İran Medyası | İran’ın Düşman Tehditleriyle Mücadeleye Hazırlığından ABD Hegemonyasının Çöküş Dönemine Kadar
Pars Today – İran’ın düşman tehditleriyle mücadeleye hazır olması ve ABD hegemonyasının çöküş dönemine girilmesi, İran gazete ve medyasında ele alınan başlıca konular arasında yer aldı.
İran İslami Mühendisler Derneği Genel Sekreteri Mohammad Reza Bahonar, salı günü yayımlanan Mehr Haber Ajansı’na verdiği demeçte, İran’a karşı son dönemde yürütülen komplolar ve planlanan projelere değinerek şunları söyledi: Düşmanlar, İran’daki son komplolar sırasında “Gökkuşağı” adı verilen bir projeyi hayata geçirmeyi planlamışlardı. Bu proje; suikastlar, kundaklama eylemleri, cami ve hüseyniyelere, halkın evlerine ve masum gençlere yönelik saldırıları içeriyordu; ancak başarısızlığa uğradı. Pars Today’in aktardığına göre Bahonar, ABD ve müttefiklerine hitaben şunları ifade etti: Biz hiçbir zaman savaş başlatan taraf olmadık; ancak bu komplolar devam ederse, önleyici bir adım atmak zorunda kalabiliriz.
Bahonar ayrıca şunu vurguladı: İran silahlı kuvvetleri, İslam Devrimi’nin başından bu yana, askeri teçhizat alanındaki kapsamlı yaptırımlara rağmen; iç kapasiteye dayanarak, kendi ayakları üzerinde durarak ve bu toprakların gençlerinin düşünsel gücüne güvenerek öyle bir caydırıcılığa ulaşmıştır ki, birçok kişi İran’ın hem taarruz hem de savunma alanında bölgenin tartışmasız güçlerinden biri olduğunu kabul etmektedir. Dolayısıyla ABD, Trump ve diğerleri şunu bilmelidir ki, bölgedeki güçleri ve üsleri nerede olursa olsun risk altındadır ve tamamı meşru askeri hedeflerimiz sayılmakta olup, onlara pişman edici şekilde karşılık verilecektir.
ISNA | Göçmenlere Yönelik Şiddet Trump İçin Sorun Yaratacak
ABD meseleleri uzmanı Mohammad Mehdi Abbasi, ISNA’ya verdiği röportajda, “ABD Göçmenlik Polisi’nin şiddet içeren tutumları toplumda geniş çaplı bir öfkeye yol açmıştır” diyerek şunları söyledi: Göç sorununun çözümü, artık ABD Başkanı Donald Trump’ın zayıf noktalarından biri haline gelmiştir ve destekçilerinin önemli bir bölümü onun ve polisin davranışlarına karşı çıkmaktadır.
IRNA | Rus Uzman: ABD Hegemonyasının Çöküş Dönemi Başladı
Moskova’daki Siyasi Gazetecilik Merkezi uzmanı Boris Rojin, IRNA’ya verdiği özel röportajda şu değerlendirmede bulundu: ABD her ne kadar askeri ve siyasi üstünlük iddiasında bulunsa da, artık geçmişte olduğu gibi sınırsız hegemonyasına güvenemez. Venezuela Devlet Başkanı’nın kaçırılması gibi olaylar, ABD’nin hegemonik gerileme dönemine girdiğinin göstergesidir.
Rojin ayrıca, eski dünya düzeninin, geleneksel uluslararası hukukun ve bu düzeni uygulamaya koyan mekanizmaların sona erdiğini belirterek şunları söyledi: Birleşmiş Milletler de bu durumun dışında değildir. Mevcut koşullarda BM, ne birini bir şeyden koruyabilen ne de bağlayıcı yükümlülükler oluşturabilen etkisiz bir yapıya dönüşmüştür. Bu kurum artık yalnızca, pratik bir sonucu olmayan tutum ve söylemlerin dile getirildiği uluslararası bir platformdur. ABD’nin eylemleri de bu gerçeği bir kez daha teyit etmektedir.
Şarg Gazetesi | ABD’nin Küresel Değer Zincirine Saldırısı
Reformist Şarg gazetesi, Abbas Ahundi imzasıyla yayımladığı yazıda, ABD’nin İran’a yönelik saldırı tehditlerine değinerek şunları yazdı: Güvenlik artık bireysel değil, küresel bir olgudur. ABD yalnızca İran’ı değil, birçok ülkeyi tehdit etmektedir. Batı Asya bölgesi; enerji temini, hammadde ve madenler, tüketim pazarı, ulaşım koridorları, nüfus, bilgi ve insan gücü açısından küresel değer zincirinin kilit noktasında yer almaktadır. Bu nedenle ABD’nin bu bölgeye yönelik bir saldırısı, küresel değer zinciri üzerindeki büyük etkisi nedeniyle dünyanın birçok ülkesini etkileyecektir.
Cumhuriyet-i İslami Gazetesi | Gazze’nin Çalınmasına Neden Sessiz Kalınıyor?
Muhafazakâr Cumhuriyet-i İslami gazetesi, “Gazze Barış Konseyi”ni eleştiren bir yazı yayımladı. Gazete şu ifadeleri kullandı: “Gazze Barış Konseyi”nin kurulması, Siyonist rejimin zalim politikalarının devamından başka bir şey değildir. Bu gösteri, bazı ülkelerin ölümcül sessizliği ve hatta bazı Arap rejimlerinin iş birliği sayesinde mümkün olmuştur.
Kendini dünyanın sahibi sanan Donald Trump, bu kez “Gazze Barış Konseyi” adı altında bir yapı kurmuştur ki, bu girişim “yeni sömürgecilik” çerçevesindeki en eşi benzeri görülmemiş uygulamalardan biridir. Gazze, Arap dünyasının kalbinde yer alan Filistin toprağıdır ve ABD ile hiçbir ilgisi yoktur; buna rağmen, başkanlığını eski ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun, Trump’ın damadı ve bilinen bir Siyonist olan Jared Kushner’ın ve bazı diğer ülkelerin temsilcilerinin üstlendiği sahte ve yönetimsel bir yapı oluşturulmuştur. İngiltere’nin eski Başbakanı Tony Blair de bu yapının kilit üyeleri arasındadır.
Trump’ın Gazze’ye ilişkin tek taraflı adımları, Birleşmiş Milletler ile dahi uyumlu değildir ve Filistin konusundaki küresel toplumun tutumlarıyla tamamen çelişmektedir. Arap dünyasındaki birçok uzman, Trump’ın bu girişiminin BM’yi yok saymak ve dünyanın herhangi bir noktası hakkında karar verme hakkını kendinde görmek anlamına geldiğini vurgulamaktadır.