Güney Horasan’daki Seh-Gal'e Çölü: Gökyüzünü İzlemek İçin Bir Cennet
Parstoday – Güney Horasan’ın kalbinde, sessizlik ve yıldız ışıkları arasında, Seh-Gal'e Çölü adeta göksel bir sığınak gibi parıldıyor; yerin genişliği, gökyüzünün ihtişamıyla yumuşakça bütünleşiyor.
İran’ın geniş çöl manzaraları arasında, Güney Horasan’daki Seh-Gal'e Çölü, İran’ın en şaşırtıcı doğal güzelliklerinden biri sayılıyor; macera ve astronominin kusursuz biçimde birleştiği bir destinasyon. Parstoday’in Press TV’den aktardığına göre, bu bölge Sarayan ilçesine bağlı küçük Seh-Gal'e kasabasının yakınında yer alıyor ve benzersiz coğrafi konumu ile bakir ortamı sayesinde doğa severler ve gökyüzü meraklıları için önemli cazibe merkezlerinden biri hâline gelmiş durumda.
Seh-Gal'e’nin üzerindeki gökyüzü, İran’ın en karanlık gökyüzü ve Batı Asya’nın da en karanlık gökyüzlerinden biri olarak biliniyor; bu olağanüstü berraklık, burayı hem amatör hem de profesyonel astronomlar için eşsiz bir hedef yapıyor.
Toz fırtınalarından uzak olması, ışık kirliliğinin bulunmaması ve ufkun açık oluşu, Seh-Gal'e’yi İran’daki en iyi gökyüzü gözlem noktalarından biri hâline getiriyor.
Seh-Gal'e Çölü: Doğal Güzellik ile Tarihî Mirasın Buluşması
Güney Horasan’daki Seh-Gal'e Çölü yarı kurak bir iklime sahiptir; sıcak yazlar, soğuk ve kuru kışlar ve yılda yalnızca yaklaşık 100 mm’lik çok düşük bir yağış miktarı. Bitki örtüsünün sınırlı olmasına rağmen, geniş kum tepeleri, tuz düzlükleri ve aşınmış tepeler büyüleyici manzaralar oluşturur.
Jeologlara göre bölgede birkaç önemli fay hattı bulunur ve nispeten küçük bir alanda ziyaretçiler İran’ın dört çöl iklimini bir arada görebilir: sıcak ve kuru, yarı kurak, kıyı ve soğuk.
Her ne kadar kuru ve çıplak görünse de, Seh-Gal'e’nin uçsuz bucaksız kumulları ziyaretçileri yalınayak yürümeye, derin sessizliğe dokunmaya ve ufku turuncu ile mor renklere boyayan gün batımlarını izlemeye davet eder.
Bu bakir ve bozulmamış güzellik, Seh-Gal'e’yi fotoğrafçıların, astronomların ve sakinlik arayanların sığınağı hâline getiriyor.
Doğal cazibelerinin ötesinde, bölge birkaç tarihî esere de ev sahipliği yapıyor; bunlar arasında Safevi döneminden Fazl Han su deposu, eski surlarıyla Kamerud Kalesi ve Kaçar dönemine ait Mir Ali Ağa ile Khosravi evlerindeki geleneksel rüzgâr kuleleri yer alıyor.
Fazl Han su deposu, İran’ın su kaynaklarını yönetme konusundaki dehasının örneğidir; tuğla ve alçıyla inşa edilmiş, kuru bölgelerde halkın kullanımına sunulmuş bir yapıdır. Kubbe tasarımı ve yeraltı yapısı sayesinde suyu serin tutan bu eser, Safevi döneminin ileri mühendisliğinin sembollerinden biri olarak kabul edilir.
Kamerud Kalesi ise eski surlarıyla İran’ın tarihsel direncinin ve stratejik mimarisinin bir simgesidir. Yapının geçmişi erken İslam dönemine uzanmakta olup taş ve kerpiçten oluşan yapısı bir zamanlar önemli ticaret yollarını korumaktaydı. Yıpranmış duvarları, tarih katmanlarını hâlâ içinde saklar.
Ayrıca yüksek kemerleri ve klasik İran mimarisiyle Hassameddin’in tarihî evi, bölgenin zengin kültürel geçmişini hatırlatır. Bu ev, ince alçı süslemeleri, ahşap kafesli pencereleri ve merkezi avlusuyla İran’ın geleneksel konut mimarisinin güzel bir örneğidir.
Seh-Qale, Sarayan şehrine yaklaşık 50 km mesafededir ve son yıllarda çevrede birkaç ekoturizm konukevi ve geleneksel misafirhane kurulmuştur; böylece ziyaretçiler gecelerini yıldızlarla dolu bir gökyüzünün altında geçirebilir.
Bu bölgede gecelemek, basit bir konaklamadan öte bir deneyimdir; sessizlik, karanlık ve doğanın sonsuz güzellikleriyle dolu bir yolculuk… Ziyaretçilerin ifadelerine göre unutulmaz bir tecrübe.
Seh-Gal'e’yi ziyaret etmek için en uygun zaman, sonbaharın ortasından kışa kadardır; bu dönemde hava daha serin olur, gökyüzü daha erken kararır ve yıldız gözlemi ile gece fotoğrafçılığı için ideal koşullar sağlanır.
Çölün huzurunu göklerin şaşırtıcılığıyla birleştiren farklı bir deneyim arayanlar için Seh-Gal'e Çölü, doğanın en derin hâlini gözler önüne seriyor.