Dünya, Trump’ın Nükleer Kararından Endişelenmeli mi? İran’ın Görüşü Nedir?
https://parstoday.ir/tr/news/iran-i285672-dünya_trump’ın_nükleer_kararından_endişelenmeli_mi_İran’ın_görüşü_nedir
Parstoday – İran, Donald Trump’ın nükleer testleri yeniden başlatma yönündeki açıklamalarına tepki gösterdi.
(last modified 2025-11-05T05:21:58+00:00 )
Kasım 05, 2025 08:21 Europe/Istanbul
  • Dünya, Trump’ın Nükleer Kararından Endişelenmeli mi? İran’ın Görüşü Nedir?

Parstoday – İran, Donald Trump’ın nükleer testleri yeniden başlatma yönündeki açıklamalarına tepki gösterdi.

Parstoday’in bildirdiğine göre, İran’ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi ve Büyükelçisi Emir Said Iravani, Salı günü Güvenlik Konseyi Başkanı ve BM Genel Sekreterine gönderdiği mektupta, ABD Başkanı Donald Trump’ın nükleer tehditlerini “son derece endişe verici” olarak nitelendirdi ve bu açıklamaların uluslararası barış ve güvenliğe ciddi bir tehdit oluşturduğunu, ABD’nin uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülüklerinin açık bir ihlali olduğunu vurguladı.

Iravani şunları ekledi: “ABD Başkanı, 29 Ekim 2025 tarihinde (7 Aban) sosyal medya üzerinden açıkça ‘ABD Savaş Bakanlığı’na diğer nükleer güçlerle eşitlenme amacıyla nükleer silah testlerini başlatma talimatı verdiğini’ duyurdu ve ‘bu sürecin derhal başlayacağını’ belirtti. Ardından 31 Ekim 2025 tarihinde (9 Aban) CBS’in ‘60 Dakika’ programına verdiği röportajda, ABD’nin ‘dünyayı 150 kez yok edebilecek kadar nükleer silaha sahip olduğunu’ ifade etti.”

İran’ın BM temsilcisi, “Bu pervasız açıklamalar ve patlayıcı söylemler, nükleer silahlara sahip bir ülkenin başkanı tarafından yapılmış olup, nükleer silah kullanımına açık bir tehdit ve testlerin yeniden başlatılacağına dair kesin bir niyet beyanı anlamına gelmektedir. Bu adım, ABD’nin Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’nın 6. Maddesi kapsamındaki zorunlu yükümlülüklerinin ciddi bir ihlali olup, ABD’nin imzacısı olduğu Kapsamlı Nükleer Deneme Yasağı Antlaşması ve nükleer testleri durdurma taahhüdüyle açıkça çelişmektedir” dedi.

İran’ın Trump’ın yeni nükleer yaklaşımına resmi tepkisi, Trump’ın İran’ın barışçıl nükleer programına yönelik sürekli tehditleri göz önüne alındığında daha da anlam kazanıyor. Trump, İsrail ile iş birliği yaparak İran’ın nükleer tesislerine yönelik 112 günlük savaş sırasında saldırı planlamış ve tehditlerini sürdürerek, İran’ın nükleer faaliyetlerini yeniden başlatması durumunda askeri müdahale edeceğini defalarca vurgulamıştır. Trump, ABD Donanması’nın kuruluş yıldönümü töreninde de, “İran’ın nükleer tesislerine saldırmak için 22 yıl boyunca tatbikat yaptık… Eğer İran nükleer programını yeniden başlatırsa, tekrar beklemeyeceğiz” demiştir.

Bu açıklamalar, ABD’nin uzun süredir izlediği nükleer test yasağı politikasında açık bir dönüşü temsil etmekte ve uluslararası taahhütlerin ihlali ile küresel gerilimi artırma ve nükleer silahlanma yarışını yeniden başlatma riski taşımaktadır. ABD’nin son nükleer testi 23 Eylül 1992’de yapılmış; George H. W. Bush’un Soğuk Savaş’ın sona ermesiyle testleri durdurması öncesine denk gelmektedir.

Dünya, şimdi yeni ve maliyetli bir nükleer rekabet dönemine girme riskiyle karşı karşıyadır. Trump’ın nükleer kararıyla birlikte, geçmiş yıllardaki silahlanma yarışına dönüş olasılığı artmış; özellikle Rusya ve Çin gibi nükleer güçler, ABD’nin testi yeniden başlatmasını gerekçe göstererek benzer adımlar atabilir. Ardından Fransa ve İngiltere de nükleer testleri yeniden başlatabilir ve diğer nükleer silah sahibi ülkeler de çevreye ciddi zararlar veren testler için gerekçeye sahip olabilir.

Kapsamlı Nükleer Deneme Yasağı Antlaşması’nın temel sebeplerinden biri, nükleer testlerin çevreye verdiği yıkıcı ve bazen geri döndürülemez etkilerdi. Toprak ve su kirliliği, atmosferin radyoaktif kirlenmesi ve tüm canlılar üzerindeki tehlikeli etkiler, nükleer güçleri gerçek testleri durdurup laboratuvar ortamında simüle etmeye yönlendirmiştir. Ancak Trump, nükleer testleri yeniden başlatma kararıyla bu yıkıcı süreci tekrar başlatmaktadır.

Genel olarak, ABD’nin nükleer testleri yeniden başlatması geniş kapsamlı sonuçlar doğurabilir:

Rusya, Çin ve ABD gibi nükleer güçler arasında gerilimin artması

Silah kontrol anlaşmalarının zayıflaması ve ülkelerin uluslararası anlaşmalardan çekilme olasılığının yükselmesi

Bölgesel ülkelerin kendi nükleer programlarını geliştirme yönünde teşvik edilmesi

Kitle imha silahları kullanılarak askeri çatışma riskinin artması

Test bölgelerinde ve çevresinde, hatta uzak alanlarda ciddi nükleer kirlilik

Trump’ın yeni nükleer yaklaşımıyla birlikte, küresel toplumun krizleri kontrol etme ve kitle imha silahlarının yayılmasını önleme rolü her zamankinden daha önemlidir. Sadece iş birliği, şeffaflık ve diplomasi yoluyla, Soğuk Savaş’ın karanlık dönemine geri dönüş önlenebilir.