Hak ve Bâtılın Küresel çatışma; Saidi: "İnsanlık, vaat edilen kurtarıcıyı bekliyor"
Parstoday: Baş Kumandanın İdeolojik ve Siyasi Dairesi Başkanı, bugün yapay zeka meselesinin küresel istikbar ve onun hedeflerinin hizmetinde olduğunu belirterek, “Hangi düşmanla karşı karşıya olduğumuzu bilmeliyiz.” Dedi.
Geçtiğimiz günlerde İran Silahlı Kuvvetleri Genel Komutanlığı'nın ideolojik ve siyasi dairesi başkanı Hüccet-ül-İslam Ali Saidi Şahrudi yaptığı konuşmada dünyanın ve Batı Asya'nın önemli gelişmelerine değindi.
Parstoday'in haberine göre, küresel durum analizinde şunları söyledi: "Dünyanın her yerinde depremlere, fırtınalara, Siyonist rejimin Filistin'e karşı savaşına ve Gazze'deki bu vahşi rejim tarafından insanların öldürülmesine tanık oluyoruz. İsrail'in Lübnan ve Suriye'ye karşı savaşı, henüz bitmemiş olan Suudi Arabistan-Yemen savaşı, Rusya-Ukrayna savaşı ve Avrupa'daki sağcı yaklaşımlar oldukça kaygı verici; Dünyadaki bu gelişmeler bir güç değişimine işaret ediyor.
Genel Kumandanın İdeolojik ve Siyasi Dairesi Başkanı, İran'ın bu alandaki misyon ve rolünü açıklamasının devamında şunları ekledi: 15. yüzyılda Avrupa, teknolojiye ve sermayeye dayalı bir güç merkezi haline gelmiş ve bu egemenliğin sanayileşmesi, Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarına neden olmuştur. Amerika bir kez daha 2. Dünya Savaşı'nın ortasında bedel ödemeden savaşa girdi ve savaşı kazandı, güç Avrupa'dan Amerika'ya geçti.
ABD'nin kuruluşunun 200. yıl dönümüne değinerek, bu ülkenin insan gücünün merkezi olarak gösterdiği çabalara dikkat çeken Saidi şöyle devam etti: ABD'nin ancak 20. yüzyılın ikinci yarısında Kore Savaşı, Irak ve Afganistan gibi 21 ülkeye doğrudan saldırması, aslında Amerikan suçlarının gücünün bir göstergesidir.
Hüccet-ül-İslam Saidi, üçüncü aşamada dünya çapında etkili güçlerin yerlerinden edildiğine tanık olduğumuzu belirterek, şöyle konuştu: Dünya siyasetçilerinin analizi, Dünyanın gelecekteki etkili güçlerinin Amerika, Çin, Rusya, Hindistan ve İran'ın olduğu yönündedir.
Saidi ahir zaman döneminde olduğumuzu ve insanlığın bir kurtarıcıyı beklediğini, olumlu sonuçlar alabilmek için bu konunun bayraktarı olmaya çalışmamız gerektiğini belirterek Siyonist rejimin ve ABD'nin bu alandaki çabalarına dikkat çekerek şöyle devam etti: Siyonist rejimin ve Amerika'nın iki fikri var; birincisi küreselleşme, yani dünyaya hükmetmek ve diğeri ise Mesih'in gelişini beklemek anlamına gelen vaatçiliktir; elbette İsa'yı yanlış tanımlamalarıyla.
Dünyada iki çeşit vaat ve kurtarıcıya tanık olduğumuzu ifade eden Hüccet-ül-İslam Saidi, şöyle konuştu: Hak cephesinde adalet olan İmamı Asr'ın (a.s.) vaadi vardır, bâtıl vaad cephesinde ise Dünyadaki suçluların bahsettiği şeytani yönetimdir. Dolayısıyla günümüz savaşı, hak ile bâtılın karşı karşıya gelmesidir.
Hak ve bâtıl cephesinin özelliklerine değinen Hüccet-ül-İslam Saidi, şunları söyledi: Birinci özellik, düşmanın gerilemesidir, fakat bu, düşmanın geri çekildiği anlamına gelmez; Düşman, Beyaz Saray ve Amerika'nın egemen rejiminin ve düşen Siyonist rejimin temeli için son kurşununa, son nefesine kadar savaşacaktır.
Batıl cephenin çabalarına ve uydu, Hollywood, sanal alan gibi dünyanın medya kapasitelerinin kullanımına ve çeşitli silahları ve ekledi: Yüzleşmek sadece askeri değil, İran eksenli Hak ve Batıl arasındaki çatışmadır. Diğeri ise teknolojiyi düşmanın amaçlarına hizmet etmek için kullanmaktır, düşman teknolojiyi her şeye rağmen kendi egemenliği için kullanmaktadır. İran'da geçtiğimiz yıllarda İmam Zaman'ın (a.s.) askerlerinin keşfedip etkisiz hale getirdiği endüstriyel vandallığa tanık olduk.
Genel Komutanlığın İdeolojik ve Siyasi Dairesi Başkanı, bugün yapay zeka meselesinin küresel istikbarın ve onun hedeflerinin hizmetinde olduğunu belirterek şöyle devam etti: Hangi düşmanla karşı karşıya olduğumuzu bilmeliyiz; Çatışmanın boyutu bölgesel ve uluslararasıdır. Bugün sadece Gazze ve Filistin sorunu değil, asıl sorunumuz istikbar cephesidir.
Hüccetü'l-İslam Saidi, İslami İran'ın direniş cephesinin ve Ehl-i Beyt'in dünya arenasındaki bayraktarı olduğuna dikkat çekerek şunları hatırlattı: Aksa Tufanı operasyonu Siyonist rejimin çaba ve stratejilerini sekteye uğrattı ve onu şaşırttı; Siyonist rejim, Gazze'de 40 bin masum insanı katlettikten sonra Lübnan'a saldırıyor.
İnsanlığı kurtaracak bir kurtarıcının ortaya çıkmasına zemin hazırlamanın, düşmanla mücadelenin bir diğer hedefi olduğunu ifade ederek şunları ekledi: "Ehlibeyt imamları, tarih boyunca adaletin gerçekleşmesi için bedel ödediler. Adalet için bu mücadele ve direniş bedelsiz olmayacaktır. Bugün Siyonist rejime karşı çıkmak, Amerika'ya karşı çıkmak, Filistin ve Gazze'nin mazlum halkını savunmaktır./