İran’ın ABD Karşısında Teslim Olmazlığı; Tarihsel Hafızadan Direniş Doktrinine
https://parstoday.ir/tr/news/iran-i292258-İran’ın_abd_karşısında_teslim_olmazlığı_tarihsel_hafızadan_direniş_doktrinine
Parstoday - İran Dışişleri Bakanı Irakçi, ABD Başkanı’nın İran’ın neden teslim olmadığını merak etmesine yanıt olarak, “Teslim olmayız çünkü İranlıyız.” dedi.
(last modified 2026-02-23T17:09:26+00:00 )
Şubat 23, 2026 15:23 Europe/Istanbul
  • İran’ın ABD Karşısında Teslim Olmazlığı; Tarihsel Hafızadan Direniş Doktrinine

Parstoday - İran Dışişleri Bakanı Irakçi, ABD Başkanı’nın İran’ın neden teslim olmadığını merak etmesine yanıt olarak, “Teslim olmayız çünkü İranlıyız.” dedi.

İran Dışişleri Bakanı Seyyid Abbas Irakçi, sosyal medya platformu X’te yaptığı paylaşımda, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın teslim olmamasına ilişkin merakına yanıt vererek, “Neden teslim olmadığımızı mı merak ediyorsunuz? Çünkü biz ‘İranlıyız’.” ifadelerini kullandı.ABD’nin özel temsilcisi ve başmüzakerecisi Steve Witkoff, Fox News’e verdiği röportajda Trump’ın kendisine bu soruyu sorduğunu belirterek, “Trump’ın umutsuz olduğunu söylemek istemiyorum çünkü birçok seçeneği olduğunu biliyor, ancak İranlıların neden teslim olmadığını merak ediyor.” dedi. Witkoff ayrıca, “Bu kadar deniz gücü baskısı altında neden İranlılar bize gelip silah istemediklerini kabul etmediklerini söylemiyor?” şeklinde konuştu.

ABD’nin bölgeye askeri güç sevkiyatı yaptığını, ancak bu sevkiyatın zor olduğunu da ekledi. İran’ın ABD karşısındaki teslim olmazlığı, üç düzeyde (ulusal, bölgesel ve uluslararası) açıklanabilir. Bu çerçevede İran’ın tutumu yalnızca kısa vadeli bir tepki değil; tarihsel, kültürel, jeopolitik ve değer temelli bir mantığa dayanır. İran, tarih boyunca birçok dış saldırıya maruz kalmış ancak hiçbir zaman tamamen teslim olmamıştır. Antik dönem savaşlarından modern sömürge ve yeni sömürge dönemlerine kadar, İran ulusal bilinci “dış hâkimiyete karşı direnme” kavramı etrafında şekillenmiştir.Bu tarihsel arka plan, direnişi İran’ın siyasi ve toplumsal kültürünün bir parçası haline getirmiştir. İran halkı için direnç, onur ve ulusal şeref anlamına gelir. Özellikle darbe, yaptırım ve tehdit politikalarıyla hatırlanan bir güce karşı teslimiyet, İran’ın tarihsel kimliğine aykırı görülmektedir. Orta Doğu’da devletler arası ilişkilerin genellikle istikrarsız olduğu ve jeopolitik rekabete dayandığı bir ortamda İran, büyük güçlere bağlı olmayan, sistem kurucu bir aktör olarak görülmektedir.

Fars Körfezi ve Hürmüz Boğazı’ndan Orta Asya ve Kafkasya’ya komşuluğuna kadar İran’ın coğrafi konumu da ülkeyi enerji, ticaret ve güvenlik mücadelelerinin merkezine yerleştirmektedir.İran dış politikasında bağımsızlık ve yabancı güçlerin bölgedeki varlığına karşı çıkış politikaları, bölgesel ilişkilerde önemli bir unsur olarak öne çıkmaktadır.İran ayrıca Filistin, Yemen ve Lübnan gibi bölgelerde ezilen halkları desteklediğini ve ABD–İsrail ekseninin bölgedeki etkisine karşı durduğunu savunmaktadır. Uluslararası düzeyde ise İran, adaletsiz küresel düzene karşı duran bir ülke olarak kendisini konumlandırmaktadır. 1979 İslam Devrimi’nden bu yana İran dış politikası “Ne Doğu ne Batı” ilkesi üzerine kurulmuştur. Son yıllarda İran, füze sistemleri, insansız hava araçları, nükleer teknoloji ve siber savunma kabiliyetleri geliştirerek caydırıcı askeri güç oluşturduğunu iddia etmektedir.Sonuç olarak İran’ın teslim olmazlığı; tarihsel hafıza, kültürel kimlik, jeopolitik konum, savunma kapasitesi ve siyasi bağımsızlık doktrininin birleşiminden oluşmaktadır. Dış baskıların, bu direnci zayıflatmak yerine çoğu zaman daha da güçlendirdiği savunulmaktadır.