Pezeşkiyan’ın İran'a yönelik tek taraflı yaptırımların kaldırılması gerektiğine vurgusu
https://parstoday.ir/tr/news/iran-i265626-pezeşkiyan’ın_İran'a_yönelik_tek_taraflı_yaptırımların_kaldırılması_gerektiğine_vurgusu
İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı "Mesut Pezeşkiyan"ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'ndaki konuşmasının önemli temalarından biri ABD'nin baskıcı yaptırımlarının kaldırılması ve küresel etkileşim ve münasebetlerde tehdit odaklı yaklaşımdan kaçınılması gerektiği noktasındaydı.
(last modified 2024-09-26T12:16:04+00:00 )
Eylül 26, 2024 15:16 Europe/Istanbul
  • Pezeşkiyan’ın İran'a yönelik tek taraflı yaptırımların kaldırılması gerektiğine vurgusu

İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı "Mesut Pezeşkiyan"ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'ndaki konuşmasının önemli temalarından biri ABD'nin baskıcı yaptırımlarının kaldırılması ve küresel etkileşim ve münasebetlerde tehdit odaklı yaklaşımdan kaçınılması gerektiği noktasındaydı.

 İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı, günümüz dünyasında güvenliğin birbirine bağlı bir konu olduğunu belirterek, şöyle konuştu: "Birbirine bağlı mevcut dünyada, bir ülkenin güvenliği ve çıkarları asla diğerlerinin güvenliği ve çıkarları yok edilerek güvence altına alınamaz. Küresel sorunların çözümü için yeni bir bakış açısına ihtiyacımız var. Böyle bir bakış açısı tehditler yerine fırsatlara odaklanmalıdır. Bu etkileşimli mantığa dayanarak yeni işbirliği fırsatları yaratılabilir."
Küresel sorunların çözümüne yönelik bu fırsat odaklı yaklaşım çerçevesinde Pezeşkiyan şunları ekledi: "İran ve dünya güçleri fırsat odaklı bir yaklaşımla nükleer anlaşmaya ulaştı ve İran’ın haklarının tanınması ve yaptırımların kaldırılmasına karşı en üst düzeyde denetimi kabul ettik. Trump'ın nükleer anlaşmadan tek taraflı çekilmesi, siyasi alanda tehdit odaklı, ekonomik alanda ise güç odaklı bir bakış açısı sergilediğini gösterdi.“
Bilindiği üzere önce Avrupa Troykası, ardından Güvenlik Konseyi'nin beş daimi üyesi ve Almanya ile 12 yıl süren inişli çıkışlı müzakerelerin ardından 2015 yılında İran İslam Cumhuriyeti, KOEP olarak bilinen kapsamlı bir nükleer anlaşmaya vardı. Ancak Amerika'daki güçlü Siyonist lobinin ve Siyonist rejimin etkisiyle Donald Trump 2018'de KOEP’ten çekildi. Dönemin ABD Başkanı, maksimum baskı politikası çerçevesinde İran'a karşı yüzlerce yeni yaptırım uygulayarak İran'a diz çöktürmeye çalışıyordu.
Trump'ın KOEP’ten çekilmesi, İran halkının ekonomisi ve geçimi üzerinde yıkıcı etkileri olmasına rağmen İran diz çökmedi. Trump, İran fobisi politikasını yoğunlaştırarak Siyonistlerin İran'ı izole etme ve direniş eksenini zayıflatma hedeflerini gerçekleştirebileceğini düşünüyordu. Artık, işlediği suçlarla dünyada kendisine karşı nefret uyandıran Siyonist rejimdir ve onun başbakanı Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından aranmaktadır. Amerika'nın azami baskı politikası İran'a diz çöktürmedi ve İran'ın barışçıl nükleer programının gelişimini durdurmadı.
ABD Başkanı Joe Biden, 2021'de iktidara geldikten sonra KOEP’e dönme fırsatını değerlendirmedi ve hatta yaptırımları genişletti. Yaptırımların kaldırılması Pezeşkiyan’ın seçim programının ana eksenlerinden biriydi. İran Cumhurbaşkanı, yıllık Genel Kurul toplantısına katılmak üzere New York'a yaptığı seyahat planına bu konuyu da dahil etti. Fakat Amerika başkanlık seçiminin eşiğinde ve bu dönemin adaylarından biri de Donald Trump’tır.  Ancak İran, küresel ve bölgesel arenada gerilimi azaltma dış politikasının ilerlemesini, ABD'de iktidarın devrine ertelemedi.
Rusya'nın Ukrayna'ya saldırısı ve Siyonistlerin Gazze Şeridi'nde ve şimdi de Lübnan'da işlediği suçların ardından uluslararası atmosfer değişti ve KOEP’in yeniden canlandırılması zorluklar ve engellerle karşı karşıya. Küresel ve bölgesel arenada böylesine gergin bir atmosferde İran İslam Cumhuriyeti, adaletin, gerilimi azaltmanın, etkileşimin ve diyaloğun bayraktarıdır. 
Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, BM Genel Kurulu'nda dünya hükümetlerinin liderlerine ve temsilcilerine hitaben yaptığı konuşmanın bir bölümünde şunları söyledi: "Nükleer anlaşma üyeleriyle etkileşime girmeye hazırız. Nükleer anlaşma yükümlülükleri tam olarak ve iyi niyetle uygulanırsa, diğer konularda da görüş alışverişine girebiliriz."/