Türkiye, Kafkasya ve Orta Asya'da Dünya Kudüs Günü Yürüyüşleri
14 Nisan Cuma günü mübarek Ramazan ayının son Cuma'sında, İran'ın yanı sıra Müslüman milletler ve hatta birçok gayrı Müslim ülke Dünya Kudüs Günü'nde yürüyüşler düzenleyerek Filistin halkını mağdur ve mazlum halkları destekledi.
İmam Humeyni (ra), İslam Devrimi'nin zaferinden yaklaşık bir yıl sonra, Ağustos 1979'un yedinci gününde kutsal Ramazan ayının son Cuma gününü "Kudüs Günü" olarak adlandırdı. O tarihten bugüne kadar Müslümanlar ve dünyanın tüm özgürlük arayanları, mazlum ve mağdur Filistin milletinin ideallerini desteklemek ve dünyanın ilk Müslüman kıblesini işgalden kurtarmak amacıyla dünyanın bütün ülkelerinde Siyonizm karşıtı gösteriler düzenliyorlar. Siyonist rejimin pençesinden Filistin'in kurtulacağını istiyor ve haykırıyorlar. Bu gerçeklerin öneminden dolayı birçok uzman ve analist Dünya Kudüs Günü'nün kutlanmasında önemli başarıların yattığını düşünüyor. Örnek olarak, Orta Asya'nın önde gelen uzmanlarından "Hüseyin Osubaliyev"in daha önce şu açıklamaları dikkat çekmişti "Dünya Müslümanları da şu noktayı çok iyi anlıyorlar ki, Kudüs Günü sadece Filistin'in günü değildir. Yüzyıllar boyunca Müslüman milletlerin içişlerine müdahale eden emperyalist ülkelerin zulmünden bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinin de simgesidir. Ayrıca bu gün, geleceğin siyasi, ekonomik, kültürel habercisidir. İmam Humeyni'nin öngörülerine göre İslam dünyasının temel değerlerinin korunması , Müslüman ulusların kalkınmasının temelini da oluşturacaktır."
Yıllar sonra Orta Asya ve Türkiye de dahil olmak üzere bölge milletleri sokaklarda görkemli bir tören düzenlerken, bu yıl da Dünya Kudüs Günü törenini daha da görkemli bir şekilde gerçekleştirdiler. Hatta Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere ve Ermenistan gibi bazı gayrimüslim ülkeler, Müslüman ve gayrimüslimlerden oluşan bir grubun da katılımıyla bazı İslam merkezlerinde gösteriler düzenlemiştir. Orta Asya ve Kafkasya'nın Müslüman halkı, iktidardaki laik siyasetçilerin emelleri ve Müslüman milletlere dayatılan elverişsiz anayasanın getirdiği kısıtlamalara rağmen, her yıl Filistin'in mazlum halkına sempatilerini ifade ederken, görevini yerine getirmektedir.
Mazlum Filistin halkına desteklerini bağırarak haykırarak sağlamaktadırlar. Bu bölgelerde bulunan Azerbaycan Cumhuriyeti, Kazakistan ve Tacikistan gibi bazı ülkelerde, özellikle İsrail karşıtı toplanmalar olmak üzere sokak protestoları düzenlemek ciddi hükümet kısıtlamalarıyla karşı karşıya kalırken bu destek verilmeye çalışılıyor. Bu tür ülkelerde, önceki yıllarda olduğu gibi, polis ve güvenlik güçleri İsrail karşıtı gösterilerin ve Dünya Kudüs Günü törenlerinin düzenlenmesini engellemeye çalıştı.
Hiç şüphe yok ki Dünya Kudüs Günü, birliğin doğuşu ve dünya Müslümanlarının ırkçı ve kana susamış İsrail rejimine karşı mücadelesinin bir simgesidir. Aslında Uluslararası Kudüs Günü, Siyonist rejimin işgal altındaki Filistin topraklarında her gün art arda işlediği suçlara karşı dünya kamuoyunu aydınlatmanın ve bilgilendirmenin yollarından biridir. Siyonist rejimin canice doğasına örnek olarak Binyamin Netanyahu'nun kabinesinden üst düzey bir yetkilinin yakın zamanda yaptığı açıklamaları verebiliriz. İsrail maliye bakanının Batı Şeria'daki Filistin yerleşim yeri "Havara"nın bombalanması ve tamamen yok edilmesiyle ilgili son insanlık dışı açıklamaları, Amerikan yetkilileri de dahil olmak üzere dünyanın çeşitli hükümetlerini ve uluslarını öfkelendirdi. Bu bağlamda ABD'nin işgal altındaki Filistin Büyükelçisi "Tom Needs", Netanyahu'nun maliye bakanını "aptal" olarak nitelendirerek, "Yakında Washington'a gidecek ama bana kalsa onu görevden atardım" tehdidinde bulundu.
Tüm bu yorumlar, işgal altındaki Filistin topraklarında ciddi bir krizin ortaya çıktığına ve öngörülemeyen olayların yaşanma ihtimaline işaret etmektedir. Her halükarda bu yılki Dünya Kudüs Günü töreninin bölgenin ve dünyanın farklı ülkelerinde düzenlendiğini söylemek gerekir.