İran'ın Güney Doğusundaki terör olayının boyutları
Düşmanlar ve onlara bağlı unsurlar başta da İran'ın Pakistan ile sınırında faaliyet gösteren Ceyş el Zulüm terör grubu ülkedeki birliği ve beraberliği etkilemek için bölgede bir terör eylemi gerçekleştirdiler. Bu kalleşçe saldırıda 2 güvenlik görevlisi de Zahedan kentinde şehit düştü.
Cumartesi sabahı, silahlı bir grup terörist Zahedan şehrinde 16 nolu Şuheda Mahallesi polis karakoluna saldırdı. Bu saldırı 4 teröristin öldürülmesi ve 2 güvenlik memurunun şehit düşmesi ile sona erdi. Bu terör saldırısının grubu ya da ana failleri ile ilgili detaylar henüz resmi olarak açıklanmasa da bölgede faaliyet gösteren Ceyş el Zulüm terör örgütü bu saldırıyı üstlendi. Buna ilaveten İslam İnkılâbı'ndan sonraki yılların tecrübesi, düşmanların ve onların iç unsurlarının her zaman ideallerin ve hedeflerin gerçekleşmesini engellemek için bu tür yöntemler kullandığını göstermektedir. İran milletinin birliğini ve ilerlemesini engellemek için terör ve şiddet dahil çeşitli eylemlerde bulunan düşmanlar bu stratejilerini ara sıra devam ettirmektedirler.
Geçtiğimiz yıl İran'ın bazı şehirlerinde İran İslam Cumhuriyeti'ne karşı ortak bir savaş çerçevesinde devam eden karışıklık ve kaos olayları, Şiraz'daki Şahçerağ türbesinde yaşanan terör olayı gibi çok sayıda terör eylemi örneği yaşandı. Zahidan'daki terör olayının yanı sıra "Abdul Gaffar Nakşibendi" veya "Mekki Zahidan camii imamı" "Mevlevi Abdülhamid" gibi bazı kişilerin oynadığı rol, huzursuzluk ve bölücülüğün devamı olarak görülebilir.Bir yıl önce Fars eyaletinin Şahçerağ hadisesinde ise silahlı bir terörist ziyaretçileri hedef almıştı. Bu terör saldırısında 15 kişi şehit oldu, onlarca kişi yaralandı. Yine bir yıl önce Zahidan şehrinde teröristler ve isyancılar polis güçlerine silahlı saldırı düzenleyerek 19 kişiyi öldürdü, onlarca kişiyi yaraladı.
Bu arada Sistan ve Belucistan ilinde yabancı istihbarat servislerine bağlı paralı bir asker rolü oynayan "Abdül Gaffar Nakşibendi" gibi kişilerin rolü de dikkat çekiyor. Bu bağlamda bu unsurların, Sistan ve Belucistan halkının asayiş ve huzurunu bozmada önemli rol oynadıkları görülmektedir. Son isyanlar ve kaos olaylarında da bu tür şahısların izlerine sık sık rastlanmaktadır. Bu ildeki birlik müjdecilerinden biri olan Mevlevi "Cengi zahi" suikastına katılma dosyası ve delilleri, Abdülgaffar Nakşibendi ile düşman ve yabancı istihbarat ve casusluk şebekeleri arasındaki bağlantıyı daha iyi gösteren vakalardan biridir.
Aynı zamanda Zahedan Mekki Camii imamı "Mevlevi Abdülhamid"in geçen yılın sonbaharından bu yana hep şüphe uyandırma ve yerel halkı provoke etme amaçlı sözleri ve tavırları olmuştur. Örneğin, Sistan ve Belucistan ilindeki kolluk kuvvetlerine suç atfederek, toplumsal ortamın kışkırtılmasında ve bazı kişilerin kolluk kuvvetleri ve güvenlik güçlerinin önüne çıkmasında da doğrudan rol oynamıştır. Ayrıca görünen o ki, "Abdülhamid" dini ve etnik konuları özne haline getirerek ve bunları özgürlük, haklar ve baskı gibi konularla ilişkilendirerek daha çok algı operasyonu yaratmaya, etnisiteleri kışkırtmaya ve nihayetinde kaos ve huzursuzluk yaratmaya çalışıyor.
Son aylarda Sistan ve Belucistan vilayetinde yaşanan gelişme ve olaylarda bunu görmek mümkün. "Mevlevi Abdülhamid" tarafından böyle bir sürecin devam ettirilmesinin, nefreti yaymaktan ve toplumun ulusal bütünlüğünü ve güvenliğini vurmaktan başka bir sonucu olmayacağı açıktır, çünkü bu, mevzilerin radikalleşmesine ve bazı kişilerin kendi çıkarları için nüfuzunu genişletmeye çalışmasına yol açacaktır. Şiddetli eylemleri de beraberinde getirecektir. Bu nedenle geçen yılın sonbaharından beri yakılan fitne ateşi hala devam ediyor ve bazı platformlarda ve fırsatlarda da bu tür şahıslar tarafından körükleniyor; Bu nedenle özellikle Sistan ve Belucistan ilinde bazı huzursuzlukların devam etmesinde ve hatta terör olaylarının ortaya çıkmasındaki bu şahısların rolü göz ardı edilemez.