Galibaf: Fetih ve zafer yolu, direniş ve şehadet arasından geçer
Parstoday — İran İslami Şûrası Meclisi Başkanı, son iki dayatılan savaşta hayatını kaybeden şehitleri saygıyla anarak yayımladığı mesajda şu ifadeleri kullandı: Dayatılan savaşlar, dünyaya zafer yolunun direniş ve şehadet arasından geçtiğini gösterdi; halkı seferber etti, sokağı cephenin dayanağı hâline getirdi, milletleri uyandırdı ve iradeleri güçlendirdi.
Parstoday’in IRIB Haber Ajansı’na dayandırdığı habere göre, İran İslami Şûrası Meclisi Başkanı Muhammed-Bâkır Galibaf’ın mesaj metni şöyledir:
Bismillahirrahmanirrahim
مِنَ الْمُؤْمِنِينَ رِجَالٌ صَدَقُوا مَا عَاهَدُوا اللَّهَ عَلَيْهِ فَمِنْهُمْ مَنْ قَضَى نَحْبَهُ وَمِنْهُمْ مَنْ يَنْتَظِرُ وَمَا بَدَّلُوا تَبْدِيلًا
“Mü'minlerden öyle erler var ki; Allah'a, üzerine söz verdikleri şeylere bağlılık gösterdiler. Böylece onlardan bir kısmı verdiği sözü yerine getirdi, bir kısmı da beklemektedir. Verdikleri sözden asla dönmediler.”
Hicrî 1404 yılı Hordad ayı ve yol arkadaşlarımızın yükseliş gecesi, bir kez daha İran milletinin tarihsel hafızasında devrimin ilk yıllarının hüznünü ve destanını, mertçe olmayan suikastları ve dayatılan eşitsiz savaşı canlandırdı; öyle günler ve gecelerdi ki, dostlar topluluğundan bir mum ardı ardına sönüyordu, fakat devrimin meşalesi ve İran milletinin hareket yolu her gün daha da parlak biçimde sürmeye devam ediyordu.
Umudun hedef alındığı uzun gecelerdi; ancak geride yıldızlar bıraktı. Ümmetin şehit Lideri, Hz. Ayetullah Seyyid Ali Hüseyni Hamenei’nin -ra- ifadesiyle, insan o yıldızlarla yolu bulabilir ve karanlığı aşabilir.
İran milleti dimdik ayakta kaldı; 8 yıllık kutsal savunmanın yadigârları da yolu bu yıldızların ışığında buldu ve büyük güçlere, donanımlı ve gösterişli ordulara karşı dimdik duran bir İran inşa etti. Bu İran, zaferin savaş meydanında değil, iradeler meydanında belirlendiğini gösterdi.
Ama başımıza gelen şey, tarihin benzerine pek az rastladığı tertemiz kanlardı; yıllar süren mücadele, cesaret ve yorulmak bilmeyen direnişten sonra adları bu toprakların hafızasında kalıcı hâle gelen isimlerdi. Muhammed Bakıri, Hüseyin Selami, Gulamali Reşid, Gulamrıza Mihrabi, Mehdi Rabbani, Emirali Hacızade, Ali Şadmani, Muhammed Kazımi, Said İzzedi ve kefenleri kanlı olan şehitlerin büyük kervanının yanında bu toprakların tarihine kaydedildiler.
Doktor Fereydun Abbasi, Dr. Muhammed Mehdi Tehrançi ve ilim ve bilgi alanındaki bir grup yiğitle birlikte, canını ortaya koyan güçlü ve mücadeleci komutanlar, beklenenden çok önce bizi yalnız bıraktılar.
Yüce Allah’ın dileği, gururlu İran’ın bu değerli şahıslar olmaksızın da yoluna devam etmesi ve düşmanlara karşı durmasıydı; bugün de nihai zafer öndedir ve bu mücadele sürmektedir.
Şimdi İran semasının parlayan yıldızları bir kez daha yolu bize gösteriyor ve bizi, Yüce Lider Ayetullah Seyyid Mücteba Hüseyni Hamenei’nin (gölgeleri daim olsun) buyruğu doğrultusunda yönlendiriyor.
Üç dayatılmış savaş, yani birinci, ikinci ve üçüncü savaş, dünyaya şu gerçeği gösterdi: fetih ve zafer yolu, direniş ve şehadet içinden geçer; halk seferber olur, sokak cepheye destek olur, milletleri uyandırır ve iradeleri sağlamlaştırır.
Yol aydınlık olduğunda ve ilahî vaat arkamızda durduğunda, tıpkı Hz. Hüseyin’in -a.s.- ve yarenlerinin kanının İslam’ın sürmesine vesile olması gibi, komutanların, bilim insanlarının ve tüm şehitlerin canları da bu yolun devamının ve nihai zaferin gerçekleşmesinin güvencesidir.
Bu hakikatin açık kanıtı, komutanların ve bilim insanlarının şehadetine rağmen İran’ın bugün içinde bulunduğu durumdur; ne bilim ve ilim hareketi durdu ne de ülkenin savunma ve caydırıcılık gücü azaldı; ayrıca her türlü saldırıya da kararlılıkla ve derhal karşılık verilmektedir.
İran’ın izzeti, İslam’ın sürekliliği ve dünyanın milletlerinin uyanışı; işte bu direniş, fedakârlık ve ilahî vaade dayanmanın sonucuna bağlıdır.
Son olarak, tüm şehitlerin, özellikle de iktidar şehitlerinin temiz ruhlarına selam gönderiyor; Yüce Allah’tan İslami İran’ın izzetinin giderek artmasını, yüce liderin uzun ve onurlu bir ömür sürmesini ve İran milletinin bu aydınlık yolda sebatını niyaz ediyorum.
وَأُخْرَىٰ تُحِبُّونَهَا ۖ نَصْرٌ مِنَ اللَّهِ وَفَتْحٌ قَرِيبٌ ۗ وَبَشِّرِ الْمُؤْمِنِينَ
“Hoşlanacağınız diğer bir şey de Allah'ın yardımı ve yakın bir fetihdir. İnananları müjdele!.”/