Foreign Policy: ABD ve İran Arasındaki Çıkmazdan Kurtulmanın Tek Yolu Diplomasi
https://parstoday.ir/tr/news/iran-i280648-foreign_policy_abd_ve_İran_arasındaki_Çıkmazdan_kurtulmanın_tek_yolu_diplomasi
Parstoday – Amerikan "Foreign Policy" dergisi, İran'a karşı askeri tehditlerin sonuçsuz kalacağını vurgulayarak, mevcut gerilimlerin sadece diplomasi yoluyla çözülebileceğini belirtti.
(last modified 2025-08-06T00:54:14+00:00 )
Ağustos 06, 2025 03:54 Europe/Istanbul
  • Foreign Policy: ABD ve İran Arasındaki Çıkmazdan Kurtulmanın Tek Yolu Diplomasi

Parstoday – Amerikan "Foreign Policy" dergisi, İran'a karşı askeri tehditlerin sonuçsuz kalacağını vurgulayarak, mevcut gerilimlerin sadece diplomasi yoluyla çözülebileceğini belirtti.

Uluslararası ilişkiler uzmanı Imran Khalid, "Foreign Policy In Focus" düşünce kuruluşunda kaleme aldığı yazıda, ABD'nin İran'la gerilimi tırmandırmaya devam etmesinin, bölgesel ve küresel bir felakete yol açabileceği uyarısında bulundu.

Imran Khalid’e göre, ABD'nin İran'ın Fordo, Natanz ve İsfahan'daki nükleer tesislerine düzenlediği hava saldırıları her ne kadar ciddi hasara yol açmış olsa da, İran'ın nükleer kapasitesini yok etmeye yetmedi.

Analist, ABD Başkanı Donald Trump’ın “koşulsuz teslimiyet”ten bahsettiği bir dönemde, Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatma tehdidinde bulunduğunu hatırlatarak, bu boğazdan dünya petrol ticaretinin %20’sinin geçtiğine dikkat çekti.

Khalid, Trump’ın "İran’ın nükleer programını tamamen yok edeceğiz" yönündeki söylemlerinin gerçeklikle bağdaşmadığını, çünkü İran’ın nükleer tesislerinin birkaç ay içinde yeniden faaliyete geçebileceğini ifade etti.

Yazara göre, çatışma yolunda atılan her adım, bölgesel düzenin çökmesi ve tam kapsamlı bir savaş riskini artırıyor. Hürmüz Boğazı’nın kapatılması küresel petrol fiyatlarını fırlatır, İran’ın müttefikleri olan Hizbullah ve Yemenli güçler Amerikan hedeflerini vurabilir ve 2014 yılında Las Vegas Sands şirketine yönelik siber saldırı gibi eylemler tekrar edebilir.

Khalid ayrıca tam ölçekli bir savaşın, Irak ve Afganistan’dakinden çok daha büyük, binlerce can kaybına ve trilyonlarca dolarlık bir maliyete yol açacağını, son hava saldırılarında hayatını kaybeden yüzlerce İranlı sivilin ise halk arasında daha fazla nefret ve direnişe neden olacağını belirtiyor.

Yazar, akılcı tek yolun yeniden diplomasiye dönüş olduğunu vurguluyor. 2015 nükleer anlaşmasının tüm eksiklerine rağmen uranyum zenginleştirme seviyesini sınırladığını ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın denetimlerini sağladığını, ancak Trump’ın 2018’de anlaşmadan çekilmesiyle İran’ın zenginleştirme faaliyetlerine hız verdiğini hatırlatıyor.

Bugün de, düşük düzeyde uranyum zenginleştirme karşılığında aşamalı yaptırım hafifletilmesini içeren yeni bir anlaşmayla kriz kontrol altına alınabilir. Avrupa ve Çin’in arabulucu rolü de etkili olabilir, çünkü İran’ın ekonomik yatırıma ihtiyacı var.

Yazar son olarak şu uyarıda bulunuyor: ABD’nin geleceği, seçim propagandası niteliğindeki sert söylemlerden değil, sağduyulu davranışlardan geçer. Bu kriz yalnızca diplomasiyle çözülebilir.