Pezeşkiyan: Savaş döneminde Türkiye'nin iş birliği ve desteği için teşekkür ediyoruz
İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı, Türkiye devleti ve halkının taziye ve destek mesajlarından dolayı teşekkür ederek, İslam ülkeleri arasındaki dayanışmanın güçlendirilmesi, ikili iş birliğinin geliştirilmesi ve bölgede ayrıştırıcı politikalara karşı ortak hareket edilmesinin önemini vurguladı.
İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, anma ve saygı törenine katılmak üzere Tahran'a gelen Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve beraberindeki heyetle yaptığı görüşmede, Türkiye devleti ve halkının gösterdiği dayanışma, taziye ve destekten dolayı teşekkür etti. Pezeşkiyan, bunu iki Müslüman halk arasındaki derin tarihî, kültürel ve dinî bağların bir göstergesi olarak değerlendirdi.
Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, Amerika ile İsrail'in İran İslam Cumhuriyeti'ne yönelik son saldırılarına değinerek, bu eylemlerin Birleşmiş Milletler Şartı'nın temel ilkelerine, uluslararası hukukun bağlayıcı kurallarına ve uluslararası insancıl hukukun kabul görmüş normlarına aykırı olduğunu söyledi. Saldırılar sırasında "İslam Devrimi'nin şehit lideri", çok sayıda komutan, yetkili, bilim insanı ve masum vatandaşın hayatını kaybettiğini belirten Pezeşkiyan, buna rağmen bu saldırıları gerçekleştirenlerin uluslararası platformlarda insan hakları ve insani değerleri savunduklarını iddia etmelerinin büyük bir çelişki olduğunu ifade etti.
İsrail'in bölgedeki yıkıcı rolüne dikkat çeken Pezeşkiyan, son birkaç on yıldaki gelişmelerin bu rejimin bölgedeki birçok kriz ve gerginlikte doğrudan rol oynadığını gösterdiğini, buna karşın başkalarını istikrarsızlığın sorumlusu gibi göstermeye çalıştığını söyledi. Bu yaklaşımın temel amacının İslam ülkeleri arasında ayrılık oluşturmak ve İslam dünyasının meşru olmayan çıkarlar uğruna zayıflatılması olduğunu ifade etti.
İslam ülkeleri arasındaki dayanışmanın güçlendirilmesinin önemini vurgulayan Pezeşkiyan, İran İslam Cumhuriyeti'nin, siyasi farklılıklara rağmen Müslüman ülkelerin ortak inanç, kültür ve medeniyet değerlerine sahip olduğuna inandığını belirtti. Bilimsel, kültürel, ekonomik, siyasi ve güvenlik alanlarındaki iş birliğinin geliştirilmesiyle bölgede kalkınma, refah ve kalıcı istikrarın sağlanabileceğini söyledi.
Pezeşkiyan, İslam ülkeleri arasındaki birlik ve iş birliği arttıkça, bölgedeki yıkıcı aktörlerin müdahale imkânlarının azalacağını belirterek, İslam dünyasının ortak potansiyelini etkin şekilde kullanması hâlinde bölge halklarına yönelik suçların ve istikrarsızlaştırıcı girişimlerin devam etmesi için zemin kalmayacağını ifade etti.
Cumhurbaşkanı ayrıca Türkiye'nin son gelişmeler sırasında benimsediği tutum ve sağladığı iş birliği için teşekkür ederek, İran ile Türkiye arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi açısından önemli fırsatlar bulunduğunu ve her iki ülkede de bu yönde güçlü bir siyasi irade olduğunu söyledi. Bu iradenin somut projelere ve pratik sonuçlara dönüştürülmesi gerektiğini vurguladı.
Görüşmede Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın taziye ve dayanışma mesajını ileterek, Türkiye devleti ve halkının taziyelerini İran devleti ve halkına sundu.
Son savaşta hayatını kaybeden İran vatandaşlarına, özellikle Minab'daki Şecere-i Tayyibe Okulu öğrencilerine değinen Yılmaz, bu olayların Türk halkını derinden üzdüğünü ve Türkiye halkının bu zor günlerde İran halkının acısını paylaştığını söyledi.
Ankara'nın çatışmaların yayılmasını önlemek ve savaşın sona erdirilmesine destek vermek amacıyla yürüttüğü diplomatik girişimlere değinen Yılmaz, Türkiye'nin krizin başlangıcından itibaren Katar ve Pakistan başta olmak üzere bazı bölge ülkeleriyle koordinasyon içinde gerilimi azaltmak ve çatışmaları durdurmak için çaba gösterdiğini ifade etti. Savaşın sona ermesine yönelik anlaşmayı memnuniyetle karşıladıklarını ve bunun bölgede kalıcı ve kapsayıcı bir barışa dönüşmesini umut ettiklerini söyledi.
Son savaşın bölgesel ve uluslararası etkilerine de değinen Yılmaz, enerji ve deniz taşımacılığı güzergâhlarının güvenliği, özellikle Hürmüz Boğazı'nın öneminin, bölgedeki her türlü istikrarsızlığın küresel ekonomiyi etkileyebileceğini ortaya koyduğunu belirtti. Ayrıca dünya kamuoyunun İran halkının bu zor şartlar altındaki direnişine tanıklık ettiğini ifade etti.
İran halkı ve devletinin gösterdiği direnci takdir eden Yılmaz, İran İslam Cumhuriyeti'nin bu süreçte önemli bedeller ödediğini ve büyük fedakârlıklar yaptığını söyledi. Yeniden imar çalışmalarının ve zararların telafisinin en kısa sürede başarıyla tamamlanmasını temenni etti. Yaptırımların ve kısıtlamaların kaldırılmasının da bölgesel ve uluslararası iş birliğinin gelişmesine katkı sağlayacağını dile getirdi.
İkili ilişkilerin geliştirilmesinin önemini vurgulayan Yılmaz, iki ülkenin ortak hedefinin ekonomi, ticaret, enerji, transit taşımacılık ve yatırım alanlarında ilişkileri daha ileri seviyeye taşımak olması gerektiğini belirtti. Bu çerçevede ortak iş birliği komisyonlarının en kısa sürede yeniden faaliyete geçirilmesi ve mevcut anlaşmaların uygulanmasının büyük önem taşıdığını söyledi.
Yılmaz, İran ile Türkiye arasındaki ilişkiler ne kadar güçlü olursa, bölge dışı müdahalelerin ve bölge ülkeleri arasında ayrılık oluşturma girişimlerinin de o kadar azalacağını ifade etti. Bölgenin güvenliği ve istikrarının ancak bölge ülkeleri arasında iş birliği, diyalog ve karşılıklı güven sayesinde sağlanabileceğini vurguladı.
Tahran ile Ankara arasındaki ilişkilerin bölgesel dengelerde belirleyici bir rol oynadığını belirten Yılmaz, İran-Türkiye ilişkilerinin yalnızca ikili ilişkilerden ibaret olmadığını; siyasi, ekonomik ve güvenlik alanlarında tüm bölgeyi etkileyen sonuçlar doğurduğunu söyledi.
Savaşın ve istikrarsızlığın yayılmasının önlenmesi gerektiğini vurgulayan Yılmaz, bölge halklarının bugün her zamankinden daha fazla barışa, iş birliğine ve kalkınmaya ihtiyaç duyduğunu ifade etti. Savaş ve gerginliğin bölge ülkelerine hiçbir fayda sağlamadığını, daha güvenli ve istikrarlı bir geleceğin ancak diyalog, karşılıklı anlayış ve bölgesel iş birliği yoluyla inşa edilebileceğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ayrıca Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'dan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın selam, taziye ve dayanışma mesajını İslam Devrimi'nin Yüce Lideri Ayetullah Seyyid Mücteba Hamaney'e iletmesini rica etti..