Pakistanlı Generalden Sert Uyarı: İran’a Yönelik Tehditlerin Sonu Nükleer Silah Sahipliğiyle Mümkündür!
https://parstoday.ir/tr/news/iran-i278326-pakistanlı_generalden_sert_uyarı_İran’a_yönelik_tehditlerin_sonu_nükleer_silah_sahipliğiyle_mümkündür!
Parstoday – Pakistan ordusundan bir general, İran’ın daha önce geliştirilmiş füze yetenekleri ve ileri fırlatma sistemlerine işaret ederek, İran eğer nükleer savaş başlığı teknolojisine de ulaşır ve komuta-kontrol yapısını tamamlar ise, varlığına yönelik hiçbir tehdidin kalmayacağını söyledi.
(last modified 2025-06-15T02:34:11+00:00 )
Haziran 15, 2025 05:34 Europe/Istanbul
  • Pakistanlı Generalden Sert Uyarı: İran’a Yönelik Tehditlerin Sonu Nükleer Silah Sahipliğiyle Mümkündür!

Parstoday – Pakistan ordusundan bir general, İran’ın daha önce geliştirilmiş füze yetenekleri ve ileri fırlatma sistemlerine işaret ederek, İran eğer nükleer savaş başlığı teknolojisine de ulaşır ve komuta-kontrol yapısını tamamlar ise, varlığına yönelik hiçbir tehdidin kalmayacağını söyledi.

Parstoday’in haberine göre, Pakistan ordusunun eski komutanlarından General Halid Naem Lodi, İran’ın nükleer programının jeopolitik boyutlarını İran devlet yayın kuruluşu Sahab Kanalı’na verdiği röportajda değerlendirdi ve bunu ülkenin hayatta kalması ve bağımsızlığı için stratejik bir gereklilik olarak nitelendirdi.

Lodi, küresel ortam ve büyük güçlerin davranışlarına dikkat çekerek şunları söyledi: Eğer İran henüz nükleer silah üretmediyse, uluslararası baskılar bu kapasiteye hiçbir zaman ulaşmaması için sürecektir. Ancak İran bu kabiliyete ulaşmış ya da eşik noktasına yakınsa, durum değişir ve bölgedeki güç dengesi yeniden tanımlanır.

Gerçekçi bir bakış açısıyla yakın tarihe değinen Lodi, nükleer caydırıcılığı olmayan ülkelerin, Libya ve Irak gibi, askeri işgale maruz kaldığını belirtti ve böyle bir düzen içinde gücün tek geçerli dil olduğunu ifade etti. Ona göre güçlü bir ülke başkaları tarafından çekinilirken, zayıf olan kolayca ezilir.

Pakistanlı general, İran’ın füze kapasitesi ve önceden geliştirilmiş ileri fırlatma sistemlerine işaret ederek, İran eğer nükleer savaş başlığı teknolojisine erişir ve komuta-kontrol yapısını da tamamlar ise, ilk saldırıda misilleme ve caydırıcılık kapasitesine sahip olacağından varlığına yönelik hiçbir tehdidin kalmayacağını vurguladı.

Röportajın başka bir bölümünde, İran’ın Umman müzakerelerinde sunduğu ve nükleer programını Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri ile ortak bir projeye dönüştürmeye hazır olduğunu belirten öneriye değinildi. Lodi, bu öneriyi, bir yandan bölgedeki Arap ülkelerini şeffaflaştırma sürecine dahil eden, diğer yandan da ABD gibi devletlerin askeri müdahaleyi meşrulaştırmak için kullandığı gerekçeleri ortadan kaldıran akıllıca bir diplomatik manevra olarak nitelendirdi.

Lodi ayrıca, böyle mantıklı ve katılımcı bir önerinin reddedilmesi halinde askeri müdahale için etik bir gerekçe kalmayacağını ve bunun İran’a yönelik saldırıların meşruiyetini dünya kamuoyunda zayıflatacağını belirtti.

İslam Devrim Rehberi’nin nükleer silah üretiminin haram olduğu fetvasına da atıfta bulunan General, İran gerçekten bu yoldan gitmemeye karar verirse bile, sınırlamalar ve baskılarla karşılaşmaya devam edeceğini söyledi. Ancak uluslararası koşulların İran’ın ekonomik ve bölgesel rolünü pekiştirmesine ve Pakistan, Türkiye, Afganistan ve Orta Asya gibi komşularıyla stratejik iş birliği kurmasına izin verirse, tehdit ve yaptırım döngüsünden çıkabileceğini vurguladı.

Son olarak, yaptırımları fırsata çeviren ülkelerin, özellikle İran’ın, içeriden daha da güçlendiğini belirten Lodi, İran’ın yerli üretim, askeri ve ekonomik alanlardaki ilerlemelerinden örnekler vererek, bu dayanıklılığın diğer Müslüman milletlere model oluşturduğunu söyledi.