İran’ın deniz gücü; askerî kudret, diplomasi, teknoloji ve insani ahlakın bileşimi
https://parstoday.ir/tr/news/iran-i291456-İran’ın_deniz_gücü_askerî_kudret_diplomasi_teknoloji_ve_insani_ahlakın_bileşimi
Pars Today – İran İslam Cumhuriyeti Ordusu Deniz Kuvvetleri Komutanı, İran donanmasına ait gemilerin okyanuslarda ve açık denizlerde bulunmasının, askerî gücün deniz diplomasisiyle bütünleşmiş bir yansıması olduğunu vurguladı.
(last modified 2026-02-10T10:24:46+00:00 )
Şubat 10, 2026 11:30 Europe/Istanbul
  • İran’ın deniz gücü; askerî kudret, diplomasi, teknoloji ve insani ahlakın bileşimi

Pars Today – İran İslam Cumhuriyeti Ordusu Deniz Kuvvetleri Komutanı, İran donanmasına ait gemilerin okyanuslarda ve açık denizlerde bulunmasının, askerî gücün deniz diplomasisiyle bütünleşmiş bir yansıması olduğunu vurguladı.

İran İslam Cumhuriyeti Ordusu Deniz Kuvvetleri Komutanı Tümamiral Şehram İrani, İran donanmasına ait görev gruplarının son dönemde bölge dışı alanlarda icra ettiği misyonların farklı boyutlarını anlatarak şunları söyledi: İran gemilerinin okyanuslarda ve açık denizlerdeki varlığı yalnızca bir askerî konuşlanma anlamına gelmemekte; aynı zamanda askerî gücün deniz diplomasisiyle, bilimsel ve teknolojik kapasiteyle, insani ahlakla ve İslam kültürünün mesajının dünya toplumuna aktarılmasıyla bütünleştiği bir tabloyu yansıtmaktadır.

Deniz Kuvvetleri Komutanı, özellikle uluslararası sularda görevlerin hassasiyetle icra edilmesi ve hayati deniz ulaşım hatlarının korunmasının, bu hazırlık ve kudretin somut bir göstergesi olduğunu belirterek, bunun söz konusu kuvvetin millî çıkarları savunmadaki yüksek kapasitesini ortaya koyduğunu ifade etti.

Tümamiral Şehram İrani, Silahlı Kuvvetler Başkomutanı’nın stratejik rehberliğine dikkat çekerek, bu ilerleme ve kazanımların büyük ölçüde, ufuk açıcı perspektifler çizerek Deniz Kuvvetleri’nin gelişim ve olgunlaşma yolunu açan İran İslam Cumhuriyeti Lideri’nin basiretli ve dirayetli liderliğinin bir sonucu olduğunu vurguladı.

İran İslam Cumhuriyeti Ordusu Deniz Kuvvetleri’ne ait görev gruplarının okyanuslarda (boğazlardan geçişler ve uluslararası sularda bulunma dâhil) uzun süreli görevleri, stratejik açıdan İran’ın caydırıcılık gücünü pekiştirmektedir. Arama-kurtarma, deniz haydutluğuyla mücadele ve uluslararası iş birliği görevlerindeki aktif rol, İran’ı yalnızca konuşlu bir askerî güç değil, aynı zamanda istikrar sağlayıcı bir aktör olarak öne çıkarmaktadır.

İran gemilerinin açık denizlerdeki varlığı, Ordunun Deniz Kuvvetleri’nin stratejik derinliğinin ve çok boyutlu olgunluğunun bir sembolü olarak değerlendirilmelidir. Bu varlık, güvenlik ve caydırıcılığın sağlanmasının yanı sıra, İran İslam Cumhuriyeti’nin bilimsel, diplomatik ve kültürel yeteneklerinin küresel ölçekte sergilenmesi için de etkili bir araçtır. Fars Körfezi ve Hürmüz Boğazı’nın dünya enerji ve ticaretinin en hassas jeopolitik noktalarından biri olduğu bir ortamda, İran’ın bölge dışı deniz gücünü geliştirmesi yalnızca sembolik bir adım değil, stratejik bir savunma yaklaşımıdır.

Bu varlık, bölge dışı güçlere açık bir mesaj niteliği taşımaktadır: İran, uluslararası suların herhangi bir noktasında, başka ülkelere bağımlı olmaksızın millî çıkarlarını ve deniz ulaşım hatlarının güvenliğini teminat altına alabilecek kapasiteye sahiptir. Bu durum, özellikle Amerikalı ve Batılı yetkililerin İran’ın deniz yeteneklerindeki artışı kabul ettikleri bir ortamda, etkili bir caydırıcılık ve savunma özgüveninin göstergesi olarak öne çıkmaktadır.

Gemilerin ve denizaltıların tasarımı, inşası ve bakımının ülke içinde gerçekleştirilmesi, savunma alanında yerli bilgi döngüsüne ve ileri mühendisliğe hâkimiyetin bir göstergesidir. Bu bilimsel kapasite sayesinde, İran İslam Cumhuriyeti Ordusu Deniz Kuvvetleri stratejik düzeyde tam operasyonel öz yeterliliğe ulaşmış ve bölge dışı görevlerini yabancı altyapılara ihtiyaç duymadan yerine getirebilir hâle gelmiştir.

Askerî ve teknik boyutların ötesinde, İran İslam Cumhuriyeti Deniz Kuvvetleri’nin varlığı kültürel ve insani bir mesaj da taşımaktadır. Bu mesaj, gücü yalnızca bir tahakküm aracı olarak değil; adaletin, kolektif güvenliğin ve insan onurunun korunması için bir vasıta olarak gören, ülkenin medeniyet ve İslami bakış açısından beslenmektedir.

Uluslararası görevlerde Deniz Kuvvetleri personelinin tutum ve davranışları; insan sevgisi, deniz çevresinin korunması, diğer milletlerle barışçıl iş birliği ve denizcilik etiği ilkelerine saygı gibi değerlere dayanmaktadır. Bu yaklaşım, İran’ın askerî gücünü ahlak merkezli bir güce dönüştürerek, denizlerdeki askerî varlığa farklı bir yüz kazandırmaktadır.

İran gemilerinin açık denizlerdeki varlığı, İran İslam Cumhuriyeti’nin sert güç unsurları (askerî ve teknolojik) ile yumuşak güç unsurları (kültürel, diplomatik ve ahlaki) arasında stratejik bir denge kurabildiğini göstermekte ve bu sayede ülkenin, küresel deniz sahasında sorumlu ve güçlü bir aktör olarak konumunu daha da sağlamlaştırmaktadır.