İran ile Çin arasındaki ilişkilerin geliştirilmesine vurgu
İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Vekili Muhammed Muhbir ve Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, Kazakistan'ın başkenti Astana'da Şanghay İşbirliği Örgütü üye ülkeleri 24. Zirvesi oturum aralarında bir araya geldi.
Bu toplantıda Muhbir, şehit Ayetullah Reisi ve arkadaşlarının kaybı olayında İran halkına sempati ve dayanışma gösterdikleri için Çin hükümetine ve milletine teşekkür ederken “İran ile Çin arasındaki ilişkiler stratejik olup, karşılıklı çıkar ve saygıya dayalı olarak derinleşip gelişmektedir.” dedi.
Tahran ile Pekin arasındaki ilişkiler Cumhurbaşkanı Şehit Seyyid İbrahim Reisi döneminde önemli bir atılım yaptı ve şimdi her iki tarafın kararlılığıyla bu ilişkiler her zamankinden daha da gelişiyor. Bu nedenle İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Vekili, İran ve Çin liderlerinin ekonomik, ticari ve enerji alanlarında karşılıklı işbirliğini sürdürme ve genişletme konusundaki kararlılığının ciddi olduğunu vurguladı.
Siyasi konularda uzman olan Ali Cemali şöyle konuştu:
"İran ile Çin arasındaki ilişkilerin tarihi bir geçmişi var ve şu ana kadar bazı taraflı çabalara rağmen bu ilişkilerde herhangi bir aksama yaşanmadı. İran ve Çin, İpek Yolu üzerinde yer alan iki önemli ülke ve yeni İran hükümetinin de Pekin'le ilişkilerin geliştirilmesini ciddi şekilde takip edeceğine şüphe yok.”
Bu nedenle Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, Muhbir ile yaptığı görüşmede, İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı ve arkadaşlarının şehadeti nedeniyle bir kez daha başsağlığı diledi ve kendisinden İran İslam inkılabı Lideri'ne selamlarını iletmesini istedi.
Çin Cumhurbaşkanı, iki ülke arasındaki ilişkilerin stratejik olduğunu belirterek “Çin'in İran İslam Cumhuriyeti ile ilişkilerini genişletme politikası dış faktörlerden etkilenmiyor.” açıklamasında bulundu. Bu, Tahran ve Pekin'in Batı gibi başka güçlerden etkilenmeden her alanda ilişkilerini geliştirdikleri ve bu bağlamda 25 yıllık bir stratejik anlaşmaya imza attıkları anlamına geliyor.
Xi Jinping'e göre Çin, kalkınmayı ve ilerlemeyi sürdürmek, İran halkının refahını artırmak istiyor ve bu doğrultuda iki taraf arasındaki ilişkiler hedefleniyor.
Her halükarda İran ve Çin'in ilişkileri geliştirme ve derinleştirme konusunda oldukça fazla kapasitesi var ancak iki ülke arasındaki ticaret miktarı optimal düzeyde değil. İran İslam Cumhuriyeti de Çin'in İran'daki yatırımlarını artırırken pazarlarının çoğunu İran'ın ihracat ve yatırım sektörlerine açmasını bekliyor.
Kuşkusuz İran ve Çin'in cazip pazarları bulunmakta ve bu kapasitelerin belirlenmesi iş birliğinin daha da geliştirilmesine yardımcı olabilir. İran'ın Batı Asya'daki stratejik konumu ve enerji potansiyeli, Şanghay ve BRICS gibi bölge dışı kuruluşların İran'ı güvenilir bölgesel ortakları olarak görmelerine yol açmıştır.