İran'dan, ABD'nin İslamabad Mutabakatı'nı İhlal Etmesi Üzerine Güvenlik Konseyi'ne Mektup
-
İran'ın BM Daimi Temsilcisi Emir Said İrevanî
Pars Today – İran İslam Cumhuriyeti'nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi ve Büyükelçisi, ABD'nin İslamabad Mutabakatı'nı ihlal etmesinin ardından BM Genel Sekreteri ve Güvenlik Konseyi Başkanı'na gönderdiği mektupta şu ifadeleri kullandı: "Amerika Birleşik Devletleri, neredeyse başlangıçtan itibaren ve mutabakat zaptının imzalanmasından hemen sonra bugüne kadar, yalnızca yükümlülüklerini yerine getirmemekle kalmamış, aynı zamanda sistematik ve aktif biçimde bu anlaşmanın temel dayanaklarını
Pars Today'in İran resmi haber ajansı IRNA'ya dayandırdığı habere göre, İran'ın ABD tarafından İslamabad Mutabakatı'nın ihlal edilmesi üzerine BM Güvenlik Konseyi ve Genel Sekreter'e sunduğu mektubun tam metni şöyledir:
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla
Hükümetimin talimatı doğrultusunda, aşağıdaki hususları tarafınıza ve Güvenlik Konseyi üyelerine iletmek isterim.
Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail rejiminin İran İslam Cumhuriyeti'ne yönelik kışkırtılmamış ve saldırgan eylemleri 28 Şubat 2026 tarihinde başlamıştır. Birleşmiş Milletler Şartı'nın 2. maddesinin 4. fıkrasının ve saldırı yasağına ilişkin emredici hukuk kuralının açık ihlali niteliğindeki bu eylemler, savaş suçları ve insanlığa karşı çok sayıda suç içermektedir.
Bu gelişmelerin ardından, 14 maddeden oluşan İslamabad Mutabakatı 17 Haziran 2026 tarihinde İran İslam Cumhuriyeti ve Amerika Birleşik Devletleri cumhurbaşkanları tarafından imzalanmıştır. Bu mutabakat, başlangıçtan itibaren güven esasına değil ki böyle bir güven esasen mevcut değildi "taahhüde karşı taahhüt" ilkesi üzerine kurulmuş açık bir yapıya dayanıyordu. Amaç, diplomasi için gerçek bir fırsat oluşturmak ve çözülmemiş meselelerin karşılıklı ve ikili yükümlülükler yoluyla barışçıl biçimde çözülmesi için bir çerçeve sağlamaktı.
Amerika Birleşik Devletleri, neredeyse ilk andan itibaren ve mutabakatın imzalanmasının hemen ardından bugüne kadar, yalnızca kendi yükümlülüklerini yerine getirmemiş, aynı zamanda sistematik ve aktif şekilde mutabakatın temelini ve ana unsurlarını zayıflatmıştır.
İran'ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne yönelik tekrarlanan askerî saldırılar, İran petrolünün satışına ilişkin iznin yasa dışı şekilde iptal edilmesi, Hürmüz Boğazı'nda üzerinde anlaşmaya varılan düzenlemelere aykırı olarak paralel bir deniz yolu oluşturma girişimi ve İsrail rejiminin Lübnan'a yönelik saldırganlığına desteğin sürdürülmesi, ABD'nin yükümlülüklerini açık ve temel biçimde ihlal eden eylemler arasında yer almaktadır.
Bu sistematik ihlal modeli, özellikle İslamabad Mutabakatı'nın 5. maddesi konusunda ABD'nin tutumunda açıkça görülmektedir. Söz konusu madde, Hürmüz Boğazı'ndan gemilerin güvenli geçişine ilişkin düzenlemeleri belirleme sorumluluğunun İran İslam Cumhuriyeti'ne ait olduğunu açıkça kabul etmektedir.
Buna rağmen ABD, bu maddeyi açıkça ihlal ederek söz konusu düzenlemelere tek taraflı biçimde meydan okumuş ve paralel bir deniz yolu dayatma girişiminde bulunmuştur. Bu tek taraflı adımlar, İran'a yönelik devam eden saldırgan eylemlerle birlikte, mutabakatın esaslı ihlali ve üzerinde anlaşmaya varılan çerçevenin temelinden bozulması anlamına gelmektedir.
Bu kasıtlı, hesaplanmış, sürekli ve devam eden eylemler, uluslararası barış ve güvenliğe yönelik ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Ayrıca ABD'nin uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülüklerini tamamen göz ardı ettiğini daha da açık biçimde ortaya koymaktadır.
Bu ihlaller yalnızca kâğıt üzerindeki soyut rakamlardan ibaret değildir; yıkıcı insani sonuçlar doğurmaktadır. ABD'nin İran İslam Cumhuriyeti'ne karşı yasa dışı güç kullanımının doğrudan sonucu olan bu eylemlerden kaynaklanan kayıplar, savaşta hayatını kaybedenlerin ağır bilançosunu daha da artırmaktadır.
Durumun kötüleşmesi karşısında İran İslam Cumhuriyeti, Birleşmiş Milletler Şartı uyarınca özellikle saldırı eylemleri, barışın ihlali ve uluslararası barış ile güvenliğe yönelik tehditler karşısında Güvenlik Konseyi'ne verilen sorumlulukları hatırlatmaktadır.
İran İslam Cumhuriyeti, Birleşmiş Milletler'den Şart kapsamında kendisine verilen sorumlulukları gecikmeden yerine getirmesini; acil, etkili ve kararlı tedbirler alarak ABD'yi yasa dışı ve devam eden saldırgan eylemlerini durdurmaya zorlamasını, durumun daha fazla tırmanmasını engellemesini ve bu ülkenin saldırgan eylemler, ağır uluslararası hukuk ihlalleri ve bunlardan kaynaklanan ciddi suçlar nedeniyle tam olarak hesap vermesini sağlamasını ısrarla talep etmektedir.
Güvenlik Konseyi'nin Birleşmiş Milletler Şartı'nın bu açık ihlallerine karşı zamanında, etkili ve kararlı önlemler almamasından duyulan üzüntü ifade edilmektedir. Bu başarısızlık, ABD'yi İran İslam Cumhuriyeti'ne karşı yasa dışı güç kullanımını sürdürme ve artırma konusunda cesaretlendirmiş; böylece Konsey'in otoritesini zayıflatmış ve uluslararası barış ile güvenliği tehlikeye atmıştır.
İran İslam Cumhuriyeti bir kez daha vurgulamaktadır ki ABD, yasa dışı güç kullanımından kaynaklanan tüm sonuçların ve bu ülkenin uluslararası barış ve güvenliğe yönelik yasa dışı eylemlerinden doğan ciddi tehditlerin tam ve tartışmasız sorumluluğunu taşımaktadır.
İran İslam Cumhuriyeti, ulusal çıkarlarını kararlılıkla koruyacak, egemenliğini savunacak ve toprak bütünlüğüne yönelik her türlü saldırıya karşı kendisini savunacaktır.