İran’ın Şanghay İşbirliği Örgütü’ne üyelik sürecinin tamamlanması
İran İslam Cumhuriyeti’nin Şanghay İşbirliği Örgütü’ne resmi üyeliği, bu örgütün 4 Temmuz tarihinde düzenlenecek oturumunda tamamlanmış olacak.
Şanghay İşbirliği Örgütü Genel Sekreteri Jang Ming Cuma günü İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan ile telefonda gerçekleştirdiği görüşmede, İran İslam Cumhuriyeti'nin Şanghay İşbirliği Örgütü'ne tam üyeliğinden duyduğu memnuniyeti de dile getirirken “İran'ın tam üyeliği bu örgütün önümüzdeki toplantısında resmen ilan edilecek ve 4 Temmuz'dan itibaren İran İslam Cumhuriyeti örgüte üye ülkelerle ilgili tüm haklara sahip olacak.” dedi.
Bakan Emir Abdullahiyan da, Genel Sekreterin İran İslam Cumhuriyeti'nin tam üyelik sürecini tamamlama çabalarını ve işbirliğini takdir ederek, Tahran'ın bu örgütün sanal olarak gerçekleştirilecek olan yaklaşan toplantısına katılmaya hazır olduğunu duyurdu.
Emir Abdullahiyan, İran hükümeti, Parlamento ve Dışişleri Bakanlığı'nın İran'ın Şanghay Örgütü'ne tam üyeliğine ilişkin belgelerin hazırlanması ve onaylanması konusundaki yoğun çabalarına dikkat çekti.
Bilindiği üzere, Şanghay İşbirliği Örgütünün İran İslam Cumhuriyeti'nin daimi ve tam üyeliğine onay vermesi, bu örgütün son yıllardaki en önemli kararı olmuştur. Daha önce ise Şanghay İşbirliği Örgütü, Hindistan ve Pakistan'ın daimi üyeliğine onay vermişti.
Şanghay İşbirliği Örgütü üye ülkelerinin İran İslam Cumhuriyeti'nin bu örgüte tam üye olarak alınmasına sıcak tepkileri ve bu üyeliği memnuniyetle karşılamaları, İran'ın küresel ve bölgesel arenada ayrıcalıklı bir konuma sahip olduğunu gösteriyor. Kuşkusuz, İran'ın katılımı bu örgütün gücünü ve konumunu daha da güçlendirecektir. Daha önce ise İran İslam Cumhuriyeti Şanghay İşbirliği örgütünün üye ülkesi olarak bu örgütün oturumlarına katılıyordu. Ancak Tacikistan'ın başkenti Duşanbe'de düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütünde İran'ın daimi ve tam üyeliğine onay verildi. Böylece örgütün asıl üyeleri 9'a yükselerek daha geniş bir coğrafyayı kapsadı.
Bu hususta, İran'ın Bakü eski büyükelçisi ve bölge meseleleri uzmanı Muhsin Pakayin şöyle bir değerlendirmede bulunmaktadır: "Şanghay İşbirliği Örgütü, ekonomik olarak da zengin kaynaklara sahip, bölgede istikrar oluşturan, Doğu Asya ve Batı Asya köprüsü Kuzey ve Güney köprüsü olan bir ülke olan İran gibi bir güçle beraber olunca ve yakın ilişkiler kurunca konumunu pekiştirecektir."
Şanghay İşbirliği Örgütü ilk başlarda güvenlik hedefleri ve güvenlik sorunlar ile mücadele kapsamında kurulmuştu. Başta özellikle de NATO'nun bölgeden uzak tutulması ve Çin ile Rusya'nın Batı ülkelerine karşı bölgesel ve küresel rekabetleri çerçevesinde kurulan bu örgüt, yavaş yavaş ağırlıklı olarak ekonomik iş birliklere yönelmiştir.
Buna rağmen Şanghay Örgütünün amacı ve görevi üyelerin güvenliğini temin etmeye yardım etmek olarak değerlendirilmelidir. Ancak Batı'da bu hususta hassasiyetin oluşturulmasını önlemek için şimdiye dek resmi askeri faaliyetler başlatılmamıştır. fakat kimi Batılı çevreler Şanghay İşbirliği Örgütünün NATO gibi askeri bir yapıya dönüşmesi hususunda kaygılarını belirtmişlerdir.
Güvenlik meseleler ve Şanghay üyelerinin işbirliği göz önüne alındığında 21'inci ŞİÖ'nün gündeminde Afganistan meselelerinin olacağı kesindi.
Afganistan'ın ekonomik sorunlarının çözülmesine yardımcı olmak ve yapılanma çalışmalarında pay sahibi olmak ayrıca Afganistan güvenliği ve bağımsızlığının istikrarlı olmasına destek sağlamak, Şanghay İşbirliği Örgütü zirvesinin ana maddelerini oluşturuyor. Bu da Afganistan komşuları ve bölge ülkelerinin işbirliği için uygun bir zemin sayılırdı.
Buna rağmen bu örgüt, Afganistan'da siyasi ve güvenlik kaosun askeri ve güvenlik sonuçlarının, Amerika'nın müdahaleleri sonucu Orta Asya'ya sıçramasından kaygılıdır.
Siyasi meseleler uzmanı Ali Asger Zerger bu hususta şöyle diyor: "Dünyanın Doğusundaki iki önemli gücün liderliğinde olan Şanghay örgütü, Afganistan dahil bölgede sorunları ve gerilimleri arttırabilecek kapasiteye sahip Amerika ve Batı karşısında bir şekilde dengeyi kurmayı çalışıyor."
Taliban'ın küresel çevreler tarafından tanınmaması ise Taliban'ın Duşanbe'ye davet edilmesini engelledi. Halbuki Afganistan da Şanghay İşbirliği Örgütünün gözlemci üyesidir. Buna rağmen birkaç önemli nokta Afganistan hususunda dikkat çekmektedir.
İlk önce Taliban, kapsayıcı hükümet kurma yönündeki taahhütlerine bağlı kalarak ve Afganistan vatandaşlarının haklarına önem vererek küresel ve bölgesel iş birliklere dahil olabilmesidir.
İkinci husus, Şanghay İşbirliği Teşkilatındaki etkili devletlerin bu örgütü Afganistan'a sızma ve etkinliğini arttırma platformu olarak kullanmaması ve durumu suiistimal etmemesidir. Üçüncü mesele Afganistan'ın son yıllarda küresel güçlerinin, rekabet sahasına dönüşmesi ve vekalet savaşlarının alanına dönüşmesidir.
Sonuç itibarıyla, İran İslam Cumhuriyeti’nin Şanghay İşbirliği Örgütü’ne üyeliği, bu örgütün uluslararası münasebetlerdeki konum ve önemini güçlendirmiş olacak. Nitekim Bakan Emir Abdullahiyan, İran’ın nihai ve kesin üyeliğinin ŞİÖ için yeni ve artan bir kapasite sunacağını belirtti./