Batılıların  İran içişlerine müdahalelerinin devam etmesi 
https://parstoday.ir/tr/news/iran-i226754-batılıların_İran_içişlerine_müdahalelerinin_devam_etmesi
İran dışişleri bakanlığı  kimi Avrupalı makamlar ve ülkelerin müdahaleci tutumlarına ve Tweetlerine tepki olarak  paylaştığı Tweetlerle  bu ülkelerde  teröristlere ev sahipliği yapmaktan ve onları destekleyip kışkırtmaktan el çekmelerini istedi. 
(last modified 2024-12-09T04:22:16+00:00 )
Aralık 11, 2022 03:46 Europe/Istanbul
  • Batılıların  İran içişlerine müdahalelerinin devam etmesi 

İran dışişleri bakanlığı  kimi Avrupalı makamlar ve ülkelerin müdahaleci tutumlarına ve Tweetlerine tepki olarak  paylaştığı Tweetlerle  bu ülkelerde  teröristlere ev sahipliği yapmaktan ve onları destekleyip kışkırtmaktan el çekmelerini istedi. 

İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, "İsyanlarla başa çıkarken, İran azami itidal gösterdi ve barışçıl protestocuları bile vahşice bastıran birçok batılı rejimin aksine, uygun ve standart isyan önleme yöntemleri kullandı.  Aynı durum adli süreç için de geçerlidir. Ancak kamu güvenliği kırmızı çizgidir.  İran'da bir takım karışıklıkların başlamasından bu yana isyancılara desteği gündemine alan batılı ülkeler, asayişi bozanlara destek veriyor ve İran İslam Cumhuriyeti muhalifleriyle toplantılar yaparak İran karşıtı tedbirlerini artırıyor. Batılı ülkeler bu fırsatı, insan hakları ihlalleri bahanesiyle İran'a yönelik ekonomik ve siyasi yaptırımları yoğunlaştırmak için kullanmaya çalışıyorlar." ifadelerine yer verdi. 

Avrupa ülkeleri, huzursuzluğu ve kaos olaylarını sürdürmek için son girişimlerinde İran'a karşı yeni yaptırımlar uygulamaya çalıştı ve Avrupa Birliği'nin dış politika başkanı Josep Borrell de İran'daki kaos çıkaran ve güvenlik güçlerine saldıranın birinin infaz edildiğine dair yaptığı açıklamada  Avrupa Birliği Dışişleri Bakanlar Konseyinde, İranlı yetkililerin protestolarla nasıl başa çıktıklarını ve temel insan haklarına saygı duyma gereğini inceleyeceklerini ileri sürdü. ABD Dışişleri Bakanı Anthony Blinken de bu infaza tepki göstermiş ve  ABD'nin İran'ın iç işlerine müdahalesinin devam etmesi sürecinin devamında şunu iddia etti:" Muhsin Şekari'nin idamından dehşete düştük. İran'a mesajımız net: Bu acımasız baskıya son verin. İran hükümetini sorumlu tutmaya devam edeceğiz."

 

Aslında, Batılı yetkililerin İran'daki isyan ve isyancılara yönelik izlediği politika ve yaklaşımın, İran İslam Cumhuriyeti'ne yönelik düşmanlık politikasını tamamen yansıtan çifte ve ayrımcı bir standardı açıkça gösterdiği söylenmelidir. İran'da infaz edilen Muhsin Şekari, adam ve güvenlik güçlerini öldürmek ve terör yaratmak kastıyla soğuk silah kullanmak, halkı hürriyet ve güvenlikten yoksun bırakmak, ayrıca bir güvenlik görevlisini görev başındayken soğuk silahla kasten yaralamak, sokağı kapatmak suçlarından idama mahkum edildi. Bu isyancılar ise toplumun düzen ve güvenliğini bozmaktan başka bir amacı olmadığı açıkça ortadadır.

Halbuki Batı'da polise veya güvenlik güçlerine saldırmanın çok ağır cezaları var. Amerikan polisi her yıl sadece saldırı olasılığı ve niyetinden dolayı yüzlerce kişiyi vuruyor ve çoğu zaman katil polisler de mahkemede beraat ediyor. İngiltere'de, bu ülkenin yeni hükümeti, ekonomik kemer sıkma planının uygulanmasına karşı protestoların başlangıcından bu yana şiddetli baskı ve sokak protestocularıyla mücadele politikasını gündemine aldı. Aynı zamanda bu ülkeler insan hakları bahanesiyle İran'daki kaosa destek veriyorlar ve şimdi İran'a daha fazla baskı uygulamak amacıyla önümüzdeki hafta yeni yaptırımlar uygulamaya çalışıyorlar.

Gerçek şu ki, batılı ülkeler  başka alanlarda da olduğu gibi isyancılara ve isyan ve protesto olaylarına da  araçsal olarak bakıyor. Bu bakışı ile insan hakları sloganları ve medya savaşı şeklinde muhalif ve rakip ülkelere baskı yapmak niyetindedir. Bu nedenle İran Dışişleri Bakanlığı, Batılı taraflara, ikiyüzlü bir şekilde İran adına konuşma fırsatı bulan Batılı rejimler için bile silahlı saldırı ve sabotajın tolere edilemeyeceğini hatırlattı. Batı, sahtekârlığını göstermek yerine teröristlere ev sahipliği yapmaktan, onları desteklemekten ve cesaretlendirmekten vazgeçmelidir.