İran neden Küba’ya yönelik yaptırımların koşulsuz olarak kaldırılmasını istiyor?
https://parstoday.ir/tr/news/iran-i285294-İran_neden_küba’ya_yönelik_yaptırımların_koşulsuz_olarak_kaldırılmasını_istiyor
Parstoday – İran’ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi, Küba’ya yönelik tüm yaptırımların koşulsuz biçimde sona erdirilmesi çağrısında bulundu.
(last modified 2025-10-30T00:13:05+00:00 )
Ekim 30, 2025 03:11 Europe/Istanbul
  • İran neden Küba’ya yönelik yaptırımların koşulsuz olarak kaldırılmasını istiyor?

Parstoday – İran’ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi, Küba’ya yönelik tüm yaptırımların koşulsuz biçimde sona erdirilmesi çağrısında bulundu.

Parstoday’in haberine göre, İran’ın BM Daimi Temsilcisi Emir Said İrevani, BM Genel Kurulu’nun ABD’nin Küba’ya uyguladığı yaptırımların kaldırılmasına ilişkin oturumunda yaptığı konuşmada, bu kuşatmanın derhal ve hiçbir ön koşul olmadan kaldırılması gerektiğini vurguladı.İrevani, “Bu yaptırımların sona ermesi sadece Küba halkı için hayati bir rahatlama sağlamayacak, aynı zamanda dünyaya açık bir mesaj gönderecektir: Zorbalık, tahakküm ve ekonomik baskı dönemi artık sona ermelidir.” dedi.

İranlı diplomat, ABD’nin tek taraflı yaptırımlarının kökeninde kibir ve tek taraflılık bulunduğunu belirterek, bu tür uygulamaların çok taraflılığı zedelediğini, küresel düzeni istikrarsızlaştırdığını ve BM Şartı’nın öz ruhuna zarar verdiğini ifade etti.

İrevani sözlerini şöyle sürdürdü:

“Demokrasi ihracı bahanesiyle altmış yılı aşkın süredir uygulanan bu tek taraflı ve insanlık dışı abluka, egemen bir ülkeye karşı zorlayıcı ve yasa dışı bir eylemdir; Küba halkının haklarını ve refahını sistematik biçimde hedef almıştır.”

İrevani ayrıca şunları söyledi:

“ABD, egemen ülkeler karşısındaki tek taraflı ve baskıcı politikalarını sürdürerek, altmış yılı aşkın süredir Küba’ya yönelik düşmanca tavrın sona ermesi yönündeki uluslararası toplumun kararlı çağrılarını hiçe sayıyor. İran İslam Cumhuriyeti, Küba da dâhil olmak üzere egemen ülkelere yönelik her türlü ekonomik, ticari ve mali yaptırıma kesin bir biçimde karşı çıkmaktadır.”

BM Genel Kurulu’nda bugüne kadar ezici çoğunlukla kabul edilen çok sayıda karar, Küba’ya yönelik yaptırımların yasa dışı olduğunu teyit etmiş ve ABD’den bu başarısız politikayı sona erdirmesini istemiştir.İran’a göre, Küba’ya yönelik abluka derhal ve koşulsuz olarak kaldırılmalıdır.

ABD, Küba’ya yönelik en ağır yaptırımları altmış yılı aşkın süredir uygulamaktadır. Washington’un Havana’ya karşı ilk ekonomik yaptırımları, Şubat 1962’de dönemin ABD Başkanı John F. Kennedy tarafından imzalanarak yürürlüğe girdi.

Küba Cumhurbaşkanı Miguel Díaz-Canel, birkaç yıl önce ülke genelinde düzenlenen anti-ambargo gösterileri sırasında Twitter hesabından şu ifadeyi paylaşmıştı:

“60 yıllık direnişi geride bıraktık ve bu korkunç, çağdışı politikanın sona ermesi talebimizden asla vazgeçmeyeceğiz.”

Havana yönetimi, ABD’yi Küba ekonomisini felç etmeyi ve iç huzursuzluğu artırmayı hedefleyen politikalar izlemekle suçluyor ve bu konuyu defalarca BM gündemine taşımıştır.Küba, altmış yılı aşkın süredir bu insanlık dışı ve yasa dışı yaptırımlara direnmektedir.

ABD’nin Küba’ya karşı tutumu, uluslararası kuruluşlarca da sert biçimde eleştirilmiştir. BM Genel Kurulu, 1992 yılından bu yana her yıl Küba’nın sunduğu karar tasarısını oylamakta ve ABD’nin ekonomik kuşatmasının kaldırılmasını talep etmektedir.

Küba, her oylamada ABD yaptırımlarını ülkesindeki ekonomik sıkıntıların, kıtlıkların, karne uygulamalarının ve mal kıtlığının temel nedeni olarak göstermekte ve bu yaptırımları açıkça “ekonomik savaş” olarak nitelendirmektedir.

BM, son on yıllarda kabul ettiği çok sayıda kararda ABD’ye bu ablukayı kaldırma çağrısı yapmış, ancak Washington bu çağrıları tam bir kayıtsızlıkla reddetmiş ve baskı politikasını sürdürmüştür.

Ağustos 2020’de BM uzmanlarının hazırladığı bir raporda, ABD’nin Küba’ya uyguladığı yaptırımlar COVID-19 salgını sırasında halkı gıdadan, sağlık hizmetlerinden ve temel yaşam hakkından mahrum bıraktığı gerekçesiyle şiddetle eleştirilmiştir.

Küba hükümeti, 2023 yılında yaptığı bir değerlendirmede, yaptırımların bugüne kadar ülke ekonomisine 1,34 trilyon dolar zarar verdiğini açıklamıştır.

ABD, Monroe Doktrini çerçevesinde Latin Amerika’yı kendi nüfuz alanı olarak gördüğü için, özellikle Küba’nın iç işlerine sürekli müdahalede bulunmuş ve Havana’daki ilerici yönetimi zayıflatmak ve devirmek amacıyla sürekli baskı politikaları izlemiştir.

Ancak bu politika, hem uluslararası toplumda hem de Latin Amerika ülkeleri arasında geniş çaplı tepki ve kınama ile karşılanmıştır.İran’a göre bu yaklaşım, ABD’nin hegemonik ve tahakkümcü karakterinin açık bir göstergesidir.Küba ise altmış yılı aşkın süredir bu baskılara onurlu bir direnişle karşı koymayı başarmıştır.