İngiltere'nin İran'ın iç işlerine müdahalesi ve Tahran'ın yanıtı
İngiliz istihbarat servisine çalışan Alirıza Ekberi isimli İran-İngiliz çifte vatandaşı ajanın casusluk suçlamasıyla idam kararının infaz edilmesinin ardından, İngiliz yetkilileri uluslararası hükümleri çiğneyerek, İran İslam cumhuriyetinin iç işlerine müdahale edici açıklamalarda bulundular.
İngiliz istihbarat servisi için İran’da casusluk yapan Alirıza Ekberi'nin idam cezasının infaz edilmesinin ardından İngiltere Başbakanı Rishi Sunak twitter hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, İran-İngiliz vatandaşı Alirıza Ekberi'nin idamından şaşırdığını ifade ederek, İran İslam Cumhuriyeti nizamını "barbar bir rejim" ve bu idamı da "acımasızca ve korkakça bir eylem" olarak nitelerken, İngiliz Savunma Bakanı Ben Wallace da İran'ı tehdit etti.
İngiltere Dışişleri Bakanı James Cleverly de infazdan önce, İran yargı erkinin kararına karşı müdahaleci açıklamasında “İran, İngiliz-İran vatandaşı Ali Rıza Ekberi'nin infazını durdurmalı ve onu derhal serbest bırakmalıdır.” demişti.
İstihbarat Bakanlığı, Ekberi'nin ülkenin hassas ve stratejik merkezlerinin bilgilerini "MI6" olarak bilinen İngiltere'nin Gizli İstihbarat Servisi'ne (SIS) aktardığının tespit edildiğini duyurdu.
İstihbarat Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada Ekberi hakkında, “İran'ın stratejik kurumları hakkında önemli bilgiler toplayan ve topladığı bilgileri birçok kez tamamen bilinçli şekilde İngiliz istihbaratına sunan Gizli İstihbarat Servisinin en önemli casuslarından biri" denildi.
Londra Ekberi’nin infazı ardından, Tahran Büyükelçisi'ni geçici olarak, başkente çağırdı. İngiliz yönetimi ayrıca, İran İslam Cumhuriyeti Başsavcısı'nı da yaptırım listesine aldı.
Londra’nın İran İslam Cumhuriyeti'nin ulusal güvenlik sınırlarını ihlal etmesi dahil illegal müdahalelerine tepki olarak, bu ülkenin Tahran Büyükelçisi Simon Shercliff , İran Dışişleri Bakanlığına çağrılarak, “İran'ın milli güvenliğini korumak için kararlı girişimin, diğer ülkelerin memnuniyetine bağlı olmadığı” bildirildi.
İngiliz Büyükelçisi'ni çağıran İran Dışişleri Bakanlığı Batı Avrupa Genel Direktörü, İngiltere yönetiminden Alirıza Ekberi hakkında elde edilen sağlam bilgilere işaretle, İngiliz yönetiminin İran İslam Cumhuriyeti'nin ulusal güvenlik sınırlarını ihlal eden sıradışı temasların sağladığı için hesap vermesi gerektiğini belirterek, ajanına haksız ve müdahaleci desteğinin, iki ülke arasında saygıya dayalı ilişkiler iddiasıyla bağdaşmadığını vurguladı. Yetkili, İran İslam Cumhuriyeti'nin ulusal güvenliğini korumak için kararlı girişimin İngiltere dahil başka hiçbir ülkenin memnuniyetine bağlı olmadığını kaydetti.
İran İslam Cumhuriyeti yetkilileri defalarca İngiltere'nin Tahran'ın iç işlerine müdahale etmesi konusunda uyarıda bulunmasına rağmen bu ülke yine de bu yaklaşımını sürdürmekte.
Geçtiğimiz haftalarda, İran'da yaşanan kargaşa olayları sırasında, İngiltere yönetimi, sık sık, bu eylemleri ve kargaşacıları destekleyerek, İran'ın tepkilerine yol açtı.
Ayrıca İngiltere merkezli Iran International gibi Farsça yayın yapan düşman medya, sürekli şekilde, İran'da kaos ve kargaşa çıkarmaya çaba göstermekte ve bunun için her türlü yalan ve uyduruk haberler üretmeye devam etmekte.
Böylece gerek İngiltere'nin resmi yetkilileri olsun, gerekse medya organları olsun, durmadan İran'ın iç işlerine müdahalelerini sürdürmekteler.
Bu arada Londra müdahaleci siyasetlerine paralel olarak, İran İslam Cumhuriyeti'ne yönelik yeni yaptırım kararları almaya da devam etmekte. Londra yönetiminin takip ettiği yaklaşıma bakıldığında, bu ülkenin İran'ın iç işlerine müdahalesinin arttığı görülmekte.
Doğal olarak İran İslam Cumhuriyeti da, bu müdahalelere tepki göstermekte. Yaptırımlara karşılık veren Tahran, İngiliz Büyükelçisi'ni Dışişleri'ne çağırıp, kendi itirazlarını iletti.
İnsan haklarını savunduğunu ve ikili ilişkilerde karşılıklı saygı iddiasında bulunan Londra yönetimi, pratikte tam ters adımlar atmakta. Nitekim İran Dışişleri yetkilisi dün İngiliz Büyükelçisi'ne, Londra'nın İran İslam Cumhuriyeti'nin ulusal güvenlik sınırlarını ihlal ettiğini vurguladı.
Kuşkusuz İran İslam Cumhuriyeti için bu tür müdahale ve ihlaller kabul edilir bir durum sayılmaz. Bunun için İngiltere'nin Tahran Büyükelçisi'ni Dışişleri'ne çağırarak, bu müdahalelerine son vermesi gerektiğini bir kez daha deklare etti./