Avrupalı düşünce kuruluşu: ABD İran’a saldırırsa, İran tüm gizli kozlarını devreye sokar
https://parstoday.ir/tr/news/iran-i291006-avrupalı_düşünce_kuruluşu_abd_İran’a_saldırırsa_İran_tüm_gizli_kozlarını_devreye_sokar
Pars Today – “Avrupa Dış İlişkiler Konseyi” (ECFR) adlı düşünce kuruluşu, ABD’nin İran’a olası askeri müdahalesinin sonuçlarına ilişkin bir rapor yayımlayarak uyarılarda bulundu.
(last modified 2026-02-01T04:08:05+00:00 )
Şubat 01, 2026 06:08 Europe/Istanbul
  • Avrupalı düşünce kuruluşu: ABD İran’a saldırırsa, İran tüm gizli kozlarını devreye sokar

Pars Today – “Avrupa Dış İlişkiler Konseyi” (ECFR) adlı düşünce kuruluşu, ABD’nin İran’a olası askeri müdahalesinin sonuçlarına ilişkin bir rapor yayımlayarak uyarılarda bulundu.

Berlin merkezli Avrupa Dış İlişkiler Konseyi, İran’a yönelik olası bir ABD askeri müdahalesinin sonuçları konusunda alarm verirken, Avrupa hükümetlerinden bölgesel ortaklarıyla iş birliği yaparak Washington’un askeri bir adım atmasını engellemelerini istedi. Pars Today’in aktardığına göre, raporda 1979’dan bu yana ABD başkanlarının sürekli olarak “İran İslam Cumhuriyeti askeri güç kullanılarak devrilebilir mi?” sorusuyla karşı karşıya kaldığı belirtiliyor.

İran’da son dönemde yaşanan karışıklıkların ardından Donald Trump “yardım yolda” iddiasında bulunmuştu; ancak nihai hedefinin ne olduğu hâlâ belirsizliğini koruyor. Aralık 2025’in sonlarında protestoların başlamasından bu yana Trump, İran’ı defalarca askeri müdahaleyle tehdit ederken, aynı zamanda diplomasi kapısını da açık bırakmış durumda. Son günlerde ise ABD’ye ait savaş uçakları ve savaş gemileri Batı Asya bölgesine konuşlandırıldı.

Düşünce kuruluşu, Afganistan, Irak, Libya ve Suriye deneyimlerine atıfta bulunarak, ABD ve Avrupa’nın Batı’nın nüfuz sınırları ve İran’la uzun süreli bir savaşın riskleri konusunda gerçekçi olması gerektiğini vurguluyor. Raporda öne çıkan temel endişelerden biri “öngörülemeyen sonuçlar”dır. ABD’nin muhtemel bir rejim değişikliği hedefiyle geniş çaplı saldırılara başlaması durumunda, Tahran bölgedeki Amerikan güçlerini hedef alarak bu adımın siyasi maliyetini Trump için artırabilir. Ayrıca İran ordusunun bölgedeki petrol tesislerine saldırma ve Hürmüz Boğazı’nda deniz taşımacılığını aksatma kapasitesine sahip olduğu belirtiliyor; bu tür bir hamlenin küresel enerji ve emtia fiyatlarını ciddi şekilde yükseltebileceği ifade ediliyor. İran’ın aynı zamanda bölgesel müttefik ağını harekete geçirerek İsrail dâhil ABD müttefiklerine karşı eş zamanlı saldırılar düzenleyebileceği vurgulanıyor.

Avrupa Dış İlişkiler Konseyi raporunda, İran’ın Haziran 2025’teki 12 günlük savaş sırasında bu araçları kullanmadığı, ancak varoluşsal bir tehditle karşı karşıya kalması hâlinde tüm kapasitesini devreye sokabileceği belirtiliyor. Raporda, İran bölgesel bir çatışmadan zarar görse bile Trump’ın arzu ettiği “kesin darbeyi” indirmesinin pek olası olmadığı ifade ediliyor. Düşünce kuruluşu, son yirmi yılda benzer koşullarda gerçekleşen ABD askeri müdahalelerinin çoğunlukla kan dökülmesine, istikrarsızlığa ve ekonomik zayıflamaya yol açtığı uyarısında bulunuyor. Libya ve Suriye örnekleri, dış müdahalelerin parçalanma ve Avrupa’ya yönelik büyük göç dalgalarına neden olduğuna dair örnekler olarak gösteriliyor.

Raporda, İran’da olası bir savaşın çok daha zor olacağı vurgulanıyor. İran’ın askeri yapısının 12 günlük savaşta hasar görmesine rağmen hâlâ bütünlüğünü koruduğu ve güvenlik kurumlarının bazı kesimlerinin, dış destekli rejim değişikliği girişimlerini “kutsal savaş” olarak gördüğü ifade ediliyor. Ayrıca İran’ın geniş coğrafyası ve 90 milyonu aşan nüfusu, ülkeyi çöküş riski son derece yüksek bir yapıya dönüştürüyor; bu da ABD ya da NATO’nun İran’da rejim değişikliği girişimini Irak ve Libya örneklerine kıyasla çok daha büyük bir meydan okuma hâline getiriyor.

Raporun sonunda, artan gerilimlere rağmen bölgedeki Arap ülkeleri ile Türkiye’nin, ABD’nin İran’a yönelik askeri müdahalesine karşı güçlü uyarılarda bulunduğu belirtiliyor. Düşünce kuruluşu ayrıca, İran’ın askeri tesislerine yönelik sınırlı ve hedefli saldırılarla Haziran 2025’teki 12 günlük savaşa benzer bir senaryonun uygulanabileceği düşüncesini “aldatıcı” olarak nitelendiriyor. Trump’ın Haziran 2025’te İsrail’in etkisiyle İran’ın nükleer programını bombaladığı hatırlatılırken, bugün de insan hakları gerekçesiyle artan saldırı talepleriyle karşı karşıya olduğu; bu sürecin onu İran’la bitmeyen bir askeri çatışma döngüsüne sürükleyebileceği uyarısı yapılıyor.