BM: İran'ın İsrail'in terör saldırısına yanıt verme hakkı var
https://parstoday.ir/tr/news/iran-i262730-bm_İran'ın_İsrail'in_terör_saldırısına_yanıt_verme_hakkı_var
BM Genel Sekreteri, Siyonist rejimin Tahran'daki terör eylemini kınayarak, İran'ın İsrail'in suç ve terör eylemlerine vereceği tepkinin meşru olduğunu vurguladı.
(last modified 2024-08-02T12:55:50+00:00 )
Ağustos 02, 2024 15:55 Europe/Istanbul
  • BM: İran'ın İsrail'in terör saldırısına yanıt verme hakkı var

BM Genel Sekreteri, Siyonist rejimin Tahran'daki terör eylemini kınayarak, İran'ın İsrail'in suç ve terör eylemlerine vereceği tepkinin meşru olduğunu vurguladı.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, İran Dışişleri Bakan Vekili Ali Bakıri ile yaptığı telefon görüşmesinde, Siyonist rejimin 31 Temmuz Çarşamba günü Filistin İslami direniş hareketi Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Haniye'yi şehit etme terör eylemini kınayarak uluslararası hukuka göre İran'ın, ulusal güvenlik ve toprak bütünlüğü ihlallerine karşı meşru savunma ve meşru müdafaa hakkına sahip olduğunu vurguladı Guterres, Siyonist rejimin son dönemde bölgedeki maceralarına ilişkin endişelerini dile getirerek, bölgede topyekün bir savaş ihtimali ve sonuçlarıyla ilgili endişelerini dile getirdi.

İran cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın yemin törenine katılmak üzere Tahran'a gelen  Hamas'ın siyasi büro başkanı İsmail Heniye, 31 Temmuz Çarşamba sabahı alçak bir suikast sonucu şehit oldu. Tecrübenin gösterdiği gibi Siyonist rejim, artan direniş baskılarının yol açtığı iç sorunlar nedeniyle kendisini zor durumda bulduğunda, terör eylemlerini  yoğunlaştırarak içeride krizin şiddetini azaltmaya ve bu krizleri çeşitli yollarla yurt dışına yaymaya çalışmaktadır.  Lübnanlı ve Filistinli direniş liderlerine yönelik Siyonist terör saldırılarının hukuka aykırılığının yanı sıra, bu çocuk katili rejimin Batılı destekçilerinin Siyonist terör eylemlerine karşı ölümcül sessizliği, onların bu suçlara anlamlı destek ve suç ortaklığının işaretleridir. Çünkü daha önce ve son aylarda, Siyonist rejimin Gazze Şeridi'ndeki suçlarına karşı uluslararası toplumun eylemsizliği nedeniyle, Siyonist rejimin Suriye ve Lübnan'daki sınır ötesi terör saldırılarında bir takım direniş liderleri ve İranlı askeri danışmanlardan şehit oldular.
Siyonist rejimin son dönemde Tahran'da gerçekleştirdiği terör eylemi, BM Genel Sekreteri tarafından da itiraf edildiği gibi, İran'ın toprak bütünlüğünü ve ulusal egemenliğini ihlal etmenin yanı sıra bölgesel ve uluslararası barış ve istikrarı da tehlikeye atmıştır ve bu nedenle bu rejimin bölgede işlediği suçların devamını önlemek ve  bölge halkını, İsrail'in terörist ve soykırımcı rejiminin başbakanı Benyamin Netanyahu liderliğindeki Tel Aviv'i yöneten suç örgütünden kurtarmak için uluslararası toplumun Siyonist rejime baskı yapması gerekmektedir. Ancak Siyonist rejimin son dönemde Tahran'da gerçekleştirdiği ve kesinlikle Amerikan hükümetinin onayıyla yapılan terör eylemi, İslam Cumhuriyeti'nin buna cevap verme hakkını saklı tutacağını vurguladığı için bu rejim açısından ciddi sonuçlar doğuracaktır. 

Bu bağlamda İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamenei, Filistin Direniş Cephesi ve Gururlu Filistin Milleti'nin önde gelen lideri İsmail Haniye'nin şehadeti nedeniyle taziyelerini ifade eden mesajında, "Suçlu Siyonist rejim bu eylemiyle kendisine ağır bir ceza hazırlamıştır." vurgusunda bulundu. 

İslam İnkılabı Lideri'nin beyanatı çerçevesinde geçtiğimiz Nisan ayında, 7 askeri danışmanın şehit olmasına yol açan Suriye'nin başkentindeki İran konsolosluğunun hedef alınmasının ardından İslam Cumhuriyeti, "Gerçek vaat" olarak bilinen ender bir operasyonla Siyonist rejimin çeşitli üslerini ve askeri merkezlerini hedef aldı. Bu nedenle Siyonistlerin son dönemdeki terör eylemi olan Hamas hareketinin üst düzey isimlerinden İsmail Haniye'ye düzenlenen suikasta, İslam Cumhuriyeti ve direniş gruplarının orantılı bir karşılık vermesi bekleniyor.

Bilindiği üzere İran İslam Cumhuriyeti, yüksek siyasi ve askeri gücüyle İslam Devrimi'nin zaferinden sonra Filistin ve Lübnan'daki direniş cephesinin haktalep mücadelelerini her zaman desteklemiştir ve Filistin halkının ülküsünü gerçekleştirmek ve Güney Lübnan'ın işgal altındaki topraklarını özgürleştirmek için elinden geleni yapmıştır.