İran’da 13. Hükümetin dış siyaseti, dengeli, dinamik, akılcı
İran İslam cumhuriyeti dışişleri bakanı, 13. Hükümetin dış siyasetinin denge, aktif diplomasi ve akıllı teamül üzerine olduğunu duyurdu.
Dışişleri bakanı Hüseyin Emirabdullahian dün akşam İran hükümetinin dış siyasetindeki temel önceliğin komşularla daha fazla işbirliği ve teamül üzerine olduğuna işaretle, “çağımızın yükselen bir fenomeni olan Asya’nın, bazıları komşularda olan birçok kapasiteye sahiptir.
İran'ın 13. hükümeti, 3 Ağustos 2021 tarihinde göreve başlamasından bu yana, dış politikada dengeye inandığını ve komşuları, Müslüman ve müttefik ülkelerle işbirliğinin geliştirilmesinin İran'ın dış politikasının önceliği olduğunu göstermiştir.
İran’ın 13. Hükümetinde dış siyasette dengeleme fikri, batı ve doğu güçleri ile ilişkilere ilgi gösterilip vurgu yaparken aynı zamanda dış ilişkilerde saf batıcılığı reddetmektedir.
İran cumhurbaşkanı Seyyid İbrahim Reisi daha önce İslami şura meclisinde düzenlenen yemin treninde çağımız dünyadaki değişikliklere işaretle, “halkların çıkarlarının sağlanmasının, yeni dünyayı anlama ve yeni ortaya çıkan güçlerle stratejik teamülde olma ve dengeli ve başarılı dış siyaset şartına bağlı olduğunu” vurguladı.
Bölgecilik siyaseti, doğuya bakış, ŞİÖ ve ECO gibi bölgesel ve bölge dışı kurumlar ve teşkilatlara katılmak, BRICS üyeleri ile ilişkileri geliştirmek, İran’ın 13. Hükümeti tarafından izlenen dengeli dış siyasetin en bariz örnekleridir.
İran 7 kara ve 8 kıyı komşusu var bu da İran’ın diplomasi, ekonomi ve kültürü için sayısız fırsatlar oluşturuyor. İran’ın kültürü bazı komşularında az çok hala varlığını sürdürüyor. Bu ülkelerle çeşitli ekonomi ve ticari alanlarda ilişkilerin kolaylığı ve de geniş kapasitelerin varlığı ise 13. Hükümetin komşulara çok taraflı ekonomi eğiliminde özel bir önem vermesine sebep olmuştur.
İran’ın 15 komşu ülkesi ile petrol dışı ticareti HŞ ilk 3 aylık döneminde 12 milyar 364 milyon dolara ulaştı, bu da geçen yıl aynı döneme göre yüzde 18’lik artış demektir.
13. hükümetin bir diğer ekonomi diploması yönelişi ise çin ve Rusya ile stratejik ortaklığını güçlendirmektir. Çin ile 25 yıllık işbirliği belgesinin kovuşturulması, hükümetin göreve başlamasından itibaren önemle takip ettiği alanlardan biridir ve 14 Ocak tarihinde dışişleri bakanı Hüseyin Emirabdullahian’ın Pekin ziyareti ile başladı. Çin’in tasarladığı transit kuşağı İran’dan geçiyor ve bu mesele de Pekin’in stratejik programlarının inkar edilemez konularından biridir.
İran İslam cumhuriyetinin Rusya ile stratejik ilişkileri, stratejik ortaklıklar doğrultusunda değerlendirilebilir. İran ve Rusya, Amerika’nın onlara karşı uyguladığı yaptırımlar, İran’ın nükleer anlaşması ve tek yanlılığa karşı olunması konularında aynı görüşü paylaşıyorlar, bu da ikili arasında ilişki yolunu daha da açıyor. İki ülke cumhurbaşkanları son 6 ayda 3 kez Moskova, Aşkabat ve Tahran’da bir araya gelmeleri, iki tarafın tüm siyasi, ekonomik ve güvenlik alanlarında ilişkileri güçlendirmedeki iradelerini gösteriyor.
13. hükümet Rusya ile petrol ve doğalgaz alanında işbirliklerini geliştirmeye ilaveten Rusya’dan 10 milyon ton yük cezbederek yıl sonuna kadar transitini yapmakla, ülke transit kapasitesini 20 milyon ton ve gelirini de 20 milyar dolara ulaştırmayı hedefliyor.
İran’da aktifleşmesi kararlaştırılan diğer bir koridoru ise Kazakistan-Türkmenistan-İran’dan Türkiye ve Avrupa’ya ulaşan koridordur. Doğu-batı koridoru olan bu koridor, Çin’den Avrupa’ya yük taşınması için çok önemlidir.
Hiç şüphesiz İran’da 13. Hükümetin dengeli ve aktif dış siyasi, giderek ekonomi, ticaret, siyasi, bankacılık ve transit alanlarında kendini göstermeye başlıyor. Uluslararası meseller uzmanı Seyyid Rıza Sadr el-Hüseyni’nin de belirttiği gibi 13. Hükümetin bu girişimleri döviz gelirleri sağlamasına ilaveten İran’ı bölgenin transit merkezi olarak gündeme getirdiğini, bunun ise ekonomi gücün arttırılması ile birlikte diplomatik dengenin sağlanmasını da etkiliyor./