Kalibaf: İran Milleti’nin Zaferi, ABD ve Siyonist Rejimin Sultasını Yıktı
Parstoday - İran İslam Cumhuriyeti’nin hiçbir savaşı başlatmadığını vurgulayan İran İslami Şura Meclisi Başkanı, İran milletinin son savaşta dik duruş ve direnişle ABD ve Siyonist rejimi siyasi ve askeri alanda mağlup ettiğini ve onların tahakkümünü yerle bir ettiğini söyledi.
Parstoday’in IRIB Haber Ajansı’na dayandırdığı habere göre; İran İslami Şura Meclisi Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, yabancı heyetlerin İslam Devrimi’nin şehit liderinin pak naaşına saygı duruşu töreni sırasında, Bangladeş Ulusal Meclisi Başkanı Hafizuddin Ahmed ile bir araya gelerek görüş alışverişinde bulundu.
İslam Devrimi’nin ideallerine atıfta bulunan Kalibaf, şunları ekledi: “İslam Devrimi’nin, İmam Humeyni’nin liderliğinde kazanılmasından bu yana İslam Cumhuriyeti’nin en önemli stratejisi, İslam ümmetinin birliği, küresel zorbalıkla mücadele, barışın yayılması, adalet ve milletlerin bağımsızlığı olmuştur. Şehit Devrim Lideri de aynı yolu takip etmiştir. İran İslam Cumhuriyeti, özellikle Filistin halkına destek vererek, İslam ümmetini savunma ve ABD ile Siyonist rejimin suçlarıyla mücadele etme konusunda her zaman en ön safta yer almıştır.”
ABD’nin İran milletine yönelik düşmanlığının uzun bir geçmişi olduğunu belirten Kalibaf, şunları ifade etti: “ABD ve Siyonist rejim, devrimden önce ülkemiz üzerinde tahakküm kuruyordu ancak İran milleti onları ülkeden attı. Darbelerden suikastlara, her türlü siyasi, ekonomik ve güvenlik baskısına kadar her türlü girişimde bulundular; fakat bu girişimlerin hiçbiri İran milletini devrim yolundan saptıramadı.”
Kalibaf sözlerine şöyle devam etti: “İran İslam Cumhuriyeti hiçbir zaman bir savaş başlatmamıştır. Hatta yakın dönemde dahi müzakereler yürütmekteydik; ancak ABD ve Siyonist rejim, İran’a saldırmak suretiyle müzakere masasını bombaladı. Buna rağmen, İran İslam Cumhuriyeti’nin silahlı kuvvetleri, savaş alanını akıllıca yöneterek ve asimetrik savaşı kullanarak saldırganlara unutulmaz bir ders verdi.”
İran İslami Şura Meclisi Başkanı, İran İslam Cumhuriyeti’nin politikalarına atıfta bulunarak şunları ifade etti: “Biz savaşın peşinde değiliz, ancak her türlü saldırı karşısında güçle duracağız. Bugün İslam ülkeleri, ABD’nin zorbalığına ve tek taraflılığına karşı birlik olmalıdır. Şehit Devrim Lideri’nin ve diğer şehitlerin kanının meyvesinin, şerefli Kudüs’ün özgürlüğü olacağına ve geleceğin Direniş Cephesi’ne ait olduğuna inanıyoruz.”
Görüşmenin devamında Bangladeş Ulusal Meclisi Başkanı Hafizuddin Ahmed, İslam Devrimi Lideri’nin şehadetine ilişkin taziyelerini sunarak şunları söyledi: “İran Lideri’nin şehadeti sadece İran İslam Cumhuriyeti için değil, tüm İslam dünyası için bir kayıptır. Yaklaşık 200 milyon Müslüman nüfusa sahip olan Bangladeş halkı, 1979 İslam Devrimi’ni çok iyi tanımaktadır; Ayetullah Seyyid Ali Hamenei’ye ve İran milletinin saldırganlara ve büyük güçlere karşı gösterdiği direnişe özel bir saygı duymaktadırlar.”
İran İslam Cumhuriyeti’nin müzakerelerdeki performansını ve barışı tesis etme çabalarını takdir eden Ahmed, bölgede kalıcı bir barışın tesis edilmesi temennisinde bulunarak şunları ekledi: “İran ve Bangladeş arasındaki ilişkiler tarihi köklere sahiptir; Bangladeş’te yeni hükümetin kurulmasıyla birlikte parlamenter, siyasi, ekonomik, kültürel ve sportif alanlardaki iş birliklerini genişletmeye istekliyiz.”/