İran’ın gelişen piyasalara katılım için ekonomik kapasitesi
Pars Today – İran İslam Cumhuriyeti Ekonomi ve Maliye Bakanı, Gelişen Piyasalar İkinci Zirvesi’ne katılmak üzere Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’a gitti.
İran Ekonomi ve Maliye Bakanı Seyyid Ali Medeni-zade, cumartesi günü 7 Şubat’ta, Gelişen Piyasalar İkinci Zirvesi’ne katılmak ve ikili görüşmeler gerçekleştirmek amacıyla bir heyetin başında Riyad’a ulaştı ve İran’ın Suudi Arabistan Büyükelçisi Alireza Enayeti tarafından karşılandı.
İran Ekonomi ve Maliye Bakanı’nın Suudi Arabistan ziyareti kapsamında, Gelişen Piyasalar İkinci Zirvesi’ne katılım ve zirveye katılan diğer ülkelerin muhataplarıyla ikili görüşmeler yapılması, ziyaretin en önemli programları arasında yer alıyor.
Gelişen Piyasalar İkinci Zirvesi, Uluslararası Para Fonu (IMF) ile Suudi Arabistan hükümetinin ortak ev sahipliğinde ve dünyanın 50’den fazla ülkesinden temsilcilerin katılımıyla, El-Ula kentinde düzenlenecek.
İran Ekonomi ve Maliye Bakanı’nın Suudi Arabistan’da düzenlenen bu zirveye katılımı, İran’ın ekonomik diplomasisinin daha aktif hâle geldiğinin ve uluslararası ekonomik alanlarda daha etkili bir varlık göstermeye yönelik çabasının bir göstergesi olarak değerlendirilebilir. Bu katılım, dünyanın bağımsız ve gelişmekte olan ülkeler arasında yeni iş birliği modellerine yöneldiği bir dönemde gerçekleşmektedir.
İran, bilimsel ve ekonomik alanda faaliyet gösteren 7 binden fazla bilgi temelli (start-up ve teknoloji odaklı) şirketiyle; nanoteknoloji, biyoteknoloji, yapay zekâ ve yenilenebilir enerji gibi alanlarda kayda değer ilerlemeler kaydetmiştir.
Biyoteknolojik ilaçlar, radyofarmasötikler ve tıbbi ürünler gibi alanlarda seri üretim kapasitesine sahip olması ve bunun yanında ileri savunma sanayilerinin bulunması, İran’ın bölgesel ihracat potansiyeline de sahip yerli teknolojik altyapısını ortaya koymaktadır. İran üniversiteleri ve araştırma merkezleri ise her yıl binlerce mühendislik ve teknik uzman yetiştirerek bilgi temelli ekonominin insan kaynağını temin etmektedir.
Dünyanın en büyük doğal gaz rezervlerinden birine ve dördüncü büyük petrol rezervine sahip olan İran, küresel enerji güvenliğinde kilit ülkelerden biri konumundadır. Doğu ile Batı’yı birbirine bağlayan coğrafi konumu (Kuzey–Güney Koridoru üzerinden) ise İran’a bölgesel bir transit ve ticaret merkezi olma imkânı sunmaktadır.
Yaklaşık 90 milyon nüfusa sahip geniş bir iç pazarı ve ekonomi, bilim ve teknoloji alanlarında önemli bir eğitimli ve uzman iş gücü bulunan İran, bu özellikleriyle bölgede benzersiz bir konumda yer almaktadır. İran’ın otomotiv, petrokimya ve çelik sanayileri, birçok alanda Asya kıtasının en büyük 10 üreticisi arasında bulunmaktadır.
Günümüz dünyası, çok kutuplu bir ekonomik düzenin şekillenişine tanıklık etmektedir. Gelişmekte olan ülkelerin tarihsel olarak Batı’ya, özellikle de ABD’ye bağımlılığı, finansal kaynaklara ve teknolojiye erişimde eşitsizliklere yol açmıştır. Gelişen Piyasalar Zirvesi’nin düzenlenmesi, bu denklemi değiştirmeye yönelik bir adım olarak görülebilir.
Bağımsız ülkeler; alternatif finansal sistemler kurarak (yerel para birimlerinin kullanımı, ticarette doların devre dışı bırakılması), teknoloji transferi sağlayarak, altyapı ve temiz enerji projelerinde ortak yatırımlar yaparak ve Asya, Afrika ile Latin Amerika ülkeleri arasında ortak bir tüketim pazarı geliştirerek, ABD ve Batı’ya bağımlı olmayan canlı bir ekonomik alan oluşturabilirler. Bu çerçevede İran, Doğu ve Batı Asya’yı birbirine bağlayan bir ülke olarak bu pazarın şekillenmesinde önemli bir rol oynayabilir.
Teknolojik altyapısı, zengin doğal kaynakları ve uzman insan gücü sayesinde İran, gelişen piyasaların oluşum sürecinde etkili bir rol üstlenme kapasitesine sahiptir. Bu tür zirvelere aktif katılım, yalnızca ülkenin iç kapasitesinin tanıtılması için bir fırsat değil; aynı zamanda bağımsız ülkelerle yapıcı etkileşim ve Batı merkezli finansal ve teknolojik sistemlere bağımlılığın azaltılması için de bir zemin oluşturmaktadır.
Bilgi temelli ekonomi, enerji, transit taşımacılık ve bölgesel iş birliklerine dayanan bir yaklaşımla İran, yeni küresel ekonomik düzende kendi konumunu yeniden tanımlayabilir ve gelişmekte olan ülkeler ağının etkili merkezlerinden biri hâline gelebilir.
Gelişen piyasalara hedefli katılım, İran için ekonomiyi çeşitlendirme, petrol dışı ihracatı artırma, yabancı yatırımı çekme ve ekonomik bağımsızlığı güçlendirme yönünde önemli bir fırsat sunmaktadır.