir bölümüydü. 
Bu darbeden sonra; BP, Shell ve California ve Texas petrol şirketleri gibi bir çok petrol firması İran petrolünü yağmalama arenasına girdiler, böylece İran petrolünün sömürülmesi, millileştirme hareketinden sonra da devam etti.
Fakat İran İslam inkılabının 1979 yılında zafere kavuşması ile başta 1974 yılına konsorsiyumun uzatılması anlaması dahil tüm yabancı anlaşmalar feshedildi ve 5 mart 1979 tarihinden itibaren petrol arama, çıkarma, arıtma ve ihracat için tüm imtiyazlar uygulamada konsorsiyumdan alındı ve İran Milli Petrol Firması’na verildi. 
İslam inkılabının zaferi ile özellikle son on yılda, İslam inkılabı rehberinin direniş ekonomisini oluşturma zaruretini belirtmesi ile; ham petrol satışından uzaklaşma politikası, kalkınma planlarında öncelik haline geldi. İslam inkılabı zaferinden önce ülkede üretilen ham petrolün sadece yüzde 22’si rafine edile bilinirken bu oran günümüzde yüzde 45’e varmıştır ve bu da İslam inkılabı ardından ham petrol satışının azaldığını gösteriyor.
İran petrol endüstrisinde teçhizatın yerlileştirilmesi konusu her zaman bir endişesi olmuşken, İslam inkılabının 43. Yılında İran,  petrol, doğalgaz ve petrokimya endüstrisinin ihtiyaç duyduğu ekipman üretiminde %85 oranında kendi kendine yeter hale gelmiş bulunuyor. 
Düşmanların İran petrol endüstrisine yaptırım uygulamadaki amacı, İran ekonomisine darbe vurmak için petrol ihracatını kesmek ve gerekli ekipman ve malların ithalatını engelleyerek endüstriyi zayıflatmak ve ülkenin üretim kapasitesini azaltmaktı. Bu nedenle, büyük ölçüde özel parça ve ekipman tedarikine bağlı olan İran'ın petrol üretimi risk altına girdi. 
Böylece bir kez daha İranlı uzmanların gayreti, kabiliyetleri ve yetenekleri sayesinde petrol endüstrisinin ihtiyaç duyduğu üretim ekipmanları, parçaları ve malları konusu, üretim ve bilgi tabanlı şirketlerin hedeflerinin başında yer aldı. Onların çabalarıyla bugüne kadar bu mal ve teçhizatın yaklaşık %85'i yurt içinde yapılmış, geri kalanı ise yapım aşamasındadır.
65 petrol ve gaz sahasının keşfi, çıkarılabilir petrol ve kondensat rezervlerinin 160 milyar varile çıkarılması, petrol üretiminde artış, çıkarılabilir gazın 33 trilyon metreküpe kadar artması, doğalgaz üretiminin 8 katına çıkartılması, Güney Pars doğalgaz havzasının keşfedilmesi ve benzin üretiminde kendine yeter hale gelinmesi ise İslam ikılabının zaferi ardından gerçekleşen İran petrol sanayisindeki başarılarıdır.
İran'ın petrol ve doğalgaz endüstrisinin 2026 ufkuna ilişkin vizyonu 2003 yılında onaylandı ve açıklandı. Bu belgenin vizyonuna göre İran, 2026'da enerji alışverişinin (petrol ve gaz) merkezi olacak ve diğer ülkelerle, özellikle enerji üretim, iletim, hizmetler ve tüketim de dahil olmak üzere enerji alanındaki büyük oyuncularla etkin ve yapıcı uluslararası etkileşim içinde olacaktır./