Güçlü bir İran için hükümet ile parlamentonun empati mevsimi
Sahab- İran İslam Cumhuriyeti İslami Şura Meclisi’nin cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın önerdiği tüm bakanlara güven oyu vermesi yönündeki eylemi, güçlü bir İran inşa etmek için yeni bir empati ve uzlaşma dönemi vaat ediyor.
Önceki gün 22 Ağustos 2024 Çarşamba günü İslami Şura Meclisi temsilcileri 14. kabinenin önerdiği bakanların niteliklerini incelediği 5 günün ardından Mesud Pezeşkiyan hükümetinin 19 bakanının tümüne güven oyu verdi. Böylece pratikte hükümete desteklerini ve gönül birlikleğini kanıtladılar.
İslami şura meclis başkanı Muhammed Bagır Galibaf, önerilen bakanlara güvenoyu oturumu ardından yaptığı açıklamada, "Meclis'in saygıdeğer temsilcileri, saygın hükümetle işbirliği doğrultusunda uzlaşmanın ikinci adımını attı ve Dr. Pezeşkiyan'ın önerdiği kabinenin tüm üyelerine güven oyu verdiler.” Dedi.
Galibaf’ın ikinci adımdan amacı, cumhurbaşkanının önerilen bakanları tanıtma eylemiydi.. Bu hedefi gerçekleştirmenin ilk adımı olarak ulusal birlik hükümeti kurma sloganını açıklayan Mesud Pezeşkiyan, 14. hükümetin bakanlarını farklı siyasi akımlardan ve ılımlı isimlerden oluşturarak tanıttı.
İslami Şura Meclisi’nin önerilen 19 bakanın tamamına güven oyu vermesi, hükümet ve parlamentonun mevcut durumda İran'ın en önemli ihtiyacının, zorlukların üstesinden gelmek için ulusal birlik olduğuna inandığını gösteriyor; ki bu zorlukların büyük bir kısmı Yabancı düşmanlar tarafından İran’a dayatılmış durumda. Aslında artık hükümet ve parlamento, yalnızca ilerleme ve kalkınma yönünde ilerlemenin değil, aynı zamanda dış komplolarla yüzleşmesi için de ulusal fikir birliğinin oluşması gerektiğine inanmaya başladı.
Böylece ulusal uzlaşmanın oluşmasına yönelik ilk adımlar hükümet ve parlamento tarafından atıldı. İslam Şura Meclisi Başkan Vekili Ali Nikzad konuyla ilgili şunları söyledi: "Parlamento, teklif edilen kabineye maksimum güven oyu vererek, saygın hükümete empati ve arkadaşlıkla yardım etmeye çalıştığını gösterdi. Bu etkileşim yapıcı ve sürekli bir şekilde devam ederse mutlaka insanlara, ülkeye ve İslam Cumhuriyeti sistemine fayda sağlayacaktır."
Diğer bir konu ise hükümetin ve parlamentonun sempatisinin İran'daki elit siyasi gelişimin yüksek seviyesini göstermesidir. İran'ın yeni cumhurbaşkanı partili ve akımlara bağlı görüşünün mevcut zorlukları azaltmaya yardımcı olamayacağına inanıyor. Bu nedenle farklı siyasi akımların temsilcilerinin katılımıyla yeni kabineyi kurdu. İslami şura meclisi milletvekilleri, siyasi ve parti görüşleri ne olursa olsun, artık yeni kabinenin oluşumuna hızla yardım etmeleri gerektiği sonucuna vardı. Dolayısıyla hükümet ve parlamentodaki bu milli tutum, İran'daki siyasi gelişmenin bir işareti olarak değerlendirilebilir.
Unutmamak gerekir ki hükümetin önerdiği tüm bakanlara Meclis'in güven oyu vermesi, hükümet nezdinde denetleme görevinden vazgeçmek anlamına gelmiyor; aksine hükümetin performansının denetimi de güçlü bir şekilde devam edecek. İslami Şura Meclisi milletvekillerinin kabinenin performansı üzerindeki denetimi, ulusal uzlaşmayla çelişmediği gibi, hükümete kendisine verilen görevi yerine getirmesinde ve güçlü bir İran'ın inşası yönünde yardımcı olmaktadır./