Irakçi: İsrail'in Saldırıları, İran İslam Cumhuriyeti'ne Karşı Savaş İlanıdır
İran Dışişleri Bakanı, Birleşmiş Milletler'e yazdığı bir mektupta, İsrail'in dünyanın en terörist rejimi olduğunu belirterek, bu rejimin tüm kırmızı çizgileri geçtiğini ve uluslararası topluluğun bu suçların cezasız kalmasına izin vermemesi gerektiğini vurguladı. Güvenlik Konseyi ve Genel Sekreterin derhal ve tereddütsüz olarak kınama yaparak harekete geçmeleri gerektiğini söyledi.
IRIB'in verdiği haberde; Siyonist rejimin İran'a, özellikle askeri üsler, nükleer tesisler ve konut binalarına yaptığı askeri saldırılar sonucunda, bazı askeri komutanlar, üniversite hocaları, kadınlar ve çocuklar şehit oldu ve birçok kişi yaralandı.
İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Seyyid Abbas Irakçi, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Başkanı ve Genel Sekreteri'ne yazdığı mektupta, bu saldırıyı İran İslam Cumhuriyeti'ne karşı savaş ilanı olarak değerlendirdi ve Güvenlik Konseyi'nden acilen bu meseleye müdahale etmelerini talep etti.
İsrail Rejimi Kasıtlı Olarak Bir Kriz Başlattı
İran Dışişleri Bakanı'nın mektubunda şu ifadeler yer aldı:"İsrail rejiminin İran İslam Cumhuriyeti'ne karşı gerçekleştirdiği saldırı hakkında derin endişe ve acil bir şekilde bu mektubu yazıyorum. İsrail rejimi, Birleşmiş Milletler Antlaşması ve uluslararası hukukun temel kurallarını ihlal ederek, kasıtlı olarak büyük bir kriz başlatmış ve şehirler, barışçıl nükleer tesisler, askeri komutanlar ve siviller üzerinde koordineli askeri saldırılar gerçekleştirmiştir. Bu saldırılar arasında, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın tam denetimi altındaki İran'ın ana nükleer tesislerinden biri olan Natanz tesisine yapılan saldırı da bulunmaktadır."
Bu Eylemler, Siyonist Rejimin Devlet Terörizminin Bir Örneğidir
Irakçi mektubunda ayrıca şöyle devam etti:"Bu dikkatsiz saldırı, sadece İranlı sivillerin hayatını tehlikeye atmakla kalmamış, aynı zamanda nükleer felaket riski oluşturarak, bölgesel ve küresel barış ile güvenliği tehdit etmektedir. Uluslararası denetim altındaki nükleer tesislere yönelik kasıtlı bir askeri saldırı, uluslararası hukukun açık bir ihlalidir. Bu saldırı, aynı zamanda küresel silahsızlanma rejimini ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın işlerliğini daha da zayıflatmaktadır. Ayrıca, Tahran'da İranlı üst düzey komutanlara ve bilim insanlarına yönelik bir dizi hedefli suikast gerçekleştirilmiştir. Bu kasıtlı ve önceden planlanmış eylemler, devlet terörizminin açık örnekleridir."
İsrail'in Eylemleri, Uluslararası Hukukun Temellerine Saldırıdır
Irakçi'nin mektubunda yer alan diğer bir ifade şu şekildedir:"Bu zalimce eylemler, yalnızca İran'ın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal etmekle kalmamakta, aynı zamanda uluslararası insancıl hukuk, özellikle Cenevre Sözleşmeleri çerçevesinde savaş suçları olarak değerlendirilmektedir. Her şeyden önce, bu vahşi saldırılar, Birleşmiş Milletler Anlaşması'nın 2. Maddesinin 4. Fıkrasını açıkça ihlal etmektedir. Bu madde, hiçbir ülkenin toprak bütünlüğüne ya da siyasi bağımsızlığına karşı güç kullanımını yasaklamaktadır. Bu koordine saldırılar, İran İslam Cumhuriyeti'ne karşı savaş ilanıdır ve İsrail'in bölgedeki yasadışı ve istikrarsızlaştırıcı eylemlerinin başka bir örneğidir. Bu, küresel barış ve güvenlik için ciddi bir tehdittir."
İran İslam Cumhuriyeti, Egemenliğini Savunma Hakkını Kullanacaktır
Irakçi mektubunda, "İran İslam Cumhuriyeti, egemenliğini, halkını ve ulusal güvenliğini koruma konusunda kararlıdır. Bu, müzakere edilemez bir haktır. İsrail, bu dikkatsiz ve stratejik bir hata olan saldırısından derin pişmanlık duyacaktır." ifadelerini kullandı.
İsrail, Tüm Kırmızı Çizgileri Aştı
Irakçi'nin son olarak yazdığına göre:"İsrail, dünyanın en terörist rejimi olarak, artık tüm kırmızı çizgileri geçmiştir ve uluslararası toplum, bu suçların cezasız kalmasına izin vermemelidir. Güvenlik Konseyi ve Genel Sekreter derhal ve net bir şekilde bu saldırıyı kınamalı ve harekete geçmelidir. Bu, sadece bir millete yönelik askeri saldırı değildir; aynı zamanda uluslararası hukukun temellerine yapılan doğrudan bir saldırıdır. Cevapsız kalmak, yalnızca saldırgana cesaret verecek, cezasızlık ödüllendirilecek ve zaten istikrarsız olan bölgedeki kaosu daha da derinleştirecektir. İran İslam Cumhuriyeti, Birleşmiş Milletler Antlaşması'nın 51. Maddesi'ne dayanarak, meşru savunma hakkını kullanma konusunda kararlıdır ve bu yasadışı ve korkak saldırılara kararlı ve orantılı bir şekilde cevap verecektir."
İran, Savunma Hakkını Müzakere Edilemez Bir Hak Olarak Görmektedir
Irakçi, mektubunun sonunda şu ifadeleri kullandı:"İran İslam Cumhuriyeti, halkını ve güvenliğini korumak için kararlılıkla hareket edecektir. Bu hak müzakere edilemez bir haktır. İsrail, bu dikkatsiz ve stratejik hata ile derin pişmanlık duyacaktır. Bu yasadışı saldırının ciddiyetini ve küresel barış ve güvenlik üzerindeki sonuçlarını göz önünde bulundurarak, acil bir Güvenlik Konseyi toplantısı yapılmasını talep ediyorum. Konsey, görevlerini yerine getirerek bu saldırıyı şiddetle kınamalı ve İsrail'in suçlarıyla hesaplaşması için derhal somut adımlar atmalıdır. Bu mektubun, Güvenlik Konseyi'nin belgesi olarak yayımlanmasını ve tüm üye ülkelere bildirilmesini talep ediyorum