Amerikalıların çoğu neden İran’a karşı askerî bir müdahaleye karşı çıkıyor?
https://parstoday.ir/tr/news/iran-i290438-amerikalıların_çoğu_neden_İran’a_karşı_askerî_bir_müdahaleye_karşı_çıkıyor
Pars Today – ABD’de yapılan yeni kamuoyu yoklamalarının sonuçları, bu ülke vatandaşlarının ezici çoğunluğunun Trump yönetiminin İran’a karşı askerî bir eylemine karşı olduğunu gösteriyor.
(last modified 2026-01-19T10:20:36+00:00 )
Ocak 19, 2026 12:20 Europe/Istanbul
  • Amerikalıların çoğu neden İran’a karşı askerî bir müdahaleye karşı çıkıyor?

Pars Today – ABD’de yapılan yeni kamuoyu yoklamalarının sonuçları, bu ülke vatandaşlarının ezici çoğunluğunun Trump yönetiminin İran’a karşı askerî bir eylemine karşı olduğunu gösteriyor.

Pars Today’in aktardığına göre, ABD’nin CBS News kanalının yaptığı yeni bir anket, Amerikalıların çoğunun Trump yönetiminin İran’a yönelik herhangi bir askerî macerasına karşı çıktığını ortaya koyuyor. Amerikalıların büyük bölümü, ABD ile İran arasında yaşanabilecek olası bir çatışmanın uzun süreli ve yüksek maliyetli olacağına inanıyor. Pazar günü yayımlanan anket sonuçlarına göre, katılımcıların yüzde 67’si ABD’nin İran’a karşı askerî harekâtına karşı çıkarken, yalnızca yüzde 32’si bu saldırıyı destekliyor.

Ayrıca Quinnipiac Üniversitesi tarafından yapılan bir başka ankete göre, Amerikalı seçmenlerin yaklaşık yüzde 70’i, ABD’nin İran’la askerî bir çatışmaya girmemesi gerektiğini belirtirken, sadece yüzde 18’i askerî müdahaleyi desteklediğini ifade etti. Bu yaygın muhalefetin çeşitli nedenleri bulunuyor. Ankette, Demokratların yüzde 79’u, bağımsızların yüzde 80’i ve Cumhuriyetçilerin yüzde 53’ü bu meseleye karşı olduklarını açıkladı. Katılımcıların yüzde 70’i ise Trump’ın herhangi bir adım atmadan önce Kongre’nin onayını alması gerektiğini vurguladı.

En önemli etkenlerden biri, Amerikan toplumunun Batı Asya’daki uzun süreli savaşlardan duyduğu genel yorgunluktur. Afganistan ve Irak’ta 20 yılı bulan askerî varlığın yarattığı ağır maliyetler ve can kayıpları, Amerikan halkının büyük bir kesiminin yeni bir askerî müdahaleye karşı kuşkuyla yaklaşmasına neden olmuştur. Birçok vatandaş, yeni bir savaşa girmenin yalnızca ABD’nin güvenlik çıkarlarını garanti altına almayacağını, aynı zamanda ülkeyi yeni bir istikrarsızlık ve öngörülemez maliyetler döngüsüne sürükleyebileceğini düşünmektedir. Bu kaygı anketlere de yansımış; halkın, ABD dış politikasının gerilimi azaltmaya ve iç meselelere odaklanmaya yönelmesini tercih ettiğini göstermiştir.

Bir diğer etken ise İran’la yaşanacak askerî bir çatışmanın bölgesel ve küresel sonuçlarına dair endişelerdir. Yayımlanan anketlerde, birçok katılımcı askerî bir eylemin Batı Asya’da daha geniş çaplı bir savaşa yol açabileceğini ve küresel güvenliği tehdit edebileceğini ifade etmiştir. Raporlar, Amerikalıların önemli bir bölümünün askerî saldırıların ABD’nin güvenliğini artırmadığına, aksine ülkeyi daha büyük risklerle karşı karşıya bırakabileceğine inandığını göstermektedir. Bu endişe, siyonist rejimin İran’a karşı yürüttüğü 12 günlük savaş sırasında ABD’nin İran’ın nükleer tesislerine yönelik “Geceyarısı Çekici Operasyonu” (Operation Midnight Hammer) kapsamında gerçekleştirdiği hava saldırılarına halkın verdiği tepkilerde de görülmüştür; birçok Amerikalı, bu eylemlerin ABD’yi daha az güvenli hâle getirdiğini dile getirmiştir.

Öte yandan, bu konuda parti içi ve partiler arası bölünmeler de rol oynamaktadır. Demokratlar ve bağımsızlar ezici çoğunlukla askerî müdahaleye karşı olsa da, Cumhuriyetçiler arasında da hatırı sayılır bir kesim askerî müdahaleye karşı çıkmaktadır. Bu durum, İran’la savaşa karşı olmanın yalnızca partizan bir tutum olmadığını, ulusal bir kaygıya dönüştüğünü göstermektedir. Pek çok Cumhuriyetçi seçmen de yeni bir savaşa girmenin ülke için ağır siyasi ve ekonomik bedeller doğurabileceğine inanmaktadır.

Buna ek olarak, Amerikalıların önemli bir bölümü askerî çözümlerin etkinliği konusunda şüphe duymaktadır. Geçmiş deneyimler, askerî saldırıların her zaman hükümetlerin davranışlarını değiştirmediğini ya da siyasi koşulları iyileştirmediğini göstermiştir. İran konusunda da birçok vatandaş, diplomatik baskıların, yaptırımların ya da müzakerelerin askerî eylemden daha etkili olabileceğini savunmaktadır. Bu bakış açısı anketlerde açıkça görülmekte; halkın çoğunluğu, ABD’nin doğrudan müdahaleden kaçınmasını ve askerî olmayan araçlara yönelmesini tercih etmektedir.

Son olarak, dış politikada aceleci kararların sonuçlarına duyulan güvensizlik de kamuoyundaki muhalefetin nedenlerinden biridir. Amerikalıların bir bölümü, savaş kararlarının dikkatle, şeffaf biçimde ve uzun vadeli sonuçları değerlendirilerek alınması gerektiğine inanmaktadır. Anketler, birçok seçmenin İran’a karşı askerî bir eylemin çözümden çok yeni bir kriz yaratabileceğini düşündüğünü göstermektedir.

Genel olarak, Amerikalıların çoğunluğunun İran’a karşı askerî müdahaleye karşı çıkması; tarihsel deneyimlere, güvenlik kaygılarına, ekonomik maliyetlere, siyasi bölünmelere ve askerî çözümlerin etkinliğine dair şüphelere dayanmaktadır. Bu unsurlar bir araya geldiğinde, Amerikan kamuoyunun savaş yerine diplomatik çözümlere yönelme isteğinin her zamankinden daha güçlü olduğu açıkça görülmektedir.

Son bir nokta da, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a saldırıdan geri adım atmak için öne sürdüğü gerekçelerdir. Her ne kadar Trump, İran’a saldırmamaya kendisinin karar verdiğini iddia etse de, bir Amerikan medyası farklı nedenler ortaya koymuştur. Axios, Amerikalı yetkililere dayandırdığı haberinde, Trump’ın İran’a saldırmama kararının; bölgede yeterli askerî teçhizat ve silah bulunmaması ile müttefiklerin, ABD’nin herhangi bir askerî macerasının bölgenin ve bölge ülkelerinin Beyaz Saray’ın müttefikleri dâhil güvenliği ve istikrarı açısından yıkıcı sonuçlar doğuracağı yönündeki uyarıları nedeniyle alındığını yazdı. İran’a yönelik bir saldırının etkili olmayacağı da ABD’nin bu seçeneğinden vazgeçmesinin nedenleri arasında yer aldı. Axios ayrıca Netanyahu’nun bir danışmanına dayandırarak, Netanyahu’nun Trump’a, ABD’nin olası bir askerî saldırısına İran’ın vereceği muhtemel karşılığa karşı İsrail’in savunmaya hazır olmadığını söylediğini aktardı. Sonuç olarak, İran İslam Cumhuriyeti’nin halk desteği ve yıkıcı askerî darbeler vurma kapasitesine sahip caydırıcı gücü, Trump’ın İran’a saldırı planından geri adım atmasına yol açmıştır.