Irakçi: İran Yenilmezdir / Diplomasiyi Sürdürmeye ve Korumaya Hazırız
İran Dışişleri Bakanı, BRICS üyelerine yaptığı açıklamada, artık herkesin İran’ın yenilmez olduğunu anlaması gerektiğini söyleyerek, İran’ın her baskı altında kaldığında daha güçlü ve daha birlik içinde ortaya çıktığını vurguladı.
ISNA’nın haberine göre, İran Dışişleri Bakanı Seyid Abbas Irakçi, Delhi’de düzenlenen BRICS dışişleri bakanları toplantısında, “Özgürlüğümüzü ve topraklarımızı savunmak için tüm gücümüzle savaşmaya hazır olduğumuz gibi, diplomasiyi sürdürmeye ve korumaya da aynı ölçüde hazırız” dedi.
İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Seyid Abbas Irakçi’nin bu toplantıdaki konuşmasının tam metni şu şekildedir:
“Rahman ve Rahim olan Allah’ın adı ile
Sayın Hindistan Dışişleri Bakanı Dr. Subrahmanyam Jaishankar,
Sayın BRICS üyesi ülkelerin dışişleri bakanları,
Sayın üst düzey temsilciler, değerli meslektaşlarım,
Hepimizin tanık olduğu gibi, ülkem bir yıldan kısa bir süre içinde Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail tarafından iki kez vahşi ve yasa dışı saldırının hedefi olmuştur.
Halkımıza yönelik saldırılar, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın bilgili değerlendirmeleri ve hatta ABD’nin kendi istihbarat teşkilatlarının tahminleriyle çelişen asılsız iddialarla gerekçelendirilmiştir.
Gerçek şudur ki, İran, birçok bağımsız ülke gibi, yasa dışı yayılmacılığın ve savaş kışkırtıcılığının kurbanı olmuştur. Bunlar, bugünün dünyasında hiçbir yeri olmayan çirkin olgulardır. Pervasız maceralara girişenler, bu eylemlerin kendi jeopolitik çıkarlarına hizmet ettiğini düşünebilirler; ancak bugün dünyanın dört bir yanındaki uluslar ve hükümetlerin farkına vardığı gibi, bölgesel istikrarsızlık, hatta saldırganların kendileri de dahil olmak üzere tüm taraflar için bir kayıp-kayıp durumudur.
Bu korkunç şiddet karşısında, İran halkı metanet ve onurla kendini savunmuştur. Biz bağımsızlık idealimizden geri adım attık mı? Egemen güçlerin iradesi ve hevesi karşısında boyun eğdik mi? Cevap açıktır: Asla böyle yapmadık, asla da yapmayacağız.
Ben kadim bir topraktan geliyorum; yöneticileri, adaletin, bağımsızlığın gerçekleşmesi ve egemenlik ile toprak bütünlüğünün savunulması için halklarının yanında cesaretle durmuş ve tarihî ve ulusal idealler uğruna canlarını feda etmiş bir topraktan.
Ben, silahlı kuvvetleri, sağlık çalışanları, öğretmenleri ve güvenlik güçleri, korumakla yükümlü oldukları insanların hayatını kurtarmayı bir kez bile kendi kişisel güvenliklerinin önüne koymayan; insanlığın ön cephesinde gururla hizmet eden bir İran adına konuşuyorum.
Ben, korkunç bombardımanlar altında direnişi seçen bir halk adına konuşuyorum; evlatlarını kaybetmenin acısıyla yıkılmayan Minab anneleri adına; savaşın tozunun parlak geleceklerini silmesine izin vermeyen gençler adına; ve tüm baskılara rağmen özgür, istikrarlı ve adil bir dünyaya inanmaya devam eden bir ulus adına.
Artık herkes için açıkça görülmelidir ki İran yenilmezdir ve ne zaman baskı altına alınsa, daha güçlü ve daha birleşik bir şekilde ortaya çıkar. Tıpkı özgürlüğümüzü ve vatanımızı savunmak için tüm gücümüzle savaşmaya hazır olduğumuz gibi, diplomasiyi sürdürmeye ve korumaya da aynı ölçüde hazırız.
Daha önce de defalarca vurguladığım gibi, İran’la ilgili hiçbir konuda askeri bir çözüm yoktur. Biz İranlılar hiçbir baskı veya tehdit karşısında boyun eğmeyiz, ancak saygı diline karşılık veririz. Silahlı kuvvetlerimiz yabancı saldırganlara ezici ve yıkıcı bir yanıt vermeye hazır olsa da, halkımız barışseverdir ve savaş istememektedir. Bu utanç verici durumda biz saldırgan değiliz; zulme ve saldırıya uğrayan tarafız.
Sayın Başkan, değerli meslektaşlarım,
Geçtiğimiz bir yıl içinde, İran hükümetinin inancını ifade etmek üzere iki BRICS toplantısına katılma onuruna sahip oldum; bu inanç, bu mekanizmanın dünya üzerinde yeni bir düzenin ortaya çıkışının simgesi olduğudur. Öyle bir düzen ki, Küresel Güney artık dünyanın geleceğinin başlıca mimarlarından biri olarak görülmektedir. Bir zamanlar iddialı bir ideal olan şey bugün gerçeğe dönüşmüştür; ancak bu gerçek kırılgandır. Gerileyen emperyal güçler zamanı geriye çevirmek istiyor ve kendi çöküş yollarında çaresizlik içinde saldırgan tepkiler veriyorlar.
Bu mesele, BRICS Plus ülkeleri topluluğu için temel bir öneme sahiptir, zira İran’ın direndiği savaş, tüm üyelerin ve inşa etmekte olduğumuz yeni bir dünyanın savunmasıdır. Cesur askerlerimiz, Batı hegemonyası ve Amerika’nın sahip olduğunu varsaydığı dokunulmazlıkla mücadele etmek için canlarını feda etmişlerdir. İran, BRICS ülkelerinin desteğinden ve dayanışmasından minnettar olsa da, hepimizin Amerika’nın bugün dünyada hiçbir yeri olmayan bu üstünlük ve dokunulmazlık hissine son vermek için çabalarımızı artırmamız gerekmektedir.
Bu toplantıya katılan hemen hemen herkes için Amerika’nın zorbalığına direnmek yabancı bir savaş değildir. Birçoğumuz aynı nefret dolu baskı ve zorlama biçimleriyle farklı şekillerde karşı karşıya kalıyoruz. Şimdi, bu tür davranışların tarihin çöplüğüne atılması gerektiğini birbirimizle işbirliği yaparak netleştirme zamanıdır.
Bugün uluslarımız her zamankinden daha yakın ve hepimizin karşı karşıya olduğu ortak ve tehlikeli tehdidi göz ardı edemeyiz.
Tarih göstermiştir ki, gerileyen imparatorluklar kaçınılmaz kaderlerini engellemek için hiçbir eylemden geri durmazlar. Düşüş yolundaki yaralı bir hayvan umutsuzca pençelerini atar ve kükrer. Tüm görünümler ve maskelerin bir kenara bırakıldığını, Batı’nın ya açıkça sürdürdüğü ya da Küresel Güney’de—Asya, Afrika ve Latin Amerika’da—utanmazca mali ve siyasi olarak desteklediği felaketlerde görebiliriz. Bir zamanlar düşünülemez ve derinden utanç verici sayılan şey bugün ya görmezden geliniyor ya da Batı başkentlerinde açıkça kabul ediliyor: korkunç soykırımlar, ülkelerin egemenliğinin sarsıcı ihlali ve açık denizlerde aleni korsanlık.
Bu suçlar ve Batı’nın bunlara karşı sessizliği, ancak bir tür dokunulmazlık ve cezasızlık hissi olduğunda mümkün olur. Bu sahte üstünlük ve dokunulmazlık hissi hepimiz tarafından kırılmalıdır.
Bu nedenle İran, BRICS üyesi ülkeleri ve uluslararası toplumun tüm sorumlu üyelerini, ABD ve İsrail’in uluslararası hukuku ihlallerini, İran’a yönelik yasa dışı saldırıları da dahil olmak üzere açıkça kınamaya; uluslararası kurumların siyasallaştırılmasını önlemeye; ve savaş kışkırtıcılığını durdurmak ve Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’ni ihlal edenlere yönelik dokunulmazlığa son vermek için eyleme geçmeye çağırmaktadır.
BRICS’in, daha adil, daha dengeli ve daha insancıl bir dünya düzeninin; gücün asla hakkın yerini alamayacağı bir düzenin şekillendirilmesinde ana sütunlardan biri olabileceğine ve olması gerektiğine inanıyoruz; onurları ve bağımsızlıkları için ayağa kalkan uluslar büyük zorluklar yaşayabilirler, ancak asla yenilmezler./