Pezeşkiyan: “Hiçbir baskı İran’ı yere yıkamayacak.”
Parstoday: İran Cumhurbaşkanı yaptığı açıklamada, “Öncelikle yöneticilerin zihninde, ülkenin onur ve şerefle yönetileceği ve hiçbir baskının İran’ı yıkamayacağı inancı oluşmalıdır. Bu inanç yerleştiğinde, her türlü zorluk ve sorunun çözümü de bulunacaktır.” dedi.
Parstoday’in haberine göre, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan Cumartesi günü ülke genelindeki valilerle yaptığı toplantıda, bu hassas dönemde halkın devletin performansından duyduğu genel memnuniyeti övünç kaynağı olarak nitelendirdi ve şöyle ekledi: “Yapılan kamuoyu anketlerine göre, halkın yaklaşık %80’i hükümetin bu dönemde attığı adımlardan memnuniyet duyduğunu belirtmiştir. Bu güven ve destek, ülkenin yönetim kadrosu için büyük bir gururdur.”
Pezeşkiyan, ABD ve Siyonist rejimin suç teşkil eden eylemlerini kınayarak, bu davranışları insan haklarını savunduklarını iddia edenlerin iddiaları ile eylemleri arasındaki bariz çelişkinin örneği olarak gösterdi ve şunları kaydetti: “Ülkemizin yetkililerini, bilim insanlarını, masum halkı, öğrencileri ve vatandaşlarını, hatta bölge ülkelerinin vatandaşlarını açıkça terörize edenler, demokrasi, insanlık ve uluslararası hukuk savunucusu olduklarını iddia edenlerdir. Ve son derece küstahça İran milletini terörizmle suçlamaktadırlar. Bu durum, mevcut dünya düzeninde büyük bir trajedidir.”
Konuşmasının başka bir bölümünde, İran milletinin dikkate değer düzeydeki birliğine vurgu yapan cumhurbaşkanı şunları söyledi: “İran halkı, zorbalık, tehdit ve terör karşısında boyun eğmeyeceğini göstermiştir. Bugün 90 milyonluk İran, tüm etnik kökenleri, görüşleri, dilleri, meslek grupları, akademisyenleri, gençleri, din adamları, tüccarları ve seçkinleriyle tek ses ve tek yürek olarak düşmana karşı durmaktadır. Bu milli birlik, ülkenin en büyük sermayesidir.”
Pezeşkiyan, İslam dünyasının birliğine olan sarsılmaz inancını vurgulayarak sözlerini şu şekilde tamamladı: “Tüm İslam ülkeleri bizim kardeşlerimizdir. Bu, siyasi bir tutum veya savaş zamanında atılan bir slogan değil, derin bir inançtır. Müslümanlar el ele verirse, bölgenin ekonomisini, sanayisini ve geleceğini büyük bir küresel güce dönüştürebilirler.”/