İran'ın 14. Hükümetinin Dış Politikası üzerine
İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Seyyid Abbas Irakçi, Cumartesi akşamı özel haber programında yaptığı açıklamalarda, 14. hükümetin dış politika stratejilerini çeşitli konular bağlamında ele alarak açıkladı.
Hükümetin dış politikada en önemli yaklaşımlarından biri, Batı Asya bölgesindeki direniş gruplarına desteği sürdürmek olarak tanımlanıyor. Seyyid Abbas Irakçi, Lübnan ve Suriye’ye düzenlenen diplomatik ziyaretlerin temel amacının, İran’ın direnişin yanında olduğunu ve hiçbir koşulda ideallerinden vazgeçmeyeceğini göstermek olduğunu vurguladı.
Bir diğer önemli hedef ise Siyonist rejimin işlediği suçları ve bu suçların amacını bölge ülkelerine anlatmak. Irakçi, Beyrut’a gerçekleştirdiği ziyaretin amacının bölgedeki ülkeler arasında Siyonist rejim karşıtı ortak bir ses ve uyum oluşturmak olduğunu ifade etti.
İran’ın 14. hükümetinin diğer dış politika öncelikleri arasında, BRICS ve Şanghay İşbirliği Örgütü gibi bölgesel ve uluslararası kuruluşlarda aktif rol alma hedefi bulunuyor. Ayrıca, İran ile Rusya ve Çin gibi büyük güçler arasında ikili ilişkilerin güçlendirilmesi öncelikler arasında yer alıyor. Bu bağlamda Irakçi, İran-Çin 25 yıllık işbirliği anlaşmasının farklı alanlara yönelik sözleşmelere dönüştürülmesi gerektiğini belirtti. Rusya ile yapılacak işbirliği anlaşmasının ise Cumhurbaşkanı Mesut Pezeşkiyan’ın Moskova ziyareti sırasında imzalanması bekleniyor.
Hükümetin dış politika gündeminde nükleer müzakereler de önemli bir yer tutuyor. Geçmişte Kapsamlı Ortak Eylem Planı’na (KOEP) yol açan müzakereler, ABD’nin anlaşmadan çekilmesiyle işlevsiz hale gelmişti. Yeni hükümet, Batılı ülkelerle mevcut sorunları çözmek için müzakereye açık olduğunu, ancak bunun yeni bir ortamda ve bir yıl içinde sonuçlanması gerektiğini belirtiyor.
Gelinen aşamada 14. hükümet, mevcut sorunların çözümü için Batılı ülkelerle müzakere etmeye bir kez daha olumlu baktı. Ancak bu müzakerelerin yeni bir ortamda gerçekleştirileceğine ve bir yıl içinde sonuçlanması gerektiğine inanıyor. Bu konuda Seyyid Abbas Irakçı şöyle dedi: “Eğer şimdi nükleer müzakereler başlarsa, Kapsamlı Ortak Eylem Planı (KOEP) artık eski işlevini taşımıyor ve mevcut haliyle yeniden canlandırılamaz. Ancak bir referans ve kaynak olarak kullanılabilir. Kesinlikle mümkün bir anlaşmaya varılacak müzakerelere girmeliyiz."
Yeni müzakereler başlasa bile, süre sınırlı olacaktır. Çünkü Ekim 2025'te Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2231 sayılı kararının süresi dolacak./