Kum halkının kıyamının yıldönümü
9 Ocak Pazartesi günü İslam İnkılabı'nın altın kitabında başka bir yaprağı hatırlatan Kum şehri ahalisinin büyük ve görkemli hamasetinin ve kıyamının yıldönümüydü.
İslam devrim sürecini, emperyal sistemin 2500 yıllık serüvenin kısa sürede sonlandıracak bir günden bahsetmek mümkün. Hicri Şemsi 19 Dey 1356'da Kum halkının kıyamı, o yılın siyasi ve sosyal atmosferi ile 70'li yılların genel atmosferi içinde incelenmesi gereken gerekçelere sahipti; 1950'lerde Şah rejimi bölgenin en zengin ve güçlü rejimlerinden biriydi ve diğer yandan ABD'nin tam desteğini de arkasına alabilmişti. Örneğin Hicri Şemsi 1356'da İran'ın petrol geliri 20,7 milyar dolara ulaştı; Hicri Şemsi Şehriver ayı 1357'de, Şah rejiminin düşmesinden sadece beş ay önce, Amerikan Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) bir raporda şunları duyurdu: "İran devrimci bir hareket ve durumla karşı olmamakla beraber, aynı zamanda sözde devrimin belirtileri ve emareleri bile ortada yok, devrimden eser görülmüyor. "
Bu nedenle Hicri Şemsi 1350'li yıllarda, güçlü temelleri, zengin ve petrol gelirleri ve bölgedeki üstün konumu ile Şah'ın saltanat ve kraliyet hükümetinin düşeceğini düşünmüyordu. Bu durumdan dolayı muhalif güçlerin bastırılması ile rejime gelen gönül rahatlığının ve bir boğuculuk ve bir terör atmosferi yaratılması doğaldı. Ancak bu durum devrime dönüşecekti ve kimse buna inanmıyordu. Bu sırada dönemin ABD Başkanı Jimmy Carter tarafından pohpohlanan Muhammed Rıza Pehlevi ve onun " İran'ı bir istikrar adası olarak" nitelendiren açıklamasının ardından , muhalefete yönelik tedbirleri ve baskıları yoğunlaştırdı ve bu kez dini ve Şii mercilere saldırdı. Tesettürün kaldırılmasının yıl dönümü ile ilgili İttilaat gazetesinde "Kızıl ve Kara Kolonizasyon" başlığıyla bir yazı yayınlandı ve İmam Humeyni'ye (RA) hakaretler yağdırıldı.
Şah rejimi ajanlarının İmam'a (RA) ilk kez hakaret etmemesine rağmen, Kum şehrinde bir kıvılcım çaktı ve bu kıvılcım kanlı ve tarihi bir isyana dönüştü. Alimlerin ilahiyat sınıflarını kapatmasının ardından farklı kesimler hızla mücadele sahnesine girerek İmam Humeyni (ra) ve din adamlarını destekledi. Bu konuda İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei, Kum halkını bu konuda görev duygusunda hızlı davranmak, katı yürekli ve kana susamış tağut rejimi karşısında risk almak, zamanında ve tereddütsüz hareket etmek gibi özellikleri övdü ve bu özelliklere sahip her hareketin mutlaka istenilen hedeflere ulaşacağını vurguladı.
19 Dey kıyamı, şehitlerin mazlumiyeti, din adamlarının ve halkın hareketiyle özel bir harekete dönüştü. İmam'ın (RA) mesajı milletin yaralı bedenine yeni bir ruh üfledi ve devrim yeni bir yol ve ivme kazandı.Tağut rejimine karşı mücadele çok yönlü bir şekil aldı ve sonunda İmam'ın dönüşüyle galip geldi. Humeyni'nin (ra) ülkeye dönüşü de bu dönüm noktaları sayesinde gerçekleşti. İslam Devrimi Hicri Şemsi 22 Behmen 1357'de sonuca ulaştı.19 Dey'den sonra yaşanan gelişmeler ve İslam'ın zaferini hızlandıran tağut rejimine karşı mücadelede halkın farklı kesimlerinin varlığı ise unutulmaz yaprak olarak tarih defterine yazıldı. Devrim, Şah rejiminin otoriter algısının zengin petrol gelirleri ve servetinden kaynaklandığını gösteriyor. Amerika'nın desteğinin de halkın iradesi karşısında sonuçsuz kalacağını ve toplum gerçeklerinden uzak kalan rejimin hiçbir zaman bekasının garantisi olmayacağını göstermiştir.19 Dey'den bir kaç gün önce ise Carter Tahran'da sarhoşken İran'ı istikrar adası olarak adlandırmış, ancak bu destek sonuç vermemiştir. Çünkü Kuran'a göre küfrün gücüne sırt yaslamanın sonucu başarısızlıktan başka bir şey değildir.