Kadir isimli Gemisavar cruise füzesi
İran İslam Cumhuriyeti’nin füze gücü, ülkenin savunma ve askeriye gücü ve teknolojileri alanında en büyük kazanımlarından biri sayılıyor. Bu başarıların başlangıç noktası ise dayatma savaşı dönemi oldu.
Son senelerde İran, yerli imkanları ve sahip olduğu potansiyeli azami şekilde kısa sürede kullanıp, yeni ve modern füzeler özellikle gemisavar cruise füzelerini geliştirmeyi başardı. İran bu füzeleri sırasıyla görücüye çıkarak, kendi savunma gücünü dünyaya gösteriyor. Denizdeki savaşlarda en etkin silahlardan biri kuşkusuz cruise füzeleridir. Bu füzeler düşman hedefleri için ölümcül bir silah sayılıyor.
Cruise- Seyir füzelerin en belirgin özelliklerinden biri düşmanın radar sistemlerince yakalanmamasıdır. Bu yüzden söz konusu füzeler, düşmanın anti füze sistemlerini geçebiliyor. Bir radar tarafından bir cismin tespit edilme oranı olan RCS, seyir füzeleri için düşük olduğundan bu füzelerin düşman radarlarınca tespit edilmesi oldukça zordur.
Öte yandan bu füzelerde genellikle turbofan isimli küçük motorların kullandığı için füze dışına ısı saçılması ihtimali minimum seviyede olduğundan anti füze sistemlerince hedef alınmıyor. Alçak irtifada seyir etmesi ise crous füzelerinin diğer bir özelliğidir. Bu nedenle radarlar tarafından yakalanamıyor.
İfade edilen tüm bu özellikler ve avantajlar yüzünden, İran İslam Cumhuriyeti geçen 30 senede seyir füzeleri başta olmak gemisavar füzelerinin üretimi için kabiliyeti güçlendirdi. Sıvı, katı ve kompozit yakıtlı gelişmiş balistik füzelerin üretiminde dünyada öncü ülkeler arasında yer alan İran, cruise füzelerinin üretim alanında da dünyada kendi ismini duyurmayı başarmıştır.
İslam İnkılabı Muhafızlar Ordusu'nun Deniz Kuvvetleri son günlerde Bumusa Adası'ndaki tatbikatında ilk kez Kadir seyir füzesi sistemi ve yapay zekâ ile donatılmış Fetih 360 balistik füzesini görücüye çıkararak kendi envanterine ekledi.
İslam İnkılabı Muhafızlar Ordusu'nun Deniz Kuvvetlerinin yeni stratejik sistem ve teçhizatının ortaya çıkarılması, İran'ın askerî sanayisinde ilerleme ve yeni başarılara işaret ettiği gibi, yaptırımların ve düşmanların kapsamlı baskılarının bu gelişmelere engel olmadığını ve İran'ın savunma sanayisinde kendi kendine yeterliliğin tamamen yerli ve içsel olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
İslam İnkılabı Muhafızlar Ordusu'nun Deniz Kuvvetleri İmam Muhammed Bakır'ın (a.s.) Operasyon Üssü Komutanı General Ali Uzmai, geçtiğimiz günlerde Bumusa Adası'nda başlayan İslam İnkılabı Muhafızlar Ordusu'nun Deniz Kuvvetleri'nin tatbikatında yaptığı konuşmada, "Bu tatbikatta, Şehid Hoceci Özel Birlikleri gemileri 600 kilometre uzun menzilli füze ile adaların güvenliğini korumak için operasyonel hâle getirildi ve hazır bulunduruldu" dedi. General Ali Uzmai sözlerine şunları ekledi: "Bu tatbikatta Devrim Muhafızları savaşçıları, Bumusa Adası'nı savunmak için uçaklar ve hafif ve ağır zırhlı gemilerle hızla adaya sevk edildi. Savaşçılar, hava ve deniz yoluyla nakledildikten sonra, Bumusa Adası'nı savunmak için önceden belirlenmiş mevzilere konuşlandırıldı."
İran İslam Cumhuriyeti'nin savunma doktrini, halkın büyük direnci ve yerli yeteneklerine dayanmaktadır ve kutsal savunma döneminden ve Saddam rejiminin İran'a karşı dayattığı 8 yıllık savaştan bu yana İslam Cumhuriyeti, yerli yetenek ve kapasitelere güvenerek savunma ihtiyaçlarını karşılamıştır.
İran İslam Cumhuriyeti, İslam İnkılabı'ndan sonraki ilk aylardan itibaren silah yaptırımına tabi tutuldu ve son yıllarda bu yaptırımların şiddeti arttı. Öyle ki, silah üreten firmaların yanı sıra bu firmalarla doğrudan veya dolaylı ilişkisi olan şahıs ve diğer firmalara da yaptırım uygulandı./