İmam Humeynî neden Besic’i “ilahî bir lütuf” olarak adlandırdı?
Parstoday – Besic’i sadece askerî veya toplumsal bir kurum olarak görmek doğru değildir; onu İran’ın çağdaş tarihinde çok boyutlu bir olgu olarak analiz etmek gerekir.
İran’ın resmî takvimine göre 20–26 Kasım tarihleri “Mustazaflar Haftası” olarak adlandırılmıştır. Bu vesileyle Parstoday bu yazıda İran’daki Besic’e bir bakış sunmuştur.
1979 yılında İran İslam Cumhuriyeti'nin kurucusu İmam Humeynî’nin emriyle kurulan Besic, yeni kurulmuş devrimin kendini savunması ve halkın örgütlenmesi ihtiyacına bir cevap niteliğindeydi. İmam Humeynî onu “ilahî bir lütuf” olarak nitelendirmiş ve onun bakışında Besic, bir örgütten çok aşk ve fedakârlık mektebiydi. Bu bakış açısı, Besic’i toplumun zihninde kök salan manevi ve kültürel bir kavrama dönüştürdü.
İslam Devrimi Lideri İmam Hamaney de Besic’i bir kuruluştan ziyade bir kültür olarak tanımlamıştır; iman, sorumluluk bilinci, kanunlara bağlılık ve disiplin üzerine kurulu bir kültür. Bu kültür, örgütsel sınırları aşmış ve birçok insan resmî üye olmasa bile kendini Besici olarak görmektedir. Aslında Besic, kökleri İslam’ın ilk dönemine ve Hz. Peygamber’in (s.a.v) Müslümanları hazırlama yöntemine dayanan kolektif bir kimliğe dönüşmüştür.
Besic, son kırk yıl içinde İran’da çok çeşitli işlevler üstlenmiştir:
Askerî ve güvenlik alanında: İran-Irak Savaşı’nda geniş katılım, milyonlarca gönüllünün cepheye gitmesi ve on binlerce şehit ve gazinin verilmesi.
Kültürel alanda: Salihin halkaları, Rahyân-ı Nur programları ve sanal ortamda yumuşak güç üretmeye yönelik faaliyetler.
Toplumsal ve hizmet alanında: Ulusal aşılama kampanyalarına katılım, deprem ve sel felaketlerinde yardım, yoksullukla mücadele ve Korona krizinde ihtiyaç sahiplerine destek.
Bu işlev çeşitliliği, Besic’in yalnızca askerî bir güç olmadığını, aynı zamanda sistemin toplumsal ve kültürel kolu olarak faaliyet gösterdiğini ortaya koymaktadır.
Sonuç olarak, Besic’i askerî ve hizmet boyutlarına sahip sosyal-kültürel bir olgu olarak değerlendirmek gerekir. Bu kurum, tarihî dönemeçlerde etkili bir rol oynamış ve aynı zamanda genel bir kültüre dönüşmüştür. Besic’in geleceği ise kendini yeni neslin ihtiyaçları ve toplumsal değişimlerle uyumlu hale getirme becerisine bağlıdır; çünkü onun varlığı yalnızca örgütsel yapısında değil, İran toplumunun kültürel ve manevi hayatında anlam bulmaktadır.