Kasım Süleymani suikastı ve İran'ın ağır intikamı 
https://parstoday.ir/tr/news/iran-i229094-kasım_süleymani_suikastı_ve_İran'ın_ağır_intikamı
İran Devrim Muhafızları Kudüs Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Şehit Süleymani ve  Irak halk gönüllü güçleri Haşdi Şabi kurumu başkan yardımcısı Ebu Mehdi el Mühendis ve yol arkadaşları 2020 3 Ocak Cuma günü  Bağdat havalimanı yakınlarında ABD'nin terör saldırısı sonucu şehit edildi.
(last modified 2024-12-09T07:52:16+00:00 )
Ocak 09, 2023 16:21 Europe/Istanbul
  • Kasım Süleymani suikastı ve İran'ın ağır intikamı 

İran Devrim Muhafızları Kudüs Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Şehit Süleymani ve  Irak halk gönüllü güçleri Haşdi Şabi kurumu başkan yardımcısı Ebu Mehdi el Mühendis ve yol arkadaşları 2020 3 Ocak Cuma günü  Bağdat havalimanı yakınlarında ABD'nin terör saldırısı sonucu şehit edildi.

İran Devrim Muhafızları Kudüs Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Şehit Süleymani ve  Irak halk gönüllü güçleri Haşdi Şabi kurumu başkan yardımcısı Ebu Mehdi el Mühendis, yol arkadaşlarıyla beraber 2020 3 Ocak Cuma günü  Bağdat havalimanı etrafında Irak'a resmi bir ziyaret gerçekleştirdiği sırada,  Amerika  başkanı Donald Trump'ın doğrudan talimatı ve ABD savunma bakanlığı Pentagon'un  İHA'ları ile suikaste uğrayıp şehit düştü. 

Bu terör saldırısından beş gün sonra Devrim Muhafızları, Irak'ın Batısındaki Ayn el Esad'a düzenlediği operasyonla Bağdat'taki en büyük ABD askeri üssüne balistik füzelerle saldırdı. Bu saldırı, Kasım Süleymani cenazesinin defnedilmesinden hemen sonra ve sabah saat 01:20'de, Kasım Süleymani ve arkadaşlarının suikasta kurban gittiği saatlere eşit sırada gerçekleşti. Bu füze saldırısı, Amerika Birleşik Devletleri'nin son seksen yılda herhangi bir ülke tarafından herhangi bir şekilde saldırıya uğramadığı bir dönemde gerçekleşti. Amerikan askeri üslerine yönelik son saldırı yaklaşık 80 yıl önce Japonya tarafından Hawai Adaları'ndaki Pearl Harbor deniz üssüne yapılmış ve ardından Amerika Birleşik Devletleri İkinci Dünya Savaşı'na girmişti. 

İran, Irak'ta 1980'lerin başında Saddam Hüseyin döneminde inşa edilen mevcut 14 üs arasından en büyük ve en donanımlı Amerikan askeri üssünü hedef aldı. Bu üsse Amerikan lojistik ve insansız hava araçları ve gelişmiş savaş uçakları gibi askeri teçhizat da yerleştirildi. Saddam Hüseyin diktatörlüğü döneminde  el-Kadisiya olarak adı geçen Ayn el-Esad askeri üssü, Ramadi kentinin 108 kilometre batısında yer alan Irak'ın en büyük ikinci hava üssü ve 2003 yılında Amerikan güçleri tarafından işgal edilmiş bir üstü. 2014 yılının sonunda ise bu  üs, "IŞİD'le mücadele" bahanesiyle, IŞİD'e karşı uluslararası koalisyonda bir kez daha Amerikan ordusuna verildi.

Amerikan haber kanalı CNN, Ayn el-Esad üssüne yapılan saldırının sonuçlarına ilişkin ilk video görüntülerini, kapalı kareler halinde roket yağdırdıktan üç gün sonra yayınladı. Bu ağın muhabiri Arva Damon, bir zamanlar Amerikan kuvvetlerinin iyi donanımlı üssünün harabelerinde bulunuyordu ve İran füzelerinin verdiği hasarı anlatan bir belgesel film çekti.  Raporunda üsten neredeyse hiçbir şeyin kalmadığını ve böyle bir harabede kimsenin yaralanmamasının çok garip olduğunu söyledi. General Süleymani'ye yönelik doğrudan suikast emrini bizzat veren ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta bu füze saldırısında hiçbir ABD kuvvetinin yaralanmadığını duyurdu.  Ancak Reuters'in haberine göre başlangıçta Amerikan kuvvetlerinin kayıp verdiğini yalanlayan Pentagon yetkilileri, bir kez daha kayıp sayısını değiştirdi ve son olarak bu füze saldırıları sırasında 110 Amerikan askerinin beyin hasarı aldığını açıkladı.

 

ABD Senatosu Demokrat Senatörü Chris Murphy, bu ülkenin o dönem başkanı olan Donald Trump'ı Amerikan askerlerinin yaralarını hafife almakla eleştirmişti. Amerikan haber kanalı CBS News ile yaptığı bir röportajda Murphy, ironik bir şekilde Trump'a şunları söyledi: "Kimse Almanya'ya baş ağrısı için gönderilmez  Askerler ciddi şekilde yaralandıklarında Almanya'ya hava yoluyla taşınır. Irak'taki ABD askeri üssüne düzenlenen saldırının öneminin bir başka yönü de, İran'ın balistik füzelerinin her seviyeden her düşmanı hedef alabilecek teknoloji ve kabiliyete sahip olduğunu göstermesidir."

 Danimarka televizyonu ise, Ayn el-Esad üssünde konuşlanmış güçler arasında yer alan Danimarkalı bir subayla İran'ın füze misillemesi hakkında konuştu. Bu söyleşide, ateşlenen füzelerin isabetliliğini ve ilk füze gelmeden uyarı sirenlerinin neden çalmadığını tartışırken, şunları söyledi: "Görünen o ki, füzeler çok isabetli radardan kaçma cihazlarıyla donatılmıştı. Füzeler çok hassastı ve amaçlanan hedefleri büyük bir hassasiyetle vuruyordu. Tek bir füze düşmeden veya hedeften sapmadan bu gerçekleşiyordu.  Buradan İranlıların detaylı üs haritalarına sahip oldukları, komuta karargâhları, sığınakları, uçak hangarları olduğunu ve bu tesislere huzurun zirvesinde saldırabileceklerini anlıyoruz."

Yaklaşık bir ay sonra, Amerikan düşünce kuruluşu "Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi"nin (CSIS) web sitesinde, mevcut belge ve bilgilerin gözden geçirilmesinin, İran'ın Amerikalılara zarar verme niyetinde olmadığına dair ilk değerlendirmelerin gösterildiğini yazdığı bir makale yayınladı. Bu saldırıların aynı zamanda İran'ın balistik füze gücünün teknoloji ve harekât kabiliyeti bakımından Amerika'ya ve Orta Doğu'daki müttefik askeri üslerine büyük zarar verme potansiyeline sahip olduğunu gösterdiği vurgulandı. Son olarak, bu saldırılar, İran'ın stratejik riski üstlenebileceğini ve Amerikan askeri harekatı tehdidiyle  caydırıcı tepkiler dışında agresif ve saldırgan bir şekilde karşılaşabileceğini de gösteriyor. Bu yeni durum ABD'nin bölgedeki kuvvetlerinin durumunu gözden geçirmesini gerektirebilir.