Grossi’nin İran’ın askeri nükleer programının bulunmadığına dair açıklaması
https://parstoday.ir/tr/news/iran-i225226-grossi’nin_İran’ın_askeri_nükleer_programının_bulunmadığına_dair_açıklaması
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı-UAEA Genel Müdürü Rafael Grossi, İran’ın nükleer silah elde etme olasılığına ilişkin bir soru üzerine, İran'ın şimdiki düzeyde zenginleştirilmiş uranyum üretimiyle, yapmak istemesi halinde birden fazla (patlayıcı) aracı üretmek için yeterli materyal elde etmeyi başardığını ifade etti.
(last modified 2022-11-22T10:51:57+00:00 )
Kasım 22, 2022 13:51 Europe/Istanbul
  • Grossi’nin İran’ın askeri nükleer programının bulunmadığına dair açıklaması

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı-UAEA Genel Müdürü Rafael Grossi, İran’ın nükleer silah elde etme olasılığına ilişkin bir soru üzerine, İran'ın şimdiki düzeyde zenginleştirilmiş uranyum üretimiyle, yapmak istemesi halinde birden fazla (patlayıcı) aracı üretmek için yeterli materyal elde etmeyi başardığını ifade etti.

Grossi, CBS TV kanalına yaptığı açıklamada, bu sözlerinin hemen ardından, fakat hali hazırda İran’ın askeri nükleer programı olduğunu gösteren hiçbir bilgiye sahip olmadıklarını da ifade etti.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı-UAEA Genel Müdürü Rafael Grossi ayrıca, Ajans’ın İran’ın nükleer bir güç olduğunu itiraf etme zamanı geldiğini düşünmediğini sözlerine ekledi.
UAEA Genel Müdürü’nün İran’da askeri nükleer programın bulunmadığına dair itirafı, Batılıların Ajans üzerinden İran’a baskı yapma politikasını izlediği ve Grossi'nin de izlediği tutumun onların bu konuda daha motive olmalarını sağladığı bir ortamda gündeme geliyor. 
Bilindiği üzere ABD ve Almanya, Fransa ve İngiltere'den oluşan Avrupa Troykası’nın İran İslam Cumhuriyeti’ne yönelik suçlamaları ve azami baskı politikalarının devamında önerdikleri kararname taslağı, UAEA Yönetim Kurulu’nda son sıralarda onaylandı. Bu kararnamede İran’ın iddia edilen uranyum kalıntılarının bulunduğu yerler konusunda Ajans ile işbirliği yapması isteniyor.
Çin ve Rusya’nın karşı çıktığı kararnamede, İran’da ilan edilmeyen 3 yerde nükleer materyal kalıntılarının bulunduğuna dair sahte iddialar, karar taslağını hazırlayanlar tarafından tekrar edilerek, İran’dan UAEA ile işbirliği yapması istemişlerdir. Batılılar yıllardır, İran’da askeri nükleer programının bulunduğu suçlamasını herhangi bir kanıt ve belge sunmadan gündeme getirerek, bunu Tahran’a karşı ağır yaptırımlar ve siyasi girişimleri için bahane olarak kullanıyorlar.
Nitekim Beyaz Saray Sözcüsü Carin Jean-Pier Ağustos 2022’de, Başkan Biden’in İran’ın nükleer silah elde etmesine engel olmak istediğini onayladığını söyledi. Bu suçlamalar, İran İslam Cumhuriyeti’nin nükleer silah yapımı için hiçbir programı olmadığı ve bu tür bir silahı yapmaya doğru hareket etmediğini defalarca deklare etmesine rağmen gündeme getirilmekte. 
Esasında, Batıların Tahran’ın nükleer silah elde etme çabasına ilişkin temelsiz iddia ve suçlamalarına karşın Tahran, elektrik, tıp, tarım ve diğer alanlarda nükleer teknolojiyi barışçıl olarak geniş şekilde kullanmayı başarmıştır.
İran’ın elektrik ihtiyacı vizyonuna göre, nükleer santralların yapımı ve bundan elektrik üretimi, Tahran’ın gündeminde yer almakta.
İran Atom Enerjisi Kurumu Başkan Yardımcısı Pejman Şirmerdi, İran’ın nükleer teknoloji alanında ekipman ve teçhizat üretiminde kendi ihtiyaçlarını bizzat  karşılayabildiğine temasla, İran Atom Enerjisi Kurumu’nun kazanımlarının müzakere eden heyetin elinde bir koz olduğunu, Batılıların en fazla, İran’ın yerli bilim ve teknolojisinden endişe duyduğunu belirtti.
ABD, Avrupalı müttefikleri ve de Siyonist rejim her daim İran’ın barışçıl nükleer kabiliyetlerinin artan gelişmesinden endişe duymaktalar. Oysa Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın çeşitli raporlarında İran’ın nükleer programının barışçıl olduğu onaylanmıştır. Özellikle ABD’nin Kapsamlı Ortak Eylem Planı nükleer anlaşmadan tek taraflı çekilmesinden sonra İran’ın yaptığı girişimler, ABD ve ortaklarını iddia ettikleri konularda daha fazla endişelendirmekte.
Oysa İran, nükleer anlaşma uyarınca kendi yükümlülüklerini ve kısıtlamaları tam şekilde birkaç sene yerine getirdi.
ABD’nin eski Başkanı Donald Trump'ın 2018’de tek taraflı olarak nükleer anlaşmadan çekilmesi ve İran’a yönelik azami baskı ve yaptırımları uygularken 4+1 Grubu’nun Avrupalı üyeleri de sözlerini tutmayınca İran, kendi nükleer yükümlülüklerini 5 adımla hafifletti. Ardından İslami Şura Meclisin kararıyla nükleer faaliyetlerini geliştirmeye devam ederek, önce zenginleştirme oranını yüzde 20’ye ardından da yüzde 60’a çıkarıp, metal uranyum üretip, yeni nesil santrifüjleri devreye soktu.
Buna rağmen İran İslam Cumhuriyeti, Viyana'da yaptırımların kaldırılması ile ilgili görüşmeler sırasında ve halen de, karşı tarafın yükümlülüklerini yerine getirmesi ve Amerika'nın nükleer anlaşmaya geri dönmesi halinde, anlaşmadaki tüm yükümlülüklerini tekrar uygulayacağını defalarca ilan etmiştir./