Batı, İran'ı karalayarak kendi iç krizlerinden kamuoyunun dikkatini mi dağıtmaya çalışıyor?
https://parstoday.ir/tr/news/iran-i280480-batı_İran'ı_karalayarak_kendi_iç_krizlerinden_kamuoyunun_dikkatini_mi_dağıtmaya_çalışıyor
Parstoday – El Cezire English’in 31 Temmuz 2025 tarihli haberine göre, İngiltere ve 13 başka ülke, İran’ı Batı ülkelerinde cinayet ve adam kaçırma planlamakla suçladı. Tahran ise bu iddiaları reddetti.
(last modified 2025-08-03T01:18:31+00:00 )
Ağustos 03, 2025 04:18 Europe/Istanbul
  • Batı, İran'ı karalayarak kendi iç krizlerinden kamuoyunun dikkatini mi dağıtmaya çalışıyor?

Parstoday – El Cezire English’in 31 Temmuz 2025 tarihli haberine göre, İngiltere ve 13 başka ülke, İran’ı Batı ülkelerinde cinayet ve adam kaçırma planlamakla suçladı. Tahran ise bu iddiaları reddetti.

Parstoday’in haberine göre, El Cezire English’in haberinde, İngiltere ve 13 müttefik ülkenin İran istihbarat teşkilatlarını Avrupa ve Kuzey Amerika’daki kişilere yönelik suikast, adam kaçırma ve gözdağı kampanyaları planlamakla açıkça suçladığı belirtildi. ABD, Fransa, Almanya, Kanada, Arnavutluk, Avusturya, Belçika, Çekya, Danimarka, Finlandiya, Hollanda, İspanya, İsveç ve İngiltere’nin imzaladığı ortak bildiride, İran’dan bu faaliyetlere son vermesi istendi ve bu eylemlerin giderek artan şekilde uluslararası suç örgütleriyle iş birliği içinde yürütüldüğü iddia edildi.

Bu ülkeler, Perşembe günü yayımlanan ortak bildirilerinde, Tahran’ın iddia edilen sınır ötesi operasyonlarını açık bir egemenlik ihlali olarak nitelendirdi ve şunları belirtti:“Avrupa ve Kuzey Amerika’da insanları öldürmeye, kaçırmaya ve taciz etmeye yönelik İran istihbaratının çabalarına karşı birleşmiş durumdayız; bu eylemler egemenliğimizin açık bir ihlalidir.”

Ancak İran, Batı'nın bu yeni suçlamalarına tepki gösterdi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, yaptığı açıklamada bu iddiaları "temelsiz" olarak nitelendirdi ve bunların “günümüzün en önemli meselesi olan işgal altındaki Filistin'deki soykırımdan kamuoyunun dikkatini başka yöne çekme çabası” olduğunu söyledi. Bekayi ayrıca, "Bu sahte ve açıkça uydurulmuş suçlamalar, büyük İran milletine baskı uygulamak amacıyla yürütülen İran karşıtı bir kampanyanın parçasıdır" dedi. 13 Batılı ülkenin İran’ı sözde cinayet ve adam kaçırma girişimleriyle suçlaması dikkat çekicidir; zira bu ülkeler, başta ABD olmak üzere, İsrail’in devlet destekli terörünü kınamadıkları gibi, son dönemdeki İsrail saldırılarına da doğrudan katıldılar. Avrupalı ülkeler de bu saldırılar karşısında ya sessiz kaldılar ya da açıkça İsrail’in insanlık dışı eylemlerine destek verdiler. Almanya Başbakanı Friedrich Merz, İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla ilgili olarak, açıkça şu ifadeyi kullandı: “İsrail hepimiz adına kirli işi yapıyor.”Siyonist rejim, ABD ve bazı Batılı ülkelerden aldığı geniş çaplı askeri, istihbarat ve siyasi destekle, İran İslam Cumhuriyeti’nin sivil yerleşim alanlarına, altyapısına ve barışçıl nükleer tesislerine yönelik koordineli hava, füze ve İHA saldırıları gerçekleştirdi. Bu kör ve yasa dışı saldırılar, açık bir devlet terörizmi örneği olup; 1.062 masum sivilin 132 kadın ve 45 çocuk dahil olmak üzere şehit olmasına ve 5.750 kişinin yaralanmasına neden oldu. İsrail, bu saldırılar sırasında İran’ın 33 üst düzey askeri komutanını, 14 bilim insanını ve bazı sporcularını, öğrencilerini ve din adamlarını hedef alarak şehit etti. Genel olarak şehitlerin yaklaşık %50’si sivildi. Özellikle dikkat çeken bir diğer husus ise, bu kişilerin çoğu zaman evlerinde, aileleri ve komşularıyla birlikte hedef alınmış olmasıdır.

Siyonist rejim burada da durmadı ve İran’a dayattığı 12 günlük savaş sırasında, bir aşamada İran Ulusal Güvenlik Konseyi toplantısını hedef alarak üç kuvvetin başkanları ve diğer üst düzey yetkilileri suikastla öldürmeyi planladı. Tüm bu eylemler, devlet terörizminin açık örnekleri olup, özellikle İranlı bilim insanları ve ailelerine yönelik kasıtlı sivil katliamlarıdır.

Siyonist rejim yalnızca son savaşta değil, geçmiş yıllarda da İranlı bilim insanlarına doğrudan suikastlar düzenlemiştir. Bu kapsamda, en yakın örneklerden biri, Dr. Muhsin Fahrizade’nin 27 Kasım 2020 tarihinde Tahran yakınlarında suikasta uğramasıdır. Ayrıca, 21 Temmuz 2024’te Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Haniye, Tahran’da suikastla öldürülmüştür. Bu bağlamda hatırlatılması gereken bir diğer konu da İsrail’in Gazze Şeridi'nde soykırım uygulaması ve bölge halkına karşı açlık silahını kullanmasıdır. Bu durum, 21. yüzyılın en büyük insani felaketine yol açmıştır.

Tüm bunlara rağmen Batı, terörizm ve insan hakları gibi konularda çifte standart uygulamayı sürdürmektedir. İsrail’in işlediği suçlar karşısında sessiz kalan Batı, İran’ı Avrupa ve Kuzey Amerika’daki şahıslara yönelik suikast, adam kaçırma ve korkutma kampanyaları yürütmekle suçlayarak, İran karşıtı psikolojik operasyonlar ve algı yönetimi yoluyla, İsrail’in Gazze savaşı ve İran’a yönelik saldırılarındaki çok sayıdaki suçunu örtbas etmeye çalışmaktadır. Bu durum, Batı’nın İsrail’le olan sıkı müttefikliğini korumak adına gerçekleri çarpıtma çabasının bir göstergesidir.