ABD’nin İran’a Karşı Yeni Propaganda Kampanyası
https://parstoday.ir/tr/news/iran-i273850-abd’nin_İran’a_karşı_yeni_propaganda_kampanyası
Donald Trump’ın yeniden ABD başkanı olmasıyla birlikte, Washington İran’a karşı baskı kampanyasını yeniden başlatarak hem maksimum baskı politikasını canlandırmaya hem de İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı psikolojik savaş ve propaganda kampanyası yürütmeye başladı.
(last modified 2025-02-23T11:13:32+00:00 )
Şubat 23, 2025 14:13 Europe/Istanbul
  • ABD’nin İran’a Karşı Yeni Propaganda Kampanyası

Donald Trump’ın yeniden ABD başkanı olmasıyla birlikte, Washington İran’a karşı baskı kampanyasını yeniden başlatarak hem maksimum baskı politikasını canlandırmaya hem de İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı psikolojik savaş ve propaganda kampanyası yürütmeye başladı.

Bu çerçevede, ABD Başkanı Donald Trump’ın Ulusal Güvenlik Danışmanı Michael Waltz, 21 Şubat’ta Washington’daki Cumhuriyetçi Parti Konferansı’nda (CPAC) konuşarak, İran’ın nükleer programına ilişkin ABD’nin iddialarını tekrarladı ve İran’a yönelik maksimum baskı politikasını gerekçelendirmeye çalıştı. Waltz, İran’ın hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmaması gerektiğini öne sürerek, "Eğer İran nükleer silah elde ederse, mantıklı bir aktör olup olmayacakları sorusu gündeme gelir. İsrail’i, yani müttefikimizi yok edebilirler." iddiasında bulundu. Ayrıca, İran’ın nükleer silaha sahip olması halinde küresel güvenliği tehdit edeceğini öne sürdü ve Trump yönetiminin bunu engellemek için her şeyi yapacağını belirtti. Waltz, Trump’ın İran ekonomisini sıkıştırmak için maksimum baskı politikasını yeniden devreye sokan bir kararname imzaladığını da duyurdu. 

Ancak ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı'nın İran’ın barışçıl nükleer programına yönelik bu iddiaları, Washington ve İsrail rejiminin uzun süredir İran’ın nükleer silah geliştirdiği yönündeki söylemlerine rağmen, herhangi bir somut kanıt sunulmaksızın yapılmaktadır. ABD, Joe Biden döneminde defalarca İran’ın askeri amaçlı bir nükleer program yürütmediğini kabul etmiştir. ABD istihbarat kurumları da İran’ın nükleer silah geliştirmeye çalışmadığını teyit etmektedir. ABD Ulusal İstihbarat Direktörlüğü'nün Temmuz 2023'te yayınladığı gizliliği kaldırılmış bir raporda, İran’ın şu anda nükleer bomba üretimi için gerekli olan temel silah geliştirme faaliyetlerini yürütmediği belirtilmiştir. Benzer şekilde, Aralık 2022’de dönemin ABD Ulusal İstihbarat Direktörü Avril Haines de İran’ın nükleer silah üretmeye karar verdiğine dair hiçbir kanıt bulunmadığını açıklamıştır. 

ABD’nin İran’a karşı yürüttüğü yeni propaganda kampanyasının ikinci ayağı, İran’ı "savaş yanlısı bir ülke" olarak göstermeye yönelik çabalardır. Washington, İran’ın insansız hava araçlarını (İHA) diğer ülkelere sattığını ve bunun küresel güvenliği tehdit ettiğini iddia etmektedir. Bu kapsamda, ABD’deki CPAC Konferansı’nda bir İran yapımı İHA sergilenerek, İran’ın tehdit oluşturduğu yönündeki söylemler güçlendirilmeye çalışılmıştır. Amerikan medyası, sergilenen bu İHA’nın Ukrayna ordusu tarafından düşürüldüğünü ve Ukrayna, Polonya ile ABD merkezli "Nükleer Silahlı İran’a Karşı Birlik" (UANI) adlı kuruluş tarafından ABD’ye getirildiğini iddia etmektedir. 

UANI’nin başkanlığını, eski ABD’nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Mark Wallace yapmaktadır ve bu kuruluş, İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı çeşitli faaliyetler yürütmektedir. Batılı kaynaklara göre, sergilenen İHA, İran yapımı "Şahid-136" modeli olup, Rusya tarafından Ukrayna savaşında kullanılmış ve adı "Geran-2" olarak değiştirilmiştir. Avrupa Birliği ve ABD, daha önce İran’ın Rusya’ya İHA gönderdiği iddiasıyla Tahran’a yönelik yeni yaptırımlar uygulamıştı. 

ABD’nin CPAC Konferansı’nda İran’a karşı propaganda amaçlı olarak bir İHA sergilemesi, İran’ın Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilciliği tarafından sert bir şekilde eleştirildi. İran’ın BM Temsilciliği, "Şahid İHA’larının satışına dair herhangi bir kısıtlama bulunmamaktadır." açıklamasında bulundu. Temsilcilik ayrıca, "Şahid İHA’ları dünyanın en iyi insansız hava araçlarından biridir; keşif, istihbarat ve operasyonel kabiliyetleri son derece üstündür ve maliyeti de oldukça uygundur." ifadelerini kullandı.

İran’ın BM Daimi Temsilciliği açıklamasının devamında şu ifadeleri kullandı: "Şahid İHA’larının satışına dair hiçbir yasal kısıtlama bulunmamaktadır. Herhangi bir ülke, bu İHA’ları saldırgan amaçlarla başka bir ülkeye karşı kullanmayacağına taahhüt ederse, satın alma talebinde bulunabilir." 

ABD, Şahid-136 İHA’larına yönelik karalama kampanyası yürütürken, aynı zamanda Gazze’deki soykırımda İsrail’e sağladığı 80 bin ton bombayı görmezden gelmektedir. Washington, sanki kendisi hiçbir sivil katliamına karışmamış gibi, İran yapımı insansız hava araçlarını "insanları öldüren bir silah" olarak lanse etmektedir. 

Ancak gerçek şu ki, ABD Soğuk Savaş sonrası dönemde Afganistan ve Irak’ta iki büyük savaş başlatmış, ardından Suriye, Irak ve Afganistan’daki terör gruplarını destekleyerek Batı Asya’da en büyük güvenlik tehdidine dönüşmüştür. Şimdi ise Trump yönetimi, İsrail’e bin 800 yeni bomba gönderme onayı vererek, Filistinlilerin ve İsrail’in komşu ülkelerindeki masum insanların katledilmesi için Tel Aviv’e gerekli silahları sağlamaktadır.