İrevani: İran’a Yönelik Yemen’e Silah Ambargosunu İhlal İddiası Asılsızdır
İran İslam Cumhuriyeti’nin Birleşmiş Milletler Daimî Temsilcisi ve Büyükelçisi Emir Said İrevani, İran’ın Yemen’e yönelik BM silah ambargosunu ihlal ettiği yönündeki iddiaların tamamen asılsız olduğunu vurguladı. İran’ın, BMGK kararlarına aykırı tüm faaliyetlere katılımı kesin şekilde reddettiğini belirtti.
IRNA’nın haberine göre, İrevani, Salı günü BM Güvenlik Konseyi’nin "Küresel İstikrar İçin Uluslararası İşbirliği Yoluyla Deniz Güvenliğinin Güçlendirilmesi" başlıklı açık oturumunda yaptığı konuşmada, deniz güvenliğinin evrensel ilkeler çerçevesinde, uluslararası hukuk temelinde, ayrım gözetmeksizin ve devletlerin egemenliğine tam saygı çerçevesinde korunması gerektiğini belirtti. İran’ın uluslararası deniz hukukuna bağlı kaldığını ve tüm sorumlu taraflarla iş birliği içinde açık, güvenli ve hukuk temelli deniz yollarının korunmasını desteklediğini ifade etti.
İrevani’nin konuşmasından satır başları şu şekilde:
İran, Fars Körfezi ve Umman Denizi’ne kıyısı olan bir ülke olarak Hürmüz Boğazı'nın güvenliği ve istikrarının korunmasında her zaman önemli bir rol oynamıştır.
İran donanması, Bab’ül Mendeb Boğazı ve Hint Okyanusu’nun kuzeyinde ticari gemi ve petrol tankerlerinin güvenli geçişini temin ederek bölgesel ve küresel deniz güvenliğine katkı sağlamaktadır.
Kalıcı deniz güvenliği ancak bölgesel kapsayıcı işbirliğiyle sağlanabilir. Ancak ABD’nin uyguladığı tek taraflı yasa dışı yaptırımlar ve zorlayıcı önlemler bu çabaları zayıflatmaktadır.
İran’a ait petrol sevkiyatlarının yasadışı biçimde alıkonulması gibi uygulamalar, uluslararası hukuku ve BM Şartı’nı ihlal ederek küresel denizcilik güvenliğini tehdit etmektedir.
ABD ve İsrail temsilcilerinin İran'a yönelik temelsiz ve siyasi amaçlı suçlamaları tamamen reddedilmektedir. Bu iddialar, Kızıldeniz’deki ve bölgedeki istikrarsızlığın gerçek nedenlerini saptırma girişimidir.
İran’ın BM’nin 2216 sayılı kararıyla çelişen hiçbir faaliyeti yoktur. Aksine, bu karar ABD tarafından Güvenlik Konseyi yetkilerini aşan yasa dışı eylemleri meşrulaştırmak için kötüye kullanılmaktadır.
Kızıldeniz’deki istikrarsızlığın esas kaynağı, İsrail’in Gazze’de işlediği suçlar ve bölgedeki işgal politikalarıdır. Bu eylemler ABD’nin tam desteğiyle ve mutlak bir dokunulmazlık zemininde gerçekleştirilmektedir.
İrevani konuşmasının sonunda, Güvenlik Konseyi’nin bu temel gerçekleri görmezden gelmemesi ve uluslararası hukuk düzenini savunarak küresel deniz güvenliğini teminat altına alması gerektiğini vurguladı.