Orta Elam Dönemi Eserlerinin Kermeşan’da Keşfi, Tamamlayıcı Kazılar Gerektiriyor
Pars Today – Bir arkeolog, Orta Elam dönemine ait olduğu öne sürülen Kermeşan’daki eserlerin kimliğinin yalnızca sistematik kazılar ve bilimsel çalışmalarla belirlenebileceğini açıkladı.
Pars Today’in IRNA’dan aktardığı habere göre, Morteza Garavand, Anahita Ulusal Tapınak Alanı Müdürü, İran’ın batısında, Kermeşan eyaletinin doğusu ve Sahneh ilçesinde Orta Elam dönemine ait olduğu iddia edilen eserlerin yeniden gündeme gelmesi üzerine, bu alanların tespitinin 2000’li yılların başına dayandığını ve kültürel kimliklerinin kesin olarak belirlenmesi için katmanlı kazılar ve laboratuvar incelemeleri yapılması gerektiğini söyledi.
Garavand, Chamchamal Ovası’nda yapılan saha çalışmalarına değinerek, bu programlar sırasında Mirzavoli Antik Höyüğü’nün tespit edildiğini ve yüzey buluntularına, özellikle “düğme tabanlı çanak çömlek”lere dayanarak, eserlerin Orta Elam dönemine ait olabileceğinin öne sürüldüğünü belirtti. Anahita Ulusal Tapınak Alanı Müdürü, aynı incelemelerde Harsin ve Sahneh ilçelerinde de benzer çanak çömleklerin gözlendiğini vurguladı.
Bu arkeolog, düğme tabanlı çanak çömleklerin Orta Elam kültürünün karakteristik özelliklerinden biri olduğunu belirterek şunları söyledi: “Elam ve Kassi çanak çömlekleri arasındaki benzerlik nedeniyle, bazı araştırmacılar bu eserlerin Kassi dönemine ait olabileceğini öne sürmektedir.” Ona göre, yüzey incelemeleri, bir alanı kesin olarak belirli bir döneme atamak için yeterli değildir ve bilimsel kazılar gereklidir.
Zagros Antik Alanlarının Korunmasının Önemi
Garavand, Zagros’un merkezi kesiminde bu alanların tespitinin bilimsel değerine dikkat çekerek, günümüzde bu alanların sınırlarının belirlenmesi ve korunmasının öncelikli olması gerektiğini söyledi. Bu adımın, Orta Zagros, Mezopotamya ve İran’ın güney ve güneybatı bölgeleri arasındaki kültürel ilişkilerin tarihî dönemlerde daha doğru anlaşılmasına yardımcı olabileceğini ekledi.
Garavand, bu alanların tespitinin olumlu ve umut verici bir gelişme olduğunu, Kermeşan bölgesinin çevresindeki medeniyetlerle olan kültürel ve tarihî bağlarını ortaya koyduğunu ve İran’ın eski tarihi çalışmalarına yeni ufuklar açabileceğini vurguladı. Yalnızca sistematik kazılar ve uzman analizlerle bu eserlerin kültürel doğasının belgelenebileceğini özellikle belirtti.