“Ölü Sayısı Olimpiyatı”: İran’a Karşı Küresel Mutabakat İnşa Etmenin Bir Aracı
https://parstoday.ir/tr/news/iran-i291074-Ölü_sayısı_olimpiyatı_İran’a_karşı_küresel_mutabakat_İnşa_etmenin_bir_aracı
Pars Today – Medya, İran’daki protestolarda ölenlerin sayısına dair abartılı ve doğrulanmamış istatistikleri kullanarak, kamuoyunu siyasi ve askerî müdahalelere bilinçli biçimde hazırlamıştır.
(last modified 2026-02-02T09:50:21+00:00 )
Şubat 02, 2026 11:47 Europe/Istanbul
  • “Ölü Sayısı Olimpiyatı”: İran’a Karşı Küresel Mutabakat İnşa Etmenin Bir Aracı

Pars Today – Medya, İran’daki protestolarda ölenlerin sayısına dair abartılı ve doğrulanmamış istatistikleri kullanarak, kamuoyunu siyasi ve askerî müdahalelere bilinçli biçimde hazırlamıştır.

Oysa bu rakamlar doğruluk ve teyit temeline dayanmamaktadır.

Pars Today’in aktardığına göre El Cezire, “Protestolardaki ölü sayısının kullanılması: İran’a saldırı için mutabakat inşa etmek” başlıklı bir makalede şunları yazdı: Protestolarda ölenlerin sayısına ilişkin doğrulanmamış tahminler geniş çapta yayıldı; öyle ki bunların, askerî müdahaleye kamuoyu hazırlamak ve Gazze’deki soykırımı önemsizleştirmek amacıyla tasarlanmış olduğu izlenimi oluşuyor.İran’da 8–10 Ocak tarihleri arasında yaşanan olaylarda gerçek ölü sayısı konusunda ciddi görüş ayrılıkları bulunmaktadır. İran hükümetinin yayımladığı verilere göre, sivil ve güvenlik güçleri dâhil olmak üzere 3 bin 117 kişi hayatını kaybetmiştir. Ancak Batılı medya organları bu sayıyı 5 bin ile 36 bin 500 arasında göstermiştir.Bu farklılık, ölü sayısının İran’a yönelik küresel bir saldırı mutabakatı oluşturmak için bir araç olarak sistematik biçimde kullanılmasını ve aynı zamanda Gazze’deki soykırımın resmî ölü sayılarının önemsizleştirilmesini yansıtmaktadır.

İran’daki protestoların başlamasından bu yana, insan kayıplarının tahmin edilmesi ve raporlanması konusunda bir rekabet ortaya çıkmış; buna “ölü sayısı olimpiyatı” adı verilebilir.İran odaklı ve İslam Cumhuriyeti karşıtı aktivistleri destekleyen insan hakları kuruluşları, ölü sayısını doğrulamak için çeşitli kanıt ve tanıklıkları incelemiştir. Bu makalenin yazıldığı sırada, İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA) 6 binden fazla ölümü doğrulamış ve 17 binden fazla vakayı inceleme altında tutmuştur.Bununla birlikte, aktivistlerin bilgileri doğrulama sürecinin hızı konusunda şüpheler bulunmaktadır. Bildirilen her ölüm için birden fazla farklı kaynağın incelenmesi, mükerrer verilerin tespit edilip ayıklanması gerekmektedir. Ayrıca tarihlerin, mekânların ve özel koşulların olayların zaman çizelgesiyle uyumlu olması gerekir. Görsel kanıtların da açık kaynaklar üzerinden ya da birden fazla tanığın anlatımlarıyla doğrulanması şarttır. Bu nedenle, hızla artan aktivist sayımlarının kalite ve doğruluğu dikkat ve ihtiyat gerektirmektedir.Birleşmiş Milletler’in İran Özel Raportörü Mai Sato, yaklaşık 5 bin ölüye dair ihtiyatlı bir tahmin sunmuştur. Aynı zamanda bazı kaynaklardan kendisine 20 bine varan doğrulanmamış rakamların bildirildiğini de belirtmiştir.Buna rağmen, büyük medya kuruluşları yalnızca İran devleti ya da sağlık sektörüne özel erişimleri olduğunu iddia eden anonim kaynaklara dayanan çok daha yüksek rakamlar yayımlamaya başlamıştır. Örneğin 25 Ocak’ta Birleşik Krallık merkezli Iran International televizyonu, “İran güvenlik aygıtından elde edildiği” öne sürülen ancak yayımlanmayan ve şeffaf olmayan “geniş raporlara” dayanarak 36 bin 500 kişinin öldüğünü iddia eden bir haber yayımladı.

Aynı gün Amerikan dergisi Time, “İran protestolarındaki ölü sayısı 30 bini aşabilir” başlıklı bir makale yayımladı. Makalede, kimlikleri güvenlik gerekçesiyle açıklanmayan İran Sağlık Bakanlığı’ndan iki üst düzey yetkiliye atıfla, “yalnızca 8 ve 9 Ocak günlerinde İran sokaklarında 30 bine kadar kişinin öldürülmüş olabileceği” iddia edildi. Dergi, bu sayının bağımsız olarak doğrulanmasının hiçbir yolu olmadığını kendisi de kabul etti.İki gün sonra İngiliz gazetesi Guardian benzer bir yol izleyerek “Kaybolan cesetler, toplu mezarlar ve 30 bin ölü: İran’daki gerçek ölü sayısı nedir?” başlıklı bir yazı yayımladı. Yazı, anonim bir doktora dayanarak 30 bin ölü rakamını gündeme getirdi; oysa bu doktor ve İran’daki meslektaşları bile kesin bir sayı vermeye istekli değildi.Sunday Times ve Piers Morgan Uncensored gibi diğer medya organları da Almanya’da yaşayan göz doktoru Amir Peresta’nın yayımladığı, 16 bin 500 ile 33 bin arasında değişen ölü sayıları içeren çalışmalara dayandı. Ancak 23 Ocak tarihli en güncel versiyon, bu rakamlara ulaşmak için tartışmalı tahmin yöntemleri kullanmaktadır. Dikkat çekici olan, Peresta’nın, devrik İran Şahı’nın oğlu Rıza Pehlevi ile olan bağını gizlememesidir.Kendini “taçlandırılmış prens” olarak sunan Pehlevi ve ekibi, son dönemde medya manipülasyonu ve çevrimiçi dezenformasyon konusunda yoğun çabalar yürütmüş; son protestoların tırmandırılmasında ve çatışma yönüne itilmesinde kilit aktörler olmuştur. Bu nedenle Peresta tarafından yayımlanan ölü sayıları tarafsız tahminler olarak görülemez; en azından bağımlı ve partizan değerlendirmeler olarak kabul edilmelidir.Bu tahminleri doğrulayamamalarına rağmen söz konusu medya organları, abartılı rakamları manşetlerinde ve altyazılarında yayımlamıştır. Kısa sürede diğer medya kuruluşları da bu sayıları, ana akım medyayı birincil kaynak göstererek aktarmıştır. Batılı aktivistler ve siyasetçiler de bu istatistikleri kendi gündemlerini ilerletmek için kullanmış; böylece sosyal medyadaki dezenformasyon kampanyalarının yoğunlaşmasına katkı sağlamıştır. Başka bir deyişle, “ölü sayısı olimpiyatı” ortaya çıkmıştır.Tüm bunlar iki amaca hizmet etmiştir. Birincisi, dış askerî müdahale ve düşmanca siyasi eylemler için küresel bir mutabakat oluşturma çabalarını desteklemiştir. Protestolar sürerken ABD Başkanı Donald Trump, “kanlı bir bastırma” durumunda askerî müdahale tehdidinde bulunmuş; bugün ise İran çevresinde ABD askerî güçlerinin yığıldığına tanık olmaktayız ki bu fiilen savaş atmosferini ağırlaştırmaktadır.

İkincisi, İran’daki ölü sayısına ilişkin spekülasyonlar, Batı’daki İsrail yanlısı siyasetçi ve analistlerin Gazze’deki İsrail savaşının kurbanlarını önemsizleştirmesine yardımcı olmuştur. Böylece bu durum, Filistin halkına yönelik soykırımın değersizleştirilmesinde bir araca dönüşmüştür.Ölü sayısına dair artan baskılara yanıt olarak İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, yetkililerden “son acı olaylarda hayatını kaybedenlerin isimlerinin ve kişisel bilgilerinin kamuoyuna açıklanmasını” istemiştir. İletişim Direktörü de çelişkili her türlü iddianın incelenip doğrulanacağı bir sürecin oluşturulacağını vaat etmiştir.Son dönemdeki ölümlerle ilgili zahmetli bir doğrulama süreci, Batı Asya’da ABD’nin tek taraflı saldırgan eylemlerine yeniden zemin hazırlayan medya manipülasyonunu açığa çıkarmak açısından hayati önemdedir. Bu bağlamda “ölü sayısı olimpiyatı”, Filistin’den İran’a kadar tüm mağdurlara karşı adaletsiz bir hizmet olmaya devam etmektedir.