Şah-Çerağ: Şiraz’ın Kalbinde İmanın ve Sanatın İncisi
https://parstoday.ir/tr/news/iran-i284914-Şah_Çerağ_Şiraz’ın_kalbinde_İmanın_ve_sanatın_İncisi
Parstoday – Portakal çiçeklerinin kokusu çevredeki bahçelerden türbeye doğru esiyor, doğanın güzelliğiyle manevi huzuru birleştiriyor.
(last modified 2026-02-12T17:49:14+00:00 )
Ekim 24, 2025 07:05 Europe/Istanbul
  • Şah-Çerağ: Şiraz’ın Kalbinde İmanın ve Sanatın İncisi

Parstoday – Portakal çiçeklerinin kokusu çevredeki bahçelerden türbeye doğru esiyor, doğanın güzelliğiyle manevi huzuru birleştiriyor.

Ayna işlemeleriyle süslü salonlar ve turkuaz çinilerle kaplı Şah-Çerağ türbesi, yüzyıllar boyunca bu kutsal mekânı defalarca inşa eden, onaran ve koruyan insanların hikâyesini anlatıyor. Parstoday’in Press TV’ye dayandırdığı habere göre, bu kutsal türbe, ziyaretçilerini ve yolcuları; yüzyıllardır süregelen inancın, kalıcı İran sanatı ve mimarisiyle iç içe geçtiği bir atmosfere davet ediyor.

Şiraz halkı için Şah-Çerağ, canlı bir varlığın sembolüdür; imanın ve sanatın el ele verdiği, aynalarla süslü kubbelerin zamansız ihtişamını yansıttığı bir yerdir.

Tarihe Köklü Bir Yolculuk

Şah-Çerağ Türbesi ilk kez hicrî 6. yüzyılda, Fars Atabekleri döneminde inşa edilmiştir. O dönemde Şiraz, ilim ve dinin merkezi olarak parlıyordu. Türbe, İmam Musa Kâzım’ın (a.s.) en büyük oğlu ve 8. İmam Ali Rıza’nın (a.s.) kardeşi Ahmed bin Musa’nın (a.s.) kabrini barındırmaktadır.

Zamanla bu mekân, Şiraz’da dua ve saygının merkezi hâline gelmiştir. 745 hicrî yılında, İncu Hanedanı’ndan Kraliçe Taşi Hatun, türbenin yeniden inşası ve genişletilmesi talimatını vermiştir. Ayrıca yanında büyük bir medrese yaptırmış ve çevresine vakıf dükkânlar kurarak bu kutsal yerin gelirini güvence altına almıştır.

1507 yılında Şah İsmail Safevî geniş çaplı bir restorasyon başlatmış, fakat 1588 yılındaki deprem yapıya ciddi zarar vermiştir. 18. yüzyılda, Afgan saldırganlara karşı zafer kazandıktan sonra Nadir Şah Afşar türbeyi bir kez daha onarmıştır.

“Şah-Çerağ” Adının Hikayesi

“Şah-Çerağ” yani “Işıkların Kralı” ismi, Şiraz’ın tarihi hafızasında köklü bir efsaneye dayanır. Yüzyıllar önce yaşlı bir kadın, her Perşembe gecesi Ahmed bin Musa’nın (a.s.) defnedildiği yerden yayılan gizemli bir ışık görürdü. Orada büyük bir zatın yattığına inanarak durumu Şiraz valisi Emir Azudüddevle Deylemî’ye bildirdi. Emir olayı görmek için geldiğinde, ışık her zamankinden daha parlaktı. Kadın heyecanla “Şah-Çerağ!” diye bağırdı. Emir kazı emri verdi ve Ahmed bin Musa’nın kabri ortaya çıkarıldı. O günden bu yana, bu kutsal mekân kadının söylediği bu isimle anılmaktadır ve hâlâ Şiraz’ı aydınlatan bir ışıktır.

İmanın Mimarisi

Mimari açıdan Şah-Çerağ, Azerî üslubunu İran sanatının zarafetiyle harmanlamıştır. Kuzey ve güney kapıları, etrafı zarif odalarla çevrili geniş bir avluya açılır. İç kısımdaki ayna süslemeleri, her ışık huzmesini binlerce parçaya böler ve ziyaretçileri huzurlu bir manevi parıltıya sarar.

İlk gümüş sanduka Fetih Ali Şah Kaçar döneminde yerleştirilmiş, ikinci sanduka ise 1827 yılında tamamlanmıştır. Günümüzde türbenin müzesinde 8000’den fazla tarihî eser sergilenmekte, kütüphanesinde ise 100.000’e yakın kitap bulunmaktadır. Bu iki kurum, sanatın, bilimin ve imanın her daim Şiraz’ın kalbinde yer aldığını gösterir.

Birçok âlim ve şair, bu kutsal mekâna yakın olabilmek için mezarlarını Şah-Çerağ’da seçmiştir. Bunlar arasında Şehit Ayetullah Seyyid Abdülhüseyin Desteğayb, Ayetullah Necebet, Vesal-i Şirazi ve Zend Hanedanı’ndan bazı ileri gelenler bulunmaktadır. Bu mezarlar, türbenin avlularına dağılmış hâlde, İran’da ilmin ve imanın her zaman saygı gördüğünü hatırlatır.

Terör Saldırıları

Son yıllarda Şah-Çerağ Türbesi en az iki kez terör saldırısına hedef olmuştur. 2022 ve 2023 yıllarında teröristler bu kutsal mekâna saldırmış, çok sayıda ziyaretçi şehit olmuş veya yaralanmıştır. Tekfirci terör örgütü DEAŞ, saldırıların sorumluluğunu üstlenmiştir.

Ancak bu olaylar ziyaretçilerin inancını sarsmamıştır. Türbenin avluları hâlâ İranlı ve yabancı ziyaretçilerle doludur. Ayna işlemeli kubbenin altında, aileler sessizce, inançla dualarını fısıldamaktadır. İran halkı için Şah-Çerağ’ın direnişi, imanın sarsılmazlığının sembolüdür; hiçbir terör eylemi bu nurun ışığını söndüremez.