İran saldırganı uluslararası hukuka göre cezalandırmayı hedefliyor
Siyonist rejimin İsmail Haniye'ye suikast düzenlemesi uluslararası hukuk standartlarına aykırıdır ve İran İslam Cumhuriyeti saldırganı uluslararası hukuka göre cezalandıracaktır.
İran İslam Cumhuriyeti Yargı Erkinin uluslararası ilişkilerden sorumlu yardımcısı ve İran'ın insan hakları merkezi sekreteri Kazım Garibabadi suç teşkil eden terör eylemlerine İran’ın vereceği her türlü tepkinin, uluslararası haklara uygun ve Birleşmiş Milletler çerçevesinde ve İran İslam Cumhuriyeti'nin hakları çerçevesinde olacağını belirtti.
“İsmail Haniye'nin şehadeti tamamen hukuk dışı, illegal ve tamamen keyfi bir eylemdir.” Diyen Garibabadi şöyle devam etti: Uluslararası hukuka göre Siyonist rejimin eylemi güç kullanmama ilkesini ihlal ediyor. Başka bir ülkenin topraklarında birine suikast düzenlediğinizde aslında güç kullanımına başvurmuş olursunuz ve bu Birleşmiş Milletler Şartı'na aykırıdır.
İran İslam Cumhuriyeti Yargı Erkinin uluslararası ilişkilerden sorumlu yardımcısı ve İran'ın insan hakları merkezi sekreteri ayrıca şöyle dedi: İran İslam Cumhuriyeti egemen ve bağımsız bir ülkedir, Siyonist rejim, İran İslam Cumhuriyeti topraklarında bu terör operasyonunu gerçekleştirirken, uluslararası hukuk açısından İran'ın egemenliğini ihlal etmiştir.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres de, İran Dışişleri Bakan Vekili Ali Bakıri Keni ile yaptığı telefon görüşmesinde, Siyonist rejimin 31 Temmuz Çarşamba günü Filistin İslami Direniş Hareketi Hamas siyasi ofis başkanı İsmail Haniye'nin Tahran’da şehit edilmesindeki terör eylemini kınadı ve Uluslararası hukuka göre İran'ın, ulusal güvenlik ve toprak bütünlüğü ihlallerine karşı meşru savunma ve meşru müdafaa hakkına sahip olduğunu vurguladı.
Siyonist rejimin Filistinli tanınmış şahsiyetlerine karşı uzun bir terör eylemleri geçmişi var ve terörü her zaman bir propaganda aracı olarak kullandı. İsmail Haniye’nin Tahran'da terör edilmesi Siyonistlerin Filistinli mücadeleci gruplara karşı koyma konusundaki zayıflığını ve beceriksizliğini gösteriyor. Siyonist rejimin liderleri, şom düşünce ve hedefleriyle, planladıkları komplolarla da bölgedeki savaşın ve güvensizliğin kapsamını genişletmenin yollarını arıyor; böylece Aksa Tufanı operasyonu ardındaki acziyeti ve Filistinli mücadeleci gruplar karşısında ardı ardına aldıkları yenilgileri örtbas etmeye çalışıyorlar.
İran İslam Cumhuriyeti bölgede ilkeli ve istikrar sağlayıcı politikalarını sürdürecek ve saldırganların cezalandırılması yönünde hareket edecektir. Siyonist rejimin Haniye suikastı eylemi bölgede kaos ve güvensizlik yaratmak amacıyla gerçekleştirilmiştir, İran bu saldırgan ve terörist davranışı asla cevapsız bırakmayacaktır.
İran'ın saldırgan bir rejim olarak Siyonist rejimi cezalandırma eylemi, uluslararası hukukun kural ve kanunlarına dayanmaktadır. Ülkelerin egemenliklerinin gözetilmesi ve saygı gösterilmesi uluslararası hukukta kabul edilen bir ilke olup, Siyonist rejimin Tahran'daki terör eylemi bu ilkeyi tamamen ihlal etmiştir.
Amerika ve Batılı hükümetler Siyonist rejimin gerginlik yaratan ve terör eylemlerine sessiz kalmaya ve eşlik etmeye devam ediyor ve Tel Aviv'in krize yol açmasını kınayarak tepki göstermeye bile istekli değiller, tıpkı Gazze'deki Siyonist suçlara sessiz kaldıkları gibi.
İran'ın Tutumu, uluslararası hukukta belirtilen yasal hakları kullanarak gayri meşru Siyonist rejimi cezalandırmaktır. Bu yasalara göre toprak bütünlüğünün ve bağımsız egemenliğin savunulmasını dokunulmaz bir ilke olarak gören İran İslam Cumhuriyeti de bu ilkeler doğrultusunda hareket edecektir./