İran’dan ABD ve Avrupa Troykasına "Tetik Mekanizması" Tehdidine Karşı Uyarı
İran'ın BM Daimi Temsilcisi Emir Said İrevani, Almanya, Fransa ve İngiltere’den oluşan Avrupa Troykası'nın suçlamalarına ilişkin olarak, "Tetik Mekanizması"nın uygulanması tehdidinin yapıcı olmadığını ve İran'ın sert bir yanıtıyla karşılaşacağını” belirtti.
İrevani, 10 Aralık Salı günü BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’e ve BM Güvenlik Konseyi Başkanı'na yazdığı mektupta, Avrupa Troykası'nın İran'ın BMGK 2231 sayılı kararına uymadığı yönündeki iddialarını kesin bir şekilde reddetti. İrevani söz konusu mektubunda, İran'ın nükleer anlaşmaya ilişkin taahhütlerinin değerlendirilmesinin, ABD’nin anlaşmadan tamamen çekildiği bağlam dışında ele alınmasının temelsiz olduğunu vurguladı. İrevani, bu tür iddiaların, ABD ve Avrupa’nın sürekli provokasyonlarını ve ihlallerini görmezden gelerek İran'ın anlaşmayı sürdürme çabalarını göz ardı ettiğini belirtti.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi de, Avrupa Troykası'nın İran'ın barışçıl nükleer faaliyetlerine yönelik temelsiz iddialarını reddetti. Bekayi, gelişmiş santrifüjlerin devreye alınmasının, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması (NPT) çerçevesindeki haklarına uygun ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) gözetiminde gerçekleştirildiğini ifade etti. Ayrıca, Avrupa ülkelerine yapıcı diyalog yoluna geri dönmeleri çağrısında bulundu.
Troykadan Suçlamalar ve İran’ın Tepkisi:
Avrupa Troykası, 9 Aralık’ta UAEA Genel Müdürü Rafael Grossi'nin raporuna dayanarak, İran'ın %60 oranında zenginleştirilmiş uranyum üretimini artırdığını ve bunun sivil amaçlı bir gerekçesi olmadığını ileri sürdü. İran, bu suçlamaların nükleer programının barışçıl yapısını hedef alan siyasi söylemler olduğunu belirtti. İran, Nükleer Anlaşma ve 2231 sayılı BMGK kararı çerçevesinde kaldırılması gereken yaptırımların hâlâ yürürlükte olduğunu ve Batı'nın kendi taahhütlerini yerine getirmediğini hatırlattı.
ABD’nin tek taraflı olarak 2018’de nükleer anlaşmadan çekilmesi ve yeniden yaptırımları devreye sokmasıyla başlayan süreçte, "Tetik Mekanizması" tehditleri, İran’ın karşı tedbir alabileceği bir konu olarak görülüyor. İran İslam Cumhuriyeti buna karşı iç kapasitesine ve yerli uzmanlarının yetkinliklerine dayanarak, nükleer alanda önemli ilerlemeler kaydettiğini vurguluyor.
Çifte Standart ve Bölgesel İstikrarsızlık:
Tahran, Batı’nın çifte standart politikalarını eleştirerek, ABD ve Avrupa’nın İsrail’in nükleer silahlanmasına sessiz kaldığını, ancak İran'ın barışçıl nükleer programını hedef aldığını belirtiyor. İran, bu yaklaşımların bölgedeki istikrarsızlığın temel nedenlerinden biri olduğunu savunuyor.
Bu bağlamda İran, kendi iç kapasitesine dayanarak, tüm engellemelere ve Batı’nın politikalarına karşı direnme ve gelişimini sürdürme kararlılığını dile getiriyor.
İran'ın UAEA ile işbirliğine devam etmesi
Tabi bu arada İran, UAEA ile işbirliğine her zaman olduğu gibi devam ediyor. Bundan birkaç gün önce İran Atom Enerjisi Kurumu başkanı Muhammed İslami katıldığı bir etkinlikte yaptığı açıklamada "Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın çerçevesine ve kurallarına uygun hareket ediyoruz ve Ajans faaliyetlerimizi denetliyor. Faaliyet sayınız üç birimden beş birime çıktığında, denetimler de buna paralel olarak artar. Bu, tamamen mantıklı ve doğal bir durumdur, yeni bir olay değildir. İran’a karşı korku ve paniği körüklemek ve dünya kamuoyunu harekete geçirmek isteyenler, yıllardır İran’ın nükleer programını kötülemeye çalışan Siyonist lobidir. Ancak bu tür propagandalar hiçbir zaman sonuç vermemiştir" dedi.
İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı, "Bu meseleler, Siyonist rejim tarafından üretilmiştir. Dosya oluşturma ve bu tür girişimlerden keyif alıyorlar çünkü bu durum dikkatleri başka yöne çekiyor ve Siyonist rejim, bu tür bahanelerle kendi pozisyonunu güçlendirmeye çalışıyor. Amacımız, denetim ve güven ortamının sağlanmasına yönelik adımlar atmaktır. Ayrıca, iki tarafın yardımcılarının oturup bir çerçeve (modalite) belirlemesi konusunda anlaştık ve bu süreç tamamlandı" ifadelerini kullandı./