İranlılar hafta sonları en çok hangi kitapları okur?
Parstoday – İran’da kitap okuma yalnızca kültürel bir etkinlik değil, aynı zamanda bu toprakların tarihî ve medenî kimliğinin ayrılmaz bir parçasıdır.
Eski çağlardan beri, büyük edebiyat ve felsefe ustalarının el yazmaları görkemli kütüphanelerde korunmuş; günümüzde ise yayıncılık ve okuma, kültürel gelişmişliğin bir göstergesi olarak kabul edilmiştir. Kitap, her zaman İranlıların hayatında seçkin bir yere sahip olmuştur. Parstoday’in haberine göre, İranlılar hafta sonlarında Müslümanların kutsal kitabı olan Kur’an ve dua ile ziyaretleri içeren Mefâtîhu’l-Cinân dışında başka kitaplar da okumaktadır. Parstoday’in bu yazısında söz konusu kitaplara kısaca değinilmektedir.
Hafız Divanı
Hafız-ı Şirazi, “Lisânü’l-Gayb” lakabıyla anılan büyük İranlı şairlerden biridir. Hafız’ın ünü o kadar büyüktür ki günümüzde bile adı ve şiirleri büyük saygı görmektedir. Şiirlerinde aşk ve tasavvuf temaları öne çıkar. Hafız Divanı, ondan günümüze ulaşan tüm şiirleri içeren bir eserdir. Divanın en önemli bölümü gazellerdir. Bunun yanı sıra kıta, kaside, mesnevi ve rubai gibi diğer nazım türlerinde yazılmış şiirler de yer alır. Hafız’ın şiirleriyle fal bakma geleneği, İran kültüründe çok eski bir geçmişe sahiptir. Bu büyük şairin türbesi Şiraz’daki Hafıziye’dedir ve pek çok kişi onu ziyaret etmek için buraya gelir.
Hafız-ı Şirazi’nin aşk temalı şiirlerinden bir beyit:
Açıkça söylerim ve sözümden memnunum
Aşkın kuluyum; iki dünyadan da özgürüm
Sâdî’nin Gülistan’ı
Gülistan, ünlü İranlı şair ve yazar Sâdî-i Şirazi’nin eseridir. Birçok kişiye göre Gülistan, Fars edebiyatındaki en etkileyici nesir eseridir. Ahlakî içerikli olan bu kitap, bir önsöz ve şu başlıklardan oluşan sekiz bölümden meydana gelir:Hükümdarların hâli, dervişlerin ahlakı, kanaatin fazileti, susmanın faydaları, aşk ve gençlik, zayıflık ve yaşlılık, terbiyenin etkisi ve sohbet adabı.
Her bölümde, çeşitli hikâyeler aracılığıyla ahlaki öğütler ve dersler verilir; öyle ki okuyucuların çoğu, okuduktan sonra bir süre düşünmeye dalar. Sâdî bu eserde tarih anlatmayı amaçlamaz; aktardığı olayların hepsi gerçek değildir. Ancak okuyucu, bu hikâyelerin anlamlarından dönemin şartlarını kavrayabilir. İranlılar bu kitaba büyük ilgi duyar ve hafta sonlarında sıkça okurlar.
Gülistan’daki hikâyelerden bir örnek:
Bir hükümdar, dindar bir adamı gördü ve sordu: “Bizi de hatırlar mısın?”Adam cevap verdi: “Evet, Allah’ı unuttuğum zaman sizi hatırlarım.”
Firdevsî’nin Şehnâme’si
Şehnâme, büyük İranlı şair Firdevsî’nin en önemli eseridir. Mevcut el yazmalarına göre yaklaşık 50.000 ila 61.000 beyit içermektedir. Bu eser, İranlı şairin otuz yıllık kesintisiz emeğinin ürünü olan, dünyanın en büyük ve en seçkin destanlarından biridir. Destanın konusu, İran medeniyetinin başlangıcından Sasani Devleti’nin yıkılışına kadar uzanan eski İran tarihidir ve mitolojik, Pehlevî ve tarihî olmak üzere üç döneme ayrılır. Şehnâme, Fars kültürünün şekillenmesinde büyük bir etkiye sahip olmuş ve dünya edebiyatında da yankı uyandırmıştır. Goethe ve Victor Hugo gibi şairler bu eserden övgüyle söz etmiştir.
Bu kitap İranlılar arasında çok sevilir; İran’da ondan bir bölüm okumamış kimse neredeyse yoktur.
Kimse ölümün pençesinden çare bulamaz
O, sonbahar rüzgârı gibidir; biz ise yaprak
Nehcü’l-Belâğa
“Belâgatın açık yolu” anlamına gelen Nehcü’l-Belâğa, İslam’ı, ahlakı, felsefeyi ve siyaseti tanımada en önemli kaynaklardan biridir. Bu kitapta, İslam Peygamberi’nin vasisi ve halefi olan İmam Ali’ye (as) ait hutbeler, mektuplar ve kısa sözler derlenmiştir. Hutbelerde ve kısa sözlerde Allah’ı tanıma, ahlak, evrenin ve insan doğasının anlaşılması ile adil ve zalim yönetimlerin tahlili gibi konular ele alınır. Mektuplar ise daha çok yönetim, idare ve yöneticilerin halkla ilişkilerine dairdir. İran halkı, Peygamber ailesine duyduğu sevgi ve bağlılık nedeniyle bu kitaba büyük ilgi gösterir ve onu okur.
Nehcü’l-Belâğa’dan bir söz:
Ahmak dosttan sakın; çünkü sana fayda vermek isterken (akılsızlığı yüzünden) zarar verir. Cimri dosttan uzak dur; çünkü ondan bir şey istediğinde, kendisini senden daha muhtaç gösterir. Kötü kimselerle dostluktan şiddetle kaçın; seni değersiz bir bedel karşılığında satarlar. Yalancı dosttan uzak dur; o serap gibidir, uzağı yakın, yakını uzak gösterir.
Sahîfe-i Seccâdiyye
Sahîfe-i Seccâdiyye, İmam Hüseyin’in oğlu ve İslam Peygamberi’nin torunu olan İmam Zeynelâbidîn’e (İmam Seccâd) nispet edilen dua ve yakarışlardan oluşan bir eserdir. Bu kitap, İmam Seccâd’ın dikte ettiği ve İmam Muhammed Bâkır (as) ile kardeşi Zeyd bin Ali’nin iki nüsha hâlinde yazdığı 54 dua ve niyazı içerir. Hoş olmayan olaylar ve keder anlarında edilen dualar, Allah’tan dilek isteme duaları, anne-baba için, evlat için, sınır bekçileri için, komşular ve dostlar için edilen dualar, kuraklıktan sonra yağmur isteme duası ve düşmanların hilelerinden korunma duaları bu eserde yer alır. İranlılar, Allah’a dua ederken bu kitaptaki dualardan yararlanırlar.
Sahîfe-i Seccâdiyye’den bir dua bölümü:
Allah’ım, benim elimle insanlar için hayır ve iyilik nasip et; bunu başa kakmamla boşa çıkarma. Bana yüce ahlak ver ve beni kibirden koru.