Borel’in Tahran ziyareti
https://parstoday.ir/tr/news/iran-i211954-borel’in_tahran_ziyareti
İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, AB dış politika sorumlusu Josep Borrell'in Tahran'ı ziyaret edeceğini duyurmuştu.
(last modified 2024-12-09T04:22:16+00:00 )
Haziran 27, 2022 01:16 Europe/Istanbul
  • Borel’in Tahran ziyareti

İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, AB dış politika sorumlusu Josep Borrell'in Tahran'ı ziyaret edeceğini duyurmuştu.

İran dışişleri bakanlığı sözcüsü Said Hatibzade Cuma günü yaptığı açıklamada, AB dış politika sorumlusu Josep Borell’in dışişleri bakanı Hüseyin Emirabdullahian ve İslam cumhuriyeti diğer yetkilileri ile BERCAM nükleer anlaşma ve bölge ve uluslararası gelişmeleri görüşmek üzere Tahran’a geleceğini duyurdu.
AB dış politika şefi de, İran ziyaretini teyit ederek paylaştığı bir tweette, diplomasinin nükleer anlaşmanın tam olarak uygulanmasına geri dönmenin tek yolu olduğunu vurguladı. Borrell, "Viyana görüşmelerinin koordinatörü olarak İran dışişleri bakanı ve diğer ilgili İranlı yetkililerle görüşmek üzere Tahran'a gideceğim" dedi.
Borrell'in Tahran'a ziyareti hakkındaki tahminler, Emirabdullahian'ın Perşembe günü Tahran'da Rusya Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov ile yaptığı basın toplantısıyla başladı. Dışişleri bakanı söz konusu basın toplantısının bir bölümünde İran üst düzey müzakereci Ali Bakıri Keni’nin AB dış siyaset sorumlusu yardımcısı Enrique Mora ile sürekli yapılan görüşmelerine ve de kendisinin Josep Borell ile gerçekleştirdiği görüşmelere işaretle, BERCAM ile ilgili görüşmelerin yakında başlayacağını söyledi.
Viyana’da yaptırımların kaldırılması hakkındaki görüşmeler 27 Aralık 2021’de başladı ve 11 Mart 2022’de Borell’in önerisi üzerine bir teneffüs dönemine girerek müzakereciler istişarelerde bulunmak için başkentlerine geri döndüler. Fakat o tarihten itibaren müzakereler Amerika’nın karar almadaki ertelemeleri nedeni ile adeta çıkmaza sürüklenmiştir.
Aslında Viyana müzakereleri Joe Biden hükümetinin Trump’ın yenilgiye uğramış olan maksimum baskı siyasetlerini eleştirmelerine rağmen bu siyaseti değiştirmek istemediği ve yaptırımların etkin bir şekilde kaldırılmasını ve İran'a geçerli bir garanti sağlanmasını kabul etmemesi nedeni ile durdu, hal bu ki BERCAM’ı yeniden canlandırmak ve Amerika’nın bu anlaşmaya tekrar katılımının şartı, İran'ın çıkarlarını garanti altına almaktır.
İran İslam Cumhuriyeti'ne göre, kalıcı bir anlaşmaya varmayı kesinleştiren şey, yaptırımların etkin bir şekilde kaldırılması ve olası bir anlaşmada İran'ın çıkarlarının korunmasıdır.  Buna göre İran, müzakerelerin sonuçlandırılması için gerekli öneri ve girişimleri sağlamıştır.
İran dışişleri bakanı, geçen hafta Joseph Borrell ile telefon görüşmesinde müzakerelerin yeniden başlatılması ve devamına dayalı talebine karşılık olarak şöyle dedi: İran her zaman mantıklı ve sonuç dayalı müzakereyi olumlu karşılamıştır fakat kalıcı ve iyi bir anlaşmaya varmak için karşı tarafın ikili ve çelişkili davranışlarını bir kenara bırakması gerekir.
Batı'nın ikili ve çelişkili davranışının açık bir örneği, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Yönetim Kurulu'nda İran karşıtı kararların kabul edilmesinde Amerika ve Avrupa Troykasının son zamanlardaki yapıcı olmayan eyleminde görülebilir. Bu eylem, İran’ın tepkisi ile karşılaştı ve UAEA’na ait denetim ötesi 27 kamera kapatıldı. Amerika son aylarda da yine bazı İranlı kişi ve kuruma yaptırım kararı da aldı.
Şimdi Joseph Borrell'in Tahran ziyareti, müzakerelerin önündeki engellerin kaldırılmasına yardımcı olabilir fakat bu da nükleer anlaşmaya geri dönmek için Amerika’da gerekli iradenin olmasına bağlıdır. 
Cuma günü Enrique Mora, Joseph Borrell ve Amerika başmüzakereci  Rob Mali ile çalışma yemeğinin bir fotoğrafını paylaşarak, BERCAM anlaşmasını ihya etme müzakerelerin, görüşmenin ana gündemlerinden olduğunu söyledi. Mora ayrıca Robert Mali’den naklen “Amerika’nın BERCAM’a dönmeyi taahhüt ediyor” yazdı. 
Hiç şüphesiz eğer AB dış siyaset sorumlusu Tahran ziyaretinde Washington tarafından bir mesaj getirmiş olsa, İranlı yetkililer ile müzakerelerde Amerika’nın gerçekten BERCAM’a dönmeye ve İran'a ve nükleer anlaşmaya yönelik politikalarını değiştirmeye kararlı olduğu, yoksa Amerika’nın aşırı talepliği  ve siyasi karar alma iradesizliği ile müzakerelerin sonuçlandırılmasının önündeki en büyük engel olmaya devam edeceği belli olur./